<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habermaras.com | Kahramanmaraş Haber Platformu - Maraş Haber - Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.habermaras.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habermaras.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 01:00:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: SİZ RAKAM AÇIKLIYORSUNUZ, MİLLET ALIM GÜCÜNE BAKIYOR!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-siz-rakam-acikliyorsunuz-millet-alim-gucune-bakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-siz-rakam-acikliyorsunuz-millet-alim-gucune-bakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Siz her zam yaptığınızı açıkladığınızda vatandaş şunu fark ediyor;ekmek küçülüyor, sofra küçülüyor, alım gücü düşüyor... Yani bir ay yetmesi gereken maaş 20 gün yetmemeye, 20 gün yetmesi gereken maaş 10 gün yetmeye başlıyor. Alım gücünün düştüğünü insanlar çok rahatlıkla görebiliyor. Siz güzel güzel nutuklar atıyorsunuz, millet yediğine bakıyor; siz rakam açıklıyorsunuz, millet alım gücüne bakıyor” diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Anahtar Parti’nin yaz boyunca sokakta olacağını ve milletiyle kucaklaşacağını belirten Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ’YE ÜYE OLUYORUM DİYEN 38 BİN 700 KİŞİNİN KAYDI VAR</strong></p>

<p>“Temmuz ayı rutin olarak siyasi partilerin üye sayılarının yayımlandığı bir ay. Anahtar Partimizin de üye sayısı yayımlandı. Bu vesileyle hususi bir bilgiyi de kamuoyuyla paylaşmak istiyorum;bizim Yargıtay’da, üyelikle ilgili bir mevzuat değişikliği yapıldı ve seri numarası mecburiyeti getirildi. Elimizde, seri numarası alınmadan ‘Ben Anahtar Parti’ye üye oluyorum’ diyen 38 bin 700 kişinin kaydı var. Yani Anahtar Parti aslında en çok üye girişi yapan, en çok üye artışı sağlayan parti sıralamasında ikinci sırada olabilirdi. Bu 38 bin 700 üyemiz, eskiden sadece kimlik numaralarıyla kayıt yapılabildiği için o değişiklikten evvel kendi kimlik numaralarını vermişler ama seri numaralarını vermemişlerdi. Yeni sistemde bunu üye olarak kabul etmedikleri için 38 bin 700 üyemiz normal üye olarak kayıt edilemedi. Anahtar Parti, her geçen gün millet sinesinde bulduğu karşılığı, teveccühü, tebessümü mensubiyete; mensubiyeti de daha güçlü bir Türkiye idealine ve gayrete dönüştürebilen bir hassasiyetle büyüyen bir harekettir. Türk siyasetinin önümüzdeki dönem yönetim namzeti olan en güçlü partilerinden birisidir. Üyelik çalışmalarında emeği geçen bütün teşkilatlarımıza teşekkür ediyoruz.</p>

<p><strong>NATO ZİRVESİ’NE ÇOK DİKKATLİ BAKACAĞIZ!</strong></p>

<p>NATO toplantısına ev sahipliği yapacağız ve sonuçlarını hassasiyetle takip etmek zorundayız. Dünyanın çok mühim sorunlarla yüz yüze olduğu, kurumların kendi sorunlarını çözme kabiliyetini yitirdiği ve yeniden tanımlanmak zorunda kaldığı bir eşiğe geldik. Avrupa Birliği de yeniden tanımlanmak zorunda, Avrupa’nın güvenlik mimarisi de yeniden tanımlanmak zorunda... NATO’nun güvenlik şemsiyesinin, Birleşmiş Milletler’in güvenlik algısına nezaret eden o 5 devletin veto yetkisi dahil her şeyin yeniden konuşulmak zorunda olduğu bir döneme giriyoruz. Sınır güvenliğimizi sağlayacak, sınırımızın hemen dibinde şımartılan ve bölgemizdeki azgın hesapların maşası olacağıyla ilgili kaygılarımız olan YPG terör örgütünün karşısında, sınırı bekleyecek bir kolordunun, bir Altıncı Ordu’nun kurulmasının artık bir mecburiyet haline geldiğini düşünüyoruz. Orada bir varlık ve irade göstermek zorundayız. Dolayısıyla NATO’nun buradaki toplantısında kimin ne diyeceğine, kimin kurgusunun ne olduğuna, Türkiye’ye ne deneceğine, Türkiye’den ne isteneceğine, Türkiye’nin başına yeni bir çorap mı örüleceğine, her şeye çok dikkatli bakacağız. NATO’ya burada bir ordu tahsis ediliyor, bir ordu kuruluyor; bunlarla ilgili de bütün düzenlemeleri incelemek zorundayız. Sebebi şu;uzun zamandır biz NATO’yla ilgili endişelerimizi ifade eden bir milletiz, bir devletiz. Bize vermeleri gereken silahları PKK’lılara verdiklerini, binlerce TIR silahı oraya aktardıklarını hükûmet de defalarca söyledi. Dolayısıyla NATO’nun güney kanadındaki sorumluluklarını yerine getiremeyen bir savrulması var. Güney kanadını bekleyen devletin tehdit algısını her geçen gün aşındırmayı heves etmiş bir terör örgütünücesaretlendirmişlerdir. Burada ciddi endişelerimiz var ve süreci hassasiyetle takip edeceğiz.</p>

<p><strong>BU KADAR MEYDAN OKUMAYA HÜKÛMETTEN ÇIT YOK!</strong></p>

<p>‘Terörsüz Türkiye’ diye başlayan sürecin sahada şahit olduğumuz birtakım nümayişleri var; DEM yöneticilerinin karıştığı birtakım meydan okumalar var. Güya ‘Öcalan’a hürriyet’ diye planlanan mitinglerde, memleketteki sükûneti tahrik edecek, huzuru bozabilecek hadsiz açıklamalar yapılıyor. İçeride 12 kişinin ölümünden sorumlu olarak yatmış, sonra bir kanun düzenlemesiyle dışarı çıkmış bir terörist çıkıyor ve ‘Burada pişman olmuş insan var mı? Burada evladım pişman olsun, gelsin ben ona evladım diyeceğim diyen bir aile var mı?’ diyerek meydan okuyor! Şunun bilinmesini isteriz: Terör örgütünün elinde Türk milletine suikast yapabilmek kabiliyeti, imkânı olarak kullanabileceği bir toplu iğnesi bile kalmamışken, sanki galipmiş gibi konuşabiliyorlar. Terör örgütünün yöneticileri sanki Türk devletine diz çöktürmüş gibi sanki biz bu mücadelede yenilmişiz de onlar galip gelmiş gibi konuşabiliyorlar. Bizim siyaset kadromuzun hissesine de devlet galipken, millet bu mücadelede galipken; ‘galip milletin, galip devletin, mağlup siyasetçileri’ olmak düşüyor! Bu kadar meydan okumaya, bu kadar cüretkârlığa karşılık hatırı sayılır bir cevap bekliyoruz; ama ses yok, çıt çıkmıyor!</p>

<p><strong>KÜRT VATANDAŞLARINIZIN SORUNLARINI TERÖR ÖRGÜTLERİYLE KONUŞMAK VATANDAŞLARIMIZA HAKARET ETMEKTİR!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz dünyada milletler arasında kendisine müstesna bir yer bulabilmiş büyük bir milletiz, büyük bir devletiz. Dolayısıyla bunun bir sorumluluğu var. Bu standartlarda bir milletin hizmetini görüyorsanız, onun sizden beklediği bir ciddiyet vardır. Türkiye’de yaşanılan süreci, enstrümanlarını, muhataplıklarını, konuşan aktörleri ve söylediklerini memleketin bütünlüğüne halel getirdiği için endişeyle izliyoruz. Milletinizin demokratik taleplerini dinleyebilirsiniz; hakkının yendiğini düşünen insanlarınızın itirazlarına kulak kesilebilirsiniz. Onları ikna edebilir, sorunlarına cevap verebilir, kendi milletinizin sorunlarıyla yüzleşebilirsiniz. Siz kendi vatandaşınızın sorununu ancak kendisinden dinleyebilirsiniz. Yani Kürt vatandaşlarımızın sorunları varsa, bunu yine kendi vatandaşlarımızla konuşabilmelisiniz. Kürt vatandaşlarınızın sorunlarını terör örgütleriyle konuşursanız, bu o vatandaşlarımıza hakaret etmektir; bu, vatandaşlarınızı gözden çıkarmaktır. Terör örgütü üzerinden, terör örgütünün kurucusu üzerinden kendi vatandaşınıza hak vermeye kalkarsanız; bu, ‘Hak arayan herkes terör yapsın’ davetiyle o kirli alanı muhatap kabul ettiğinizi beyan etmektir. Dolayısıyla; hakkı varsa, hakkının yendiğini söylüyorsa vatandaş bunu kendi dile getirebilmeli, terör örgütleri devletin muhatabı haline getirilmemelidir. Sürecin başından sonuna kadar biz bu hassasiyet merkezinde durduk.</p>

<p>İşsizlik rakamları açıklandı; işsizlik rakamlarında ciddi bir artış var, bu da en büyük sorunlarımızdan biri. İşsizlik yüzde 8 açıklandı; fakat geniş tanımlı işsizlik yüzde 31’e çıkmış durumda. Yüzde 31! 2020 yılında bu oran yüzde 17’ydi. Dolayısıyla ‘iş aramaktan vazgeçenleri’, sırf iş aramayı bıraktıkları için istatistiki olarak ‘işi var’ sayma kolaycılığı, kurumların işine geliyor olabilir. Ama siz; iş aramaktan vazgeçenlerin, yaşamaktan canına kıyacak kadar kahırlı olmaktan, yurdu terk edecek kadar memleketinden umudu kesmekten bahsetmiyorsanız... Toplamı artık milyonları bulan, 13 milyon gencimizin işsizliğinden bahisle bir şey konuşmuyorsanız memleketinizi yönetemiyorsunuz demektir.</p>

<p><strong>SORUMSUZ BİR SİYASET PRATİĞİ VAR!</strong></p>

<p>Enflasyonu kontrol edemiyor, enflasyonu düşüremiyorsunuz. Emeklinizi ve asgari ücretlinizi enflasyona ezdiriyorsanız ‘memleketi yönetemiyorsunuz’ demektir. Devletin gelirlerine zam yaparken yüzde 45’lere, yüzde 50’lere varan oranlar belirliyor; vatandaşınızın ücretlerine zam yaparken ise müdahale edilmiş enflasyon oranında artış yapıyorsunuz. Milletin alım gücü düşüyor. Siz her zam yaptığınızı açıkladığınızda vatandaş şunu fark ediyor;ekmek küçülüyor, sofra küçülüyor, alım gücü düşüyor, yaşam kalitesi düşüyor, toplumun ay içinde kendini planlama kabiliyeti yok oluyor. Yani bir ay yetmesi gereken maaş 20 gün yetmemeye, 20 gün yetmesi gereken maaş 10 gün yetmeye başlıyor. Alım gücünün düştüğünü insanlar çok rahatlıkla görebiliyor. Siz güzel güzel nutuklar atıyorsunuz, millet yediğine bakıyor; siz rakam açıklıyorsunuz, millet alım gücüne bakıyor. Dolayısıyla memleket, uzunca zamandır aslında odaklanması ve çözmesi gereken sorunlara odaklanamıyor. Odaklanması gereken yapısal sorunlardan ziyade, aktüel ve gündelik avantaj kollayan sorumsuz bir siyaset pratiği sergileniyor.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ YAZ BOYUNCA SAHADA OLACAK…</strong></p>

<p>Anahtar Parti; şu anda siyasetin neyi çözemediğini, niye çözemediğini, memleketin niçin bu kadar enflasyonla, niçin bu kadar faizle, niçin bu kadar istihdam problemiyle karşı karşıya olduğunu bilebilen, bunlarla ilgili ayakları yere basan bir sistem teklif edebilen bir yerden milletin kalbine doğru her geçen gün yürüyor ve büyüyor. Bu çerçevede çalışmalarımıza devam edeceğiz. Anahtar Parti yazın sahada olacak. Önümüzdeki dönemin hazırlıklarını yapıyoruz; seçim ne zaman olacak bilmiyoruz ama seçimin de hazırlığına şimdiden başladık. Biz İzmir’den seçim otobüsüne binmiştik. Şimdi meydan meydan milletimizle buluşacağız, milletimizin sorunlarını konuşacağız. Hükûmetin duymasını istediğimiz, fakat duymadığı için umursamadığı sorunlarını gür sesle duyuracağız. Çözülmesine vesile olduklarımızı hükûmet çözsün; yeter ki çözsünler, milletin nefes almasına vesile olacağız. Çözemezlerse biz milletimize, ‘Endişe etmeyin, biz buradayız, hazırız’ diye her kademede çağrıda bulunacağız.</p>

<p><strong>TAŞERON İŞÇİLERİN SORUNLARINI ÇÖZÜN…</strong></p>

<p>Kamuda çalışan taşeron işçiler 138 bin kişi…Aynı işi yapıyorlar ama farklı ücret ve farklı özlük haklarıyla karşı karşıyalar, kötü muamele görüyorlar. Durumlarının düzeltilmesini istiyorlar. Kamuda çalışan bu işçilere kadro verilmesini istiyoruz. ‘Bunu bu kadar net söyler misiniz?’ dediler; bunu bu kadar net söylüyorum! Yani kamuda çalışan taşeron işçilerimizin 138 bin kişi olduğunu herkes bilsin. Bunların kamuda yaptıkları iş itibarıyla aldıkları ücret ile üstlendikleri risk arasında uçurum var. Statülerinin kadroyla birleştirilmesini, şartlarının düzeltilmesini talep ediyorlar. Bunu talep etmeye, tekrar etmeye de devam edeceğim; ta ki çözene kadar. Çözmezseniz, biz memleket yönetimini devraldık mı çözeceğiz inşallah.”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-siz-rakam-acikliyorsunuz-millet-alim-gucune-bakiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/06/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u.jpg" type="image/jpeg" length="16834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ İTTİFAK KURMAYACAK!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-anahtar-parti-ittifak-kurmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-anahtar-parti-ittifak-kurmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı canlı yayında, “Bir yanda gücü her şeye yeten ama hedeflerini tutturamamış bir iktidar, diğer yanda ise bunca probleme rağmen başarı sağlayamamış bir muhalefet vardır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, TYT Türk kanalında Geceye Bakış programının konuğu oldu. Canlı yayında Çağlar Cilara’nın sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>BUGÜN CHP, YARIN BAŞKA PARTİ ZARAR GÖRÜR…</strong></p>

<p>“CHP’deki mutlak butlan kararına itiraz ettik; bunu makul bulmadık. Bu yol açılırsa hiçbir partinin güvende kalmayacağını, demokrasinin ve milli iradenin yara alacağını belirttik. Dolayısıyla bu arada bir boşluk var. Bu kararın istinat ettiği bir hukuki altlık oluşturmaya çalışıyorlardır illaki; çünkü burası bir hukuk devletidir. Eğer bir dualizme sebep olan bir boşluk varsa, o boşluğu doldurmak da hükümetin görevidir. Hükümet demokrasiyi, hukuku, hukukun işlerliğini, millet iradesini ve seçmenin iradesini korumak zorundadır. Delege satın almak, delege iradesini ifsat etmek ve bununla partiyi ele geçirmek ceza hukukunun konusu olmalıdır. Kurultaydan üç sene sonra bir şikâyetin konusu edilip, o sürecin tamamında belediye seçimlerini de ifsat edecek şekilde bütün kararları boşa düşürecek bir yol açıldı mı, bundan bugün CHP, yarın başka bir parti zarar görür. Bu yol açılırsa hiçbir parti güvende olamaz; hiçbir şekilde demokrasi ve millet iradesi korunamaz.</p>

<p><strong>İZMİR ADETA BİR KÖY GİBİ DURUYOR!</strong></p>

<p>23 yıldır İzmir CHP’nin elinde. Aslında Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmene gösterdiği ve göstermek zorunda olduğu bir yerdir; ‘Biz memleketi böyle yönetiriz’ deme imkânını bulduğunuz yerdir. Hatırlarsınız, Tayyip Bey belediyecilikte en dezavantajlı kulvardan katılarak, yapabilme, becerebilme, şehri ayağa kaldırabilme ve insanlara nefes aldırıp yaşanabilir hale getirebilme iddiasıyla bir ivme ve imkân yakaladı. O dönem milli görüşün coşkusuyla belediyecilikteki yapabilme kapasitesini gösterdi. İzmir’de Konyalılar, Mardinliler, Siirtliler, Batmanlılar vardır; İstanbul gibi tüm Türkiye oradadır. Orada başarılı bir iş yaptığınızda bu durum tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılır ve ‘İzmir’i olağanüstü yaptılar, İzmir’i böyle yapan Türkiye’yi de öyle yapsın, yönetimi bunlara verelim’ denir. Şimdi İzmir’de gördüğüm şey ise trafik sorunu; vapura binince daha net görüyorsunuz ki körfez yemyeşil. Deniz mavi olur ama körfez yemyeşil ve kokudan durulmuyor. Altyapısı, trafiği, kentsel dönüşümü problem; İzmir adeta bir köy gibi duruyor. Burada anlatmak istediğim, belediyecilik sizin devlet vizyonunuzun bir meşalesidir. Orada yapabildikleriniz, devleti de nasıl yöneteceğinizin alametidir. Ortaya koyacağınız vizyon sizi Türk seçmenine bir umut haline getirecektir ancak orada şu an bir patinaj mevcuttur.</p>

<p><strong>ÜLKEYİ GÜVENLİ VE MUTLU HALE GETİREN ŞEY HUKUKTUR!</strong></p>

<p>Milletimiz siyasette siyasetçileri en çok ne zaman sevdi? Empati duygusu yüksekken, kendine oy vermeyenlerin hukukunu gözetirken, hasımlarına adalet vadederken, düşman gördüklerine hikmetle davranırken; kalbi ve sözü yumuşak, yüzü tebessümlüyken sevdi. Bizim milletimiz tebessüm edeni sever. Şu an CHP’lilerin asabı bozuk; hükümet olarak bu durumun üzerine biraz düşünmeleri gerekmez mi? Bu milletin asabı niye bozuldu, niçin canı sıkıldı? Sayın Cumhurbaşkanı’nın iktidarı döneminde hudutsuz ve limitsiz imkânlarla para kazananlar dahi mutsuzlar. Onlar dahi kazandıkları parayı, velinimet bildikleri Cumhurbaşkanımızın yönettiği bu ülkede tutmuyorlar; en çok kızdıkları ülkelere götürüp yatırıyorlar. Parayı kazanmışsınız ama mutlu değilsiniz; işiniz ve imkânlarınız var ama huzurlu değilsiniz. Paranızı bu ülkede tutmaya güvenmiyorsunuz. Demek ki ülkeyi güvenli ve mutlu hale getiren şey hukuktur. Hukukun olmadığı memleketlerde paranız da olsa mutlu, imkânınız da olsa huzurlu olamıyorsunuz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SADECE CHP DEĞİL; HÜKÜMET D<a name="_GoBack"></a>E ARINSIN!..</strong></p>

<p>Bu arınma parantezinde önemli değerlendirmelerde bulundum. Herkes, tüm taraflar arınmalıdır. Bu durumu genişletiyorum; adeta bir aşıklar atışması gibi CHP de hükümette herkes arınmalıdır. Rüşvetten, yolsuzluktan, torpilden, iltimastan, israftan ve hukuksuzluktan arınalım. Eğitimdeki muhtevasızlıktan, sokaklarımızın güvensizliğinden arınalım. Buyurun, arınmayı konuşalım; 24 yıllık kudretli iktidarın da arınmasını konuşalım. Herkes kendinden başlasın; siyaset ilkesizlikten arınsın. Bir seçimi Öcalan’a söverek, öbür seçimi Öcalan’a överek kazanmayalım; bu ilkesizlikten arınalım. Tasarrufla başlayıp israfla biten süreçlerden, tevazuyla başlayıp kibirle biten yaklaşımlardan arınalım. Bu arada CHP de arınmalıdır. Türk milleti olarak arınalım ve buna yöneticilerimiz mihmandarlık etsin. Türk siyasetinin ümit ufkunda yirmi dört senedir duran, memleketi abad etme sözü olan ve ‘adaletle ülkeyi kalkındıracağız’ diyen meşalemiz bizi arındırsın. Kemal Kılıçdaroğlu şimdi ‘partiyi arındıracağım’ diyor. Bu arınma hassasiyetini karşılık bulduğu yere kadar taşıyabilirseniz bir anlam ifade eder. CHP’yi kirlilikten, yolsuzluktan, hırsızlıktan ve ahlaksızlıktan arındırırken, size bu yolu açan hukuksuzluktan da arınmayı düşünüyor musunuz? Türkiye’de arınma dediğiniz şeyi; seçmen iradesinin, yargının ve siyasetin bir sopa olarak kullanıldığı bu düzenden, demokrasiden ve hukuktan siyaseti arındırarak yapacaksınız.</p>

<p><strong>MUHALEFET VE İKTİDAR DAĞINIK…</strong></p>

<p>Muhalefet de dağınık, iktidar da dağınık; biz Anahtar Parti’yi bu yüzden kurduk. Aksi takdirde geride durmayı tercih ederdik. Şu an muhalefetteki bu dağınıklığı toparlayabilecek, geçmişteki ‘Altılı Masa’ süreci gibi bir iklim mevcut değildir. Biz yeni bir masa kurmayacağız. Bugün kararsızlar siyasetteki ilkesizlikten bunalarak birinci parti konumuna yükselmiştir. Bir tarafta 24 yıllık kudretli iktidarın karnesi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın vaat ettiği ve hedef olarak ortaya koyduğu vizyonlar, diğer tarafta ise bugün karşı karşıya kaldığımız gerçekler var. Ben kimseye kötü söz söyleyen biri değilim; ancak Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2023 vizyonunun 2026 yılı itibarıyla yarı yarıya bile tutturulamadığını görüyoruz. Diğer tarafta ise bu kadar soruna rağmen iktidar olamayan bir muhalefet bulunmaktadır. Yani bir yanda gücü her şeye yeten ama hedeflerini tutturamamış mazeretsiz bir iktidar, diğer yanda ise bunca probleme rağmen başarı sağlayamamış bir muhalefet vardır. Tüm bunların arasında bütün ittifaklar tüketilmiştir. İttifak süreçlerinde dostlukların ve siyasi ilişkilerin yıpratıldığı, aktörlerin birbirine dair söylemlerini sürekli değiştirdiği bir tablo oluşmuştur. Bu sebeple Anahtar Parti herhangi bir ittifak kurmayacak, doğrudan milletle buluşmak üzere yoluna devam edecektir. Araştırma şirketlerinin kararsız oyları dağıtarak analiz yapmasına rağmen, şu an en büyük siyasi kitle kararsızlardır.</p>

<p>İttifak konuşmak için henüz çok erkendir ve bu dengeler zamanla değişecektir. Ben bu süreçlere, ‘Altılı Masa’ dönemine, Sayın Devlet Bahçeli’nin, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a muhalif olduğu zamanlara, terör örgütü PKK ve Öcalan ile ilgili yaklaşımların değişim gösterdiği dönemlere, geçmişte sert eleştirilen liderlerle bugün yürütülen yol arkadaşlıklarına oldukça idmanlıyım. Türk siyasetinde öncelikle yapmamız gereken şey, milletin sandığa olan inancını ve umudunu muhafaza etmektir. Eğer Türk milleti sandık yoluyla bir şeylerin değişmeyeceği duygusuna kapılırsa, demokrasinin imkânları kapandığında ülkemiz geri dönülemez bir noktaya sürüklenir. Birinci önceliğimiz, demokrasi ve sandık yoluyla geleceğimizi inşa edebileceğimiz ümidini korumaktır.</p>

<p><strong>MEDYANIN İKİ TARAFI DA BİZE KAPALI!..</strong></p>

<p>Ben Anahtar Parti’nin ülkeyi yönetmesini istiyorum; bu partiyi bir hobi olarak kurmadım ve arkadaşlarımızla gece gündüz yollardayız. Hem iktidar hem muhalefet olarak medyanın iki tarafı da bize kapalı. Eğer Anahtar Parti kurulduktan sonra geçen 18 aylık süreçte; geçmişte İYİ Parti dönemindeki gibi bir medya alanına sahip olabilseydik, bugün kararsız denilen kitle tamamen Anahtar Parti çatısı altında toplanmış olurdu. Şu an geleneksel ve kısıtlı imkânlarla, adeta en ilkel yöntemlerle haberleşerek çalışıyoruz. Kamuoyunun İzmir’de görerek şaşırdığı ve coşkulu bulduğu kalabalıkları biz aslında 18 aydır gittiğimiz bütün illerde topluyoruz. Bursa’ya büyük bir konvoyla girdik, Malatya’da geniş katılımlı bir miting gerçekleştirdik ve tüm il açılışlarımızı kapalı spor salonlarında yapıyoruz. Medyanın yoğunlaştığı başka gündemler olduğu için bizim bu açılışlarımızdaki coşku gözden kaçmaktadır.”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-anahtar-parti-ittifak-kurmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/06/t-y-t-t-u-r-k-c-a-n-l-i-y-a-y-i-n.jpg" type="image/jpeg" length="93164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: AVRUPA PARLAMENTOSU RAPORUNU CİDDİYE ALMIYORUZ]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-avrupa-parlamentosu-raporunu-ciddiye-almiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-avrupa-parlamentosu-raporunu-ciddiye-almiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye Raporu’na ilişkin yaptığı yorumda, “Avrupa Parlamentosu’nun raporu ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil. Ciddiye almıyoruz…” yorumunda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>“AP raporu yayınlandı; rapor ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil” diyen Ağıralioğlu, “Kıbrıs ile ilgili dediklerini ciddiye almıyoruz. ‘İki devletli çözümden vazgeçilmesi gerekirmiş! Vazgeçmiyoruz kardeşim. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunu ciddiye almıyoruz, üstüne cümle kurmaya bile gerek görmüyoruz” dedi. Öğretmenlerin eylemlerinde yaşananlar için de “Eğer geleceğinizi emanet ediyorsanız, geleceğinizi yerlerde sürüklemeyeceksiniz; utanç verici bir şeydir. ‘Çocuklarımızı emanet ediyoruz’ dediğiniz öğretmenlerinizi öyle ters kelepçeyle yerlerde sürükleyerek götürmek ne demek yahu? Hiç mi rencide olmuyorsunuz bundan?” değerlendirmesiyle tepki gösterdi.</p>

<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>İZMİR’DEKİ COŞKU KARŞILIĞI TEYİD ETTİ…</strong></p>

<p>“Geçen hafta sonu İzmir’deydik; Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda İzmir buluşması yaptık. Önemi nedir? Önemi şudur: Küçük beldelerde yapılan yerel seçimlerde Anahtar Parti’nin varlığının sandıklarda bulduğu karşılığın şaşkınlığa dönüştüğü bir değerlendirme haftası geçirdik. ‘Anahtar Parti anketlerde çıktığı kadar varmış’ dedirten, Anahtar Parti’nin varlığını, sahada yakaladığımız coşkuyu, her geçen gün milletin kalbinde bulduğumuz ümide dair kuvveti perçinlemiş oldu. İzmir bunun üstüne sosyolojik olarak Anahtar Parti’nin üzerine memleket umudunu bina edeceği merkeze çok uygun bir portre, çok uygun bir şehir, çok uygun bir yer olduğu için İzmir’deki coşku Anahtar Parti’nin her geçen gün millet sinesinde bulduğu karşılığın teyidi anlamında çok kıymetliydi.</p>

<p><strong>BİZ ANAHTAR PARTİ’YİZ; SIRTLAN GİBİ SİYASET YAPMIYORUZ!..</strong></p>

<p>‘Biz Anahtar Parti’yiz, sırtlan gibi siyaset yapmıyoruz’ dedik. ‘CHP dağılsın, bize bir şey düşsün’ diyecek insanlar değiliz; siyaset pratiğimize uygun değildir bizim. Biz kendi payımızı aslan gibi alırız. Milletin seçmenlerine, Türk milletinin tamamına sesleniriz; partilerin de akamete uğramasını, yekpareliklerine halel gelmesini, bölünmesini, parçalanmasını ve ‘bize de bir şey düşsün’ denmesini bekleyecekler değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi yekpare olabilsin, inşallah kurultay sürecini sağlıklı atlatabilsin; demokrasimiz ve millet iradesi anlamında bir alternatif olabilsin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdilerde konuşuluyor, ekranlara biraz fazla düşmeye başladı Anahtar Parti değerlendirmeleri... Diyorlar ki: ‘Bir boşluk var, galiba bu boşluğu dolduruyor Anahtar Parti. ‘Evet, bir boşluk var. Biz şu anda bir boşluk dolduruyoruz; doldurduğumuz boşluk, memleketin bu kadar sorununa sebep olan şeydir. Anahtar Parti; memlekette bir boşluk dolduruyor. Memlekette bir yönetim boşluğu var, memleket yönetilemiyor; yönetim boşluğunu dolduracağız. Memlekette bir adalet boşluğu var; adalet boşluğunu dolduracağız. Memlekette bir eğitim boşluğu var; eğitim boşluğunu dolduracağız. Memleket yönetilemediği için bu boşluk oluyor; ne kadar boşluk varsa hepsini dolduracağız. Muhalefet boşluğu var; muhalefet bu kadar soruna rağmen iktidar olamıyor, muhalefet boşluğu var, onu dolduracağız. Boşlukları doldura doldura gelen Anahtar Parti’nin sesini bugün İzmir’den duyuyorsunuz, yarın Samsun’dan duyacaksınız, sonra Erzurum’dan duyacaksınız, sonra Batman’dan duyacaksınız; memleketin her karışında duyacaksınız. Anahtar Parti yükselişini devam ettirecek; önümüzdeki dönem Anahtar Parti; Türk milletinin, 86 milyonun umudunun öznesi haline gelecek. Partimiz parmak sallamaya gelmiyor, sarıp sarmalamaya geliyor; benden, senden demeye gelmiyor, ‘hepimiz beraberiz’ demeye geliyor, ‘biz aileyiz’ demeye geliyor. Göreceksiniz ki Anahtar Parti; bölgenin, yerin, coğrafyanın değil, Türk milletinin parçasıdır, 86 milyonun parçasıdır. Şırnak’ın da parçasıdır, Hakkâri’nin de parçasıdır, İzmir’in de parçasıdır, Artvin’in de parçasıdır, Rize’nin de parçasıdır, Yozgat’ın da parçasıdır, Tekirdağ’ın da parçasıdır; ortalama kalbi bu topraklara bağlı herkesin parçasıdır.</p>

<p><strong>TÜRKİYE RAPORUNU CİDDİYE ALMIYORUZ…</strong></p>

<p>Avrupa Parlamentosu’nun (AP) raporu yayınlandı; rapor ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil, yani bildiğimiz lakırdılar. Ciddiye almıyoruz, hiçbir beyanatını ciddiye almıyoruz. Kıbrıs ile ilgili dediklerini ciddiye almıyoruz. ‘İki devletli çözümden vazgeçilmesi gerekirmiş! Vazgeçmiyoruz kardeşim. Tekrarlamaktan bıktık, sizinle mi uğraşacağız? Raporlarınızı bari biraz ciddi yazın; raporun üstüne konuşmak istemiyor insan okuyunca; ben bunun neyine konuşayım? dedim. 2 milyon 700 bin sığınmacı varmış, Türkiye’ye çok teşekkür ediyorlar, bu sığınmacılara biz bakıyormuşuz. Hükûmete konuşacağız, sebep olduğunuz şey bu. Avrupa’nın daha huzurlu daha konforlu yaşamasına katkı sağladığınız için ne alıyorsunuz bilmiyorum ama en azından size böyle diyorlar; ‘Bizim burada daha rahat yaşamamıza sebep olup, bu kadar bedel ödeyip kendi milletinizi huzursuz ettiğiniz için’ diyorlar herhalde size. Dolayısıyla bu, bizim hükûmetin stratejik olarak planlaması gereken, planlamadığı için de yükü Türk milletine kalan bir kusuru. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’nu ciddiye almıyoruz, üstüne cümle kurmaya bile gerek görmüyoruz.</p>

<p><strong>ÖĞRETMENLERE YAPILANLAR UTANÇ VERİCİ…</strong></p>

<p>Öğretmenler günlerdir eylem yapıyor... Bununla ilgili bir kere daha söyleyelim; öğretmenin atanmışı, ücretlisi, ücretsizi, sözleşmelisi olmaz; öğretmen öğretmendir. Bunu arkadaşlarımızın kafasına nasıl yerleştireceğiz ben bilmiyorum. Öğretmen öğretmendir. Öğretmenin öylesi böylesi olmaz. Öğretmen hayatınızın, geleceğinizin emanet edileceği tek merkezdir. Dolayısıyla öğretmenlerimizin statülerini tek statü haline getireceksiniz; standartlarını, hangi kutsal mesuliyeti taşıyorlarsa o mesuliyete uygun hale getireceksiniz; özlük haklarını, çalışma şartlarını... Eğer geleceğinizi emanet ediyorsanız, geleceğinizi yerlerde sürüklemeyeceksiniz; utanç verici bir şeydir. ‘Çocuklarımızı emanet ediyoruz’ dediğiniz öğretmenlerinizi öyle ters kelepçeyle yerlerde sürükleyerek götürmek ne demek yahu? Hiç mi rencide olmuyorsunuz bundan? 1500 öğretmenin bile hakkını koruyamayan devlet bize diyor ki: ‘Dünyada Türklerin hakkını koruyacağız, insanlığın hakkını koruyacağız. Bin 500 öğretmenin hakkını koruyamıyorsunuz! Bir de arzıendam ediyorsunuz ki biz dünya lideri olarak Türk milletinin hakkını, insanlığın hakkını, bölgenin hakkını koruyoruz diye... Ya bırakın, uzatmayın mevzuyu; mevzuyu çözün kardeşim!..</p>

<p><strong>TATİL YAPMAK SİYASETİ AŞINDIRIR…</strong></p>

<p>Anayasa çalışmaları dolayısıyla Meclis tatil edilmeyecek. Meclis tatil edilmeyecekse siyasette yazın tatil olmayacak demektir. Biz zaten tatil yapmayacaktık; bu da iyi oldu. Bu kadar sorunu olan memlekette siyasetin tatil yapması siyaseti aşındırır. Yani milletin geçim derdi var, hayat zorluğu var, çocuklarımızın hayatı kâbusa dönmüş; siyasetçiler de tatil yapmayıversinler.</p>

<p>İttifak arayışımız yoktur. Anahtar Parti’nin politik bir ittifak gündemi yok. Biz Anahtar Parti olarak şu anda kararsız seçmen gibi bir parantezde, birinci parti tarif edilen memnuniyetsizliğin kararı haline gelmeye çalışıyoruz. Hassasiyetimiz şu: Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni çekim merkezi olacak, o iddiayla yürüyoruz.”<a name="_GoBack"></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-avrupa-parlamentosu-raporunu-ciddiye-almiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/06/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u.jpg" type="image/jpeg" length="43473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANAHTAR PARTİ MİLLET DİVANI BAŞLIYOR!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-millet-divani-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-parti-millet-divani-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti, vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını doğrudan paylaşabileceği yeni bir uygulamayı başlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahada milletle kurduğu gönül bağının ardından genel merkez kapılarını açmaya hazırlanan ve ulaşılabilir, katılımcı siyaset anlayışını esas alan Anahtar Parti; Millet Divanı ile vatandaşların görüşlerini dinleyecek, taleplerini değerlendirilecek ve çözüm önerileri aktaracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İlki 10 Haziran 2<a name="_GoBack"></a>026 Çarşamba günü saat 16.00’da başlayacak Millet Divanı için Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Milletin derdini dinlemeyen siyaset, milletin güvenini taşıyamaz. Millet Divanı, vatandaşlarımızın doğrudan söz sahibi olacağı bir buluşma zemini olacaktır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-millet-divani-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/06/a-n-a-h-t-a-r-p-a-r-t-i-m-i-l-l-e-t-d-i-v-a-n-i.jpeg" type="image/jpeg" length="67503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TÜRKİYE İYİ YÖNETİLMİYOR!..]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-turkiye-iyi-yonetilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-turkiye-iyi-yonetilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Nereden bakarsanız bakın Türkiye’de açıkça görebildiğiniz tek bir şey var: Bu ülke planlanamıyor! Türkiye, kendi gerçek kapasitesine göre yönetilmiyor; Türkiye iyi yönetilmiyor! Türkiye tüm imkânları olduğu halde bu haksız fakirliği yaşıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin İstanbul’da düzenlenen “Türkiye’nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonu” programına katıldı.Türkiye’nin büyük bir plansızlıkla karşı karşıya olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Türkiye için bizim yakın ara hedefimiz, Türkiye’yi dünya ekonomisinde ilk ona taşımaktır. Türkiye’nin yükselerek ilk ona girebilmesi; basit bir yönetim değişikliğine bağlıdır. Her standartta; sadece ekonomik olarak değil, akademik olarak, bürokratik olarak, sivil toplum olarak her şekilde ilk ona ulaşmamız bir yönetim değişikliğine bağlıdır” diye konuştu.</p>

<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Su kaynaklarının eğer doğru kullanılmazsa önümüzdeki dönemde dünyanın su savaşlarına şahit olacağını net bir şekilde görüyoruz. Aynı şekilde gıdanın doğru planlanmaması halinde, önümüzdeki sürecin özellikle gıda mühendisliğine bağlı olarak gıdanın bir silaha dönüştürülme risklerini barındırdığını çok iyi biliyoruz. Buralar eğer doğru yönetilemezse büyük krizler kapıdadır. Buna ister önleyici tıp deyin ister insan fıtratını korumak deyin, isterseniz de nesli korumak deyin. Anahtar Parti, sadece bir oy toplama derdinin değil; insanca yaşama idealinin, insanı koruma hassasiyetinin, nesli muhafaza etme ve her şeyi tabiatıyla koruma gayesinin de partisidir. Fıtratı koruyacağız. İnsanı koruyacağız; bizzat insanın varlığını, gıdasına bağlı olarak da sağlığını koruyacağız. Yaşanabilir bir dünyanın içerisinde en çok yaşamayı hak edeni, yani insanı koruyacağız. Dolayısıyla insanı korumamıza sebep ve imkân olacak her şeyi korumak zorundayız. Bu da ancak ciddi bir planlama ile mümkündür.</p>

<p><strong>BU ÜLKE PLANLANAMIYOR!..</strong></p>

<p>Nereden bakarsanız bakın Türkiye’de açıkça görebildiğiniz tek bir şey var: Bu ülke planlanamıyor! Türkiye, kendi gerçek kapasitesine göre yönetilmiyor; Türkiye iyi yönetilmiyor! Türkiye tüm imkânları olduğu halde bu haksız fakirliği yaşıyor. Bazı memleketlerin kaynakları ve imkânları yoktur, onlar geleceklerini kiralamak zorundadırlar; bu doğru bir tanımlamadır. İmkânı olmayan, başka şeyler yaparak belki geleceğini kiralayabilir ama Türkiye gibi bir memleket, her türlü imkâna bizzat sahip olan bir ülkedir. Burada siz geleceğinizi töhmet altına sokacak kadar kötü bir yönetim sergiliyorsanız, memlekette bir kaynak yokluğundan, insan yokluğundan, imkân ya da fırsat yokluğundan değil; tamamen yönetim maharetsizliğisorunu var demektir. Millet olarak mutsuzluğumuza sebep olan şey de işte tam olarak budur! Her şeyimiz var; biz sadece yönetimdeki o büyük eksikliği tamamlamaya çalışıyoruz. Anahtar Parti, bu ‘yok’ zannedilen imkânların aslında var olduğunu tüm çıplaklığıyla gösterecektir. İlkeli siyasetin mümkün olduğunu, planlı kalkınmanın mümkün olduğunu, vizyonla ülkeyi ayağa kaldırmanın mümkün olduğunu gösterecektir.</p>

<p><strong>BENDEN, SENDEN OLAN DEĞİL; BİLENLE ÜLKE AYAĞA KALKACAK!</strong></p>

<p>Siyasetin merkezine bir hassasiyet koydu Anahtar Parti; bilenlerin baş tacı edildiği bir memleket. Siyaset bileni baş tacı edecek. Benden olanı senden olanı değil, benim dünyamdan olanı senin dünyandan olanı değil, benim mezhebimden senin mezhebinden olanı değil; bu ayyıldızlı al bayrağın altında ‘Ben bu topraklara aitim’ diyen, ‘insanlığa borcum var’ diyebilen, ‘Türk milleti insanlık milletidir, insanlığa borcumuz var’ diyebilen ve bilgisini liyakatle buluşturabilmiş herkesi hak ettiği mevki ile buluşturabilen bir siyasete imkân vereceğiz, ülke ayağa kalkacak. Yaptıklarımızı bir sistemle yapacağız, ülke ayağa kalkacak. Bilenlere soracağız, bilenlerin dediğini yapacağız, ülke ayağa kalkacak. Yaptığımızın hesabını vereceğiz, ülke ayağa kalkacak. Türkiye için bizim yakın ara hedefimiz, Türkiye’yi dünya ekonomisinde ilk ona taşımaktır. Türkiye’nin yükselerek ilk ona girebilmesi; basit bir yönetim değişikliğine bağlıdır. Sadece yönetim değişikliği ve buna bağlı bir plan, bizi ilk 10 yıl içinde dünyanın ilk 10 ekonomisi yapacaktır. Her standartta; sadece ekonomik olarak değil, akademik olarak, bürokratik olarak, sivil toplum olarak her şekilde ilk ona ulaşmamız bir yönetim değişikliğine bağlıdır.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ’NİN TEMSİL ETTİĞİ DEĞİŞİM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye adeta baraj kapaklarının açılmasını bekleyentopraklar gibidir. Yönetim değişikliği bu coşkuyu sağlayacaktır. Anahtar Parti bu değişimi temsil etmektedir. Çok kısa zamanda ivmelendik. Hükümetin içinde de çok nitelikli insan gücü olduğunu, hükümetin bile kendi yetişmiş insan gücüyle kendi siyasi iradesini yönetmediğini görüyoruz. Yani hükümeti bile tenkit ederken ‘Siz değil memleketinizi, partinizi bile en iyilerle yönetemiyorsunuz’ diyoruz. Bizim milletimize ait olan birikimi milletimize hizmet etme imkânı vereceğimiz yerle buluşturmaya söz veriyoruz.</p>

<p>Memlekette bir boşluk olduğu kesindir. Boşluk şudur; memlekette bir yönetim,iktidar, muhalefet, adalet, üretim, planlama, rekabet, terbiye ve nezaket boşluğu vardır. Bu boşlukların tamamı vardır; Anahtar Parti, bu boşlukları doldura doldura büyümektedir.”</p>

<p>Anahtar Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın ise hazırladığı sunumla “2050 Vizyonu Sürdürülebilir Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Programı”nıkamuoyu ile paylaştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-turkiye-iyi-yonetilmiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/06/a-n-a-h-t-a-r-p-a-r-t-i-k-a-l-k-i-n-m-a-p-r-o-g-r-a-m-i.jpeg" type="image/jpeg" length="41463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: SİYASETİ HALKIN EMRİNE VERECEĞİZ!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-siyaseti-halkin-emrine-verecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-siyaseti-halkin-emrine-verecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Merkezi’nde teşkilat mensuplarıyla bayramlaşma programına katılan Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, “Bayramdan sonra seçim otobüsümüze binecek ve yollara düşeceğiz. Şimdi birileri, ‘Anahtar Parti niye bu kadar hızla büyüyor?’ diye merakla sormaya başladı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kurban Bayramı’nın üçüncü günü partisinin genel merkezinde düzenlenen bayramlaşma programına katıldı.Genel Başkan Ağıralioğlu,eşi Bilge Bilgin Ağıralioğlu, annesi Hatice Ağıralioğluve babaannesiFatma Ağıralioğlu’nun da bulunduğubuluşmada, teşkilat mensuplarına şunları söyledi:</p>

<p>“Partimiz devletin ve milletin partisidir. Partimiz memlekette derdi olan; artık içi boş kimlik tartışmalarından yorulanların, meşrep ayrımcılığından usanıp ‘yeter artık!’ diyenlerin partisidir. Göreceksiniz bu memleket gerçek hizmetle buluşacak.Bu süreci lütfen bir bayrak yarışı gibi düşünün. Bugüne kadar iktidarda olanların eksiği, yanlışı ne varsa hepsini tamamlamak ve düzeltmek, bizim en büyük mesuliyetimizdir. Devletimiz için iyi olan her şeyi devam ettirecek, kötü olan her şeye ise kararlılıkla engel olacağız. Bu ülkeyi yoran bu sistemsizliğin yerine, tıkır tıkır çalışan güçlü bir sistem kuracağız.</p>

<p>Bayramdan sonra seçim otobüsümüze binecek ve yollara düşeceğiz. Şimdi birileri, ‘Anahtar Parti niye bu kadar hızla büyüyor?’ diye büyük bir merakla sormaya başladı. Aslındakurulduğumuz günden bugüne kadar kameralar bizden hep uzak olduğu için milletimizin umuduna ve güvenine dokunduğumuzu tam olarak idrak edemediler. Ama biz durmadan yolumuza devam edeceğiz.Türkiye’de siyaset eğer haddini ve sınırını bilmiyorsa biz Anahtar Parti olarak siyaseti tam da halkın emrinde olacağı o meşru hatta çekeceğiz.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ 86 MİLYONU ÖZ AİLEMİZ BİLİYOR…</strong></p>

<p>Anahtar Parti, milletin ve devletin asil partisidir. Bu hareket, aziz milletinden başka hiç kimseye hesap vermeyecektir. Bu parti, iradenin partisidir; milletinden başka hiçbir odağın önünde asla eğilmeyecektir. Bu parti, cesaretin partisidir. O yüzden sizlerin bu tertemiz iradesine hiç kimse leke süremez, gölge düşüremez. Ay-yıldızlı şanlı bayrağın gölgesinde olan herkesle beraberiz ve o bayraktan başka hiçbir güce gölgelenmeyiz. Bizler, o bayrağın altında ‘86 milyon bizim öz ailemizdir’ diyen yepyeni ve sarsılmaz bir hassasiyet merkeziyiz; Türk siyasetinin yeni akıl merkeziyiz. Bunu yakında herkes daha net bir şekilde görecek inşallah.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-siyaseti-halkin-emrine-verecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/06/a-n-a-h-t-a-r-p-a-r-t-i-b-a-y-r-a-m-l-a-s-m-a.jpeg" type="image/jpeg" length="92302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANAHTAR PARTİ GENEL BAŞKANI YAVUZ AĞIRALİOĞLU: RAZI DEĞİLİZ!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-genel-baskani-yavuz-agiralioglu-razi-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-parti-genel-baskani-yavuz-agiralioglu-razi-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Niğde’de yaptığı konuşmada, “2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Asgari ücrete razı değiliz!” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz.</p>

<p>Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz!</p>

<p>Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz!</p>

<p>Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz!</p>

<p>Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor.</p>

<p>Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz.</p>

<p>Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK?</strong></p>

<p>Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak.</p>

<p>Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır.</p>

<p><strong>TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ</strong></p>

<p>Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-genel-baskani-yavuz-agiralioglu-razi-degiliz</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-n-i-g-d-e-h-a-l-k-b-u-l-u-s-m-a-s-i2.jpeg" type="image/jpeg" length="90214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: HÜKÜMET İKTİDARDA KALABİLMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPACAKTIR!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-hukumet-iktidarda-kalabilmek-icin-her-seyi-yapacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-hukumet-iktidarda-kalabilmek-icin-her-seyi-yapacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Cüneyt Özdemir YouTube kanalında ‘mutlak butlan’ kararını değerlendirdi. Ağıralioğlu, “Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması anlamına gelen ‘mutlak butlan’ kararı sonrası Cüneyt Özdemir YouTube kanalındaki canlı yayına telefonla bağlanarak önemli açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Kenan Taş’a “Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullanarak, özetle şunları söyledi:</p>

<p></p>

<p><strong>BU KARARI KESİNLİKLE MAKUL BULMUYORUZ!</strong></p>

<p>“Karar uzun zamandır yargının siyasetin üstünde baskı yaptığının söylendiği bir zamanda çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’nu ve kurallarını titizlikle korumamız lazım. Eğer bugün bu yapılanı, yani mahkemeler vasıtasıyla siyasete bu tarz müdahaleleri makul ve meşru görürsek, Türkiye’de artık demokrasiyi de sandığı da konuşabilme imkânımız kalmaz. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları mahkeme denetimine kapalı kararlardır; seçme iradesini tam anlamıyla korumak için sistem böyle dizayn edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun kurumsal varlığının iradesini boşa düşüren ve geriye dönük yürütülen bu tarz kararlar, geçmişteki pek çok kararı da boşa düşürüp büyük bir kaosa sebep olur. Böyle bir şeye meşruiyet tanımak, o anlamda bundan sonra yapılacak bütün seçimleri şaibeli ve özürlü hale getirir. Dolayısıyla biz bu kararı; demokrasiye, millet iradesine ve devletin kurumsal varlığına yapılmış açık bir müdahale gibi algıladık. Bu yüzden kesinlikle makul bulmuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YARGI SİYASETİN GÖLGESİNDE KALIYOR!</strong></p>

<p>Bu durum uzunca bir zamandır zaten konuşuluyor: Türk siyasetinde yargının siyasetin gölgesinde kaldığı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlı olarak siyasetin tesiri ve etkisi altında kalan bu mekanizmanın, iktidara siyasi avantajlar sağladığı sıklıkla dile getiriliyordu. Bu tip bir karar, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi’nde de bir takım ciddi komplikasyonlara sebep olacaktır. Hükümet bu süreci uzunca bir zamandır şöyle yönetiyor; ‘Ben yapabilirim’ diyerek değil, ‘Muhalefet yapamaz’ diyerek; ‘Ben başarabilirim’ üzerinden değil de ‘Muhalefet başaramaz’ söylemi üzerine bir propaganda aksı oluşturmaya çalışıyor. Parçalı bir muhalefet yapısı, bütünüyle dağılmış bir muhalefet her zaman hükümetin avantajınadır. Dolayısıyla hükümet, buradaki tüm ekonomik dezavantajlarına rağmen süreci yönetebileceği bir avantaj görürse, erken seçimi anında gündeme getirebilir.</p>

<p>Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum. Bugün basın toplantısında da açıkça ifade ettim; Türkiye’de tertip ettikleri her şey, bu ‘terörsüz Türkiye’ meselesi de dahil olmak üzere, hükümetin geçen dönem milletten yetki almadığı, yetkisinin olmadığını düşündüğü gündemleridir. Geçen seçimde milletin karşısına çıkıp ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye seçildiler. Geçen seçimde ‘Biz bu memleketin bölücülere teslim edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz, bu Altılı Masa memleketi şöyle yapacak, böyle parçalayacak’ dediler. Ama bugün geldikleri noktada, meydanlarda halka söylediklerinin tam hilafına davranıp, bunu tamamen bir seçim avantajına tahvil etmeye çalışıyorlar. Geçen seçim masanın altında DEM var diyorlardı; şimdi ise bizzat DEM ile beraber yürümeyi tercih ettiler. Dolayısıyla biz bu popülizmden çok net şöyle bir sonuç çıkarıyoruz: Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-hukumet-iktidarda-kalabilmek-icin-her-seyi-yapacaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u1.jpeg" type="image/jpeg" length="56871"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TERÖRÜN OLDUĞU YERDE DURUR MUYUM?]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-terorun-oldugu-yerde-durur-muyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-terorun-oldugu-yerde-durur-muyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ittifak söylentileri için şöyle konuştu: “Şimdi bize sağda solda diyorlar ki: ‘Anahtar Parti bu seçimde Cumhur İttifakı’ndan yana mı olacak?’ Ortada ne Millet İttifakı kaldı ne de Cumhur İttifakı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Karadeniz’de yaşanan afetlerden etkilenen vatandaşların sorunlarına dikkati çeken Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin seçim otobüsünün bugün genel merkeze ulaştığını ve seçim startını verdiklerini duyurdu. Genel Başkan Ağıralioğlu, “Sizin geçen seçimi kazandığınız algoritma bu olmadığı için bugün çıkıp ‘terörsüz Türkiye’ diye bir iddia ortaya koymanız kendi içinde meşru olabilir; ancak bu terörsüz Türkiye iddianızı Öcalan üzerinden yürütmeye kalkmanız asla meşru değildir! Bu hem siyaseten meşru değildir hem de hukuken meşru değildir” ifadelerini kullandığı konuşmasında, özetle şunları söyledi:</p>

<p></p>

<p><strong>KARADENİZ’DE YAŞANAN DOĞAL AFETLERE DİKKATİ ÇEKTİ!</strong></p>

<p></p>

<p>“Samsun Havza’da selden zarar gören vatandaşlarımızı dinledik. Tokat’ta da seçim bölgesine ziyarete giden arkadaşlarımız var; orada da aşırı yağışlara bağlı olarak tarım arazilerinde ciddi hasar meydana geldi. Vatandaşlarımızda şöyle bir hissiyat var, bunu bir vazife olarak söylemeliyim; ‘Seçilirken yanımızda olanların, başımıza bir dert geldiğinde yanımızda olmamasından şikâyetçiyiz’ diyerek serzenişte bulunuyorlar. Havza’da esnafımız, bayram alışverişleri bereketli olur diyerek dört beş gün öncesinden mal almış; ancak daha paralarını bile ödemedikleri o malları sele kaptırmışlar. Dolayısıyla zararları ikiye katlanmış durumda. Hem şu an satacak malzemeleri yok hem yeni malzeme alacak imkânları kalmadı hem de borçları var. Vatandaşlarımızın borç yapılandırması, banka, SGK ve diğer ödemelerin ertelenmesi ile zararlarının tazmin edilmesi yönünde çok net talepleri var. Bölgede can kaybı yaşanmadığı için buralar afet bölgesi ilan edilmiyor. Halkın dilinde ise şöyle haklı bir sitem var; ‘Evlatlarımızı, canımızı kurtardık diye suçlu muyuz? Kimseyi kurtarmasaydık da malların derdine düşseydik, o arada birkaç kişi ölseydi de buraları o zaman mı afet bölgesi ilan edecektiniz?’ Dün akşamdan itibaren Tokat Turhal, Reşadiye ve Niksar’dan gelen bilgilere göre tarım arazilerimizde büyük hasar var. Lütfen buralarda acilen hasar tespiti yapılsın. Afet bölgesi mi ilan ediyorsunuz, ne ilan ediyorsanız edin ama gelin vatandaşımızın bu durumunu yerinde görün.</p>

<p></p>

<p><strong>REFERANDUM YOKSA SEÇİM VAR!</strong></p>

<p></p>

<p>Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar aslında başlatılan sürecin yeni bir evresini temsil ediyor. Hükümet ise büyük bir şaşkınlıkla, pozisyon almaya, bir yerlerde konumlanmaya çalışıyor. Biz bu süreçle ilgili başından itibaren, yani geçen sene mayıs ayından beri ‘referandum’ demeye başladık. Bunu şimdi yeniden tekrarlamamın sebebi şudur: Artık hemen hemen seçim sathına girmek üzereyiz. Sizin geçen seçimi kazandığınız algoritma bu olmadığı için bugün çıkıp ‘terörsüz Türkiye’ diye bir iddia ortaya koymanız kendi içinde meşru olabilir; ancak bu terörsüz Türkiye iddianızı Öcalan üzerinden yürütmeye kalkmanız asla meşru değildir! Bu hem siyaseten meşru değildir hem de hukuken meşru değildir. Hukuken meşru olmayan kısmıyla Cumhuriyet Savcıları ilgilensin.</p>

<p></p>

<p><strong>MASANIN ALTINDAKİ YEDİNCİ AYAK SİZİN AYAĞINIZMIŞ!</strong></p>

<p></p>

<p>Ama bu işin bir de siyaseten meşruiyetinizin olmadığı kısmı var. Sizin şöyle bir meşruiyetiniz yok: Siz geçen seçimi, ‘Öcalan’ın canını okuyacağız, teröristlere nefes aldırmayacağız, bu Altılı Masa’nın yedinci ayağı DEM’dir’ diyerek kazandınız. Meğer o masanın altındaki yedinci ayak, sizin kendi ayağınızmış! Sizin siyaset ayağınız, sizin siyaset hevesinizin ayağıymış; bu durum açıkça ortaya çıktı. Siz seçimde milletinizden yetkiyi, ‘Bize oy verirseniz Öcalan’a kâbus olacağız’ diyerek aldınız. Bugün seçildikten sonra Öcalan’a ‘umut hakkından’ bahsettiğinize göre siyasi meşruiyetinizi kaybettiniz demektir. Devlet Bey bir şey söylediğinde siz bundan ya yeni haberdar oluyorsunuz ki bu ihtimal, tam bir kâbustur, memleketi rüzgârın yönüne yönetiyorsunuz, hiçbir planınız yok demektir; ya da eğer haberiniz varsa, bu sefer de iletişimi böyle planlamış oluyorsunuz. Yani ‘Devlet Bey siz böyle konuşun, milliyetçi tepkileri absorbe edin, biz de arkadan süreci böyle göğüsleyelim’ diyerek rol paylaşıyorsunuz demektir; bu da ayrı bir kâbustur. Bir de üstüne üstlük, önce sözcünüz çıkıp durumu yumuşatmak için, ‘Yol haritasını güncelleyeceğiz’ diyor. Ben de bu vesileyle size bir şey tavsiye edeyim: Siz Devlet Bey’in başlattığı o sürecin yol haritasını güncelleyin, biz de millet olarak sizinle ilgili yol haritamızı güncelleyeceğiz! Daha önce referandum teklifi yapıyordum, bu teklifimi geri çekmiyorum ama gelin bu seçimi doğrudan bir referanduma çevirelim. Zaten seçim sathına girdik; bu seçimde bu adımları atmaya yetkiniz var mı, yok mu hep beraber göreceğiz. Öcalan’a kâbus olacaktınız, Öcalan’a umut oldunuz; milletinize umut olacaktınız, milletinize kâbus oldunuz! Dolayısıyla, kâbus olduğunuz bu millet, size bu adımları atma yetkiniz olup olmadığını seçimde açıkça göstersin. Referanduma gitmeye zaten takatiniz yetmiyorsa ki yetmeyecek, öyle görünüyor; bu yüzden süreci zamana yayıyorsunuz. Çünkü neyle karşılaşacağınızı henüz kestiremiyorsunuz. ‘Acaba biz bu seçime HDP ile DEM ile PKK ile ortak bir süreçle girersek seçmen bize sandıkta ne yapar?’ diye henüz kestiremediniz. CHP’ye ne olacağını bölünüp bölünmeyeceğini, kayyum atanırsa ne olacağını kestiremiyorsunuz. Yani önünüzdeki bir sürü ihtimali hesap ediyorsunuz. Bütün denklemler sizin iktidarda bir daha kalmak seçimi almanıza bağlı. Eskiden referandum diyordum, şimdi ise şöyle söylüyorum: Bu seçim, sizin bu adımları atmaya salahiyetiniz var mı, yok mu bunu görme seçimidir.</p>

<p></p>

<p><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE EVET; ÖCALAN İLE TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE HAYIR!</strong></p>

<p></p>

<p>Seçim meydanlarında bize tamamen tersini yapacağını söyleyerek gelip seçilen, sonra da hiç utanmadan sanki bu sözlerle seçilmemiş gibi Öcalan’a ‘kurucu önder’ demenin, Öcalan’ı meclise davet etmenin, Öcalan’a statü talep etmenin bir kantara ihtiyacı var. Üstelik bu statüyü talep ederken, memleketi güya ‘terörsüz Türkiye’ başlığıyla güzel bir yere taşıyormuş gibi propaganda ediyorsunuz. İşte o kantar seçimdir! Terörsüz Türkiye’ye evet, ama soruyu millete şöyle sorun kardeşim, sorun da gününüzü görün: ‘Terörsüz Türkiye’yi Öcalan’la sağlamaya evet mi?’ Sorun bakalım ne cevap alacaksınız. O yüzden terörsüz Türkiye’ye evet; ama Öcalan’la terörsüz Türkiye’yi gerçekleştirmeye hayır! Terörsüz Türkiye’ye evet; ama PKK ile müzakereye hayır! Terörsüz Türkiye’ye evet; Kandil ile muhataplığa hayır! Öcalan’a statü verilmesine hayır! Öcalan teröristtir ve hep terörist olarak kalacaktır, cezasını da sonuna kadar çekecektir. PKK terör örgütüdür ve hep terör örgütü kalacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>BEN TERÖRÜN KENDİSİNİN OLDUĞU YERDE DURUR MUYUM?</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ben, 2023 seçimleri öncesinde Altılı Masa’ya terörün gölgesi düşüyor diye itiraz ettim ve ayrıldım. Kendi partimden ayrıldım, Altılı Masa’dan ayrıldım, içinde bulunduğum o mevziyi terk ettim. Milletin kalbine, hassasiyetlerine ve değerlerine olan bağlılık irademi bu duruşumla gösterdim. Şimdi bize sağda solda diyorlar ki: ‘Anahtar Parti bu seçimde Cumhur İttifakı’ndan yana mı olacak?’ Ortada ne Millet İttifakı kaldı ne de Cumhur İttifakı. Ama eğer kastettiğiniz şey, ‘Altılı Masa’da terörün gölgesi var, buraya hassasiyet göstermemiz lazım’ diyerek itiraz eden benim duruşumsa, bugün partimizin emeklerini boşa çıkarmaya heves edenlerin diline doladığı o soruyu cevaplayayım: Siz Cumhur İttifakı ile mi beraber olacaksınız? Ben o gün teröristin sadece gölgesine bile razı olmamışken; bugün teröristin bizzat kendisinin, cisminin davet edildiği bir yerde, yani terörün kendisinin olduğu yerde durur muyum?</p>

<p></p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ HIZLA BÜYÜYOR</strong></p>

<p></p>

<p>O yüzden bir kez daha açıkça söylüyorum: Seçim otobüsümüz geldi, seçim otobüsümüze biniyoruz. Ne CHP’nin gölgesinde kalacağız ne de AK Parti’nin gölgesinde kalacağız. Biz, memleketin önümüzdeki dönemde ittifak yapacağı bütün koordinatları doğrudan milletimizle belirleyeceğiz ve bu siyasi tahterevalliyi tamamen bozacağız. Siyasetçilerin, ‘Bize mecbursunuz’ algısından ve ‘tapulu seçmen’ döneminden kaynaklanan o konforlu alanını, millet lehine bozmaya geliyoruz; siyasetin alışkanlıklarını değiştirecek yepyeni bir alternatif inşa ediyoruz. Anahtar Parti işte bu yüzden hızla büyüyor. Siz siyasetin avantajlarını kollayalım derken, kendinizi dezavantajlı duruma düşürdünüz. Biz ise milletimizle beraberiz; iş dünyasını dinliyoruz, STK’ları dinliyoruz, gençlerimizle beraberiz. Sokaklardayız, pazarlardayız; gece gündüz yollardayız. Evlerdeyiz; kadınları, gençleri, çocukları dinliyoruz. Okulların önlerindeyiz. Teşkilatlarımız sokak sokak, mahalle mahalle herkesi birebir takip ediyor; sorunu olan herkesin derdini duyup duyurmaya çalışıyor. Dolayısıyla siz aslında fark etmiyorsunuz ama biz milletle birlikte büyüyoruz. İktidar partisinden kopan ve bugün en büyük çoğunluğa dönüşmüş olan o kararsız seçmenin asıl kararı olmak hassasiyetiyle yolumuza devam ediyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ BUGÜN SEÇİM OTOBÜSÜNE BİNİYOR</strong></p>

<p></p>

<p>Çerçevesi, mesuliyeti ve ahlakı bu olan siyasi organizasyonumuzun bugün itibarıyla seçim otobüsüne biniyoruz! Önümüzde biliyorsunuz beş altı beldemizde yenilenecek olan ara seçimler var. Biz bu belde seçimleri de dahil olmak üzere bu süreci, büyük seçimin asıl startı olarak ilan ediyoruz. Anahtar Parti bugün seçim otobüsüne biniyor! Milletin kalbine doğru büyük bir yürüyüş başlatıyoruz. Sandıkta o devasa kararsız seçmenin asıl kararı biz olacağız. O güvensiz sokaklarda kadınlarımızın haklı endişeleri var; biz o kadınlarımızın sokaktaki can güvenliği olacağız. Sınırlarımız var; kevgire dönmüş o sınırlarımızın aşılmaz muhafızı olacağız. Alın terinin, emeğin hakkı yitip gitmiş; biz o alın terinin hakkı ve savunucusu olacağız. Sanayicimizin bugün en büyük derdi finansmana erişememek; biz sanayicinin finansmana erişim fırsatı olacağız. Ekonomide ciddiyet olacağız, şeffaflık olacağız. Memlekette plan olacağız, program olacağız. Biz önümüzdeki dönem Türk milletinin güçlü iktidarı olacağız inşallah! Bu yüksek hassasiyetle seçim startını resmen veriyoruz. Sadece milletin yanında duracağız, sadece milletle beraber olacağız; ne AK Parti’nin ne de CHP’nin gölgesinde kalacağız! Bizim siyasetimizin ana çerçevesi budur. Attığımız bu adım aziz milletimiz için hayırlara vesile olsun inşallah. Önümüzdeki dönemde Türk milletinin, bugün gördüğümüzden çok daha güçlü, çok daha müreffeh olması için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-terorun-oldugu-yerde-durur-muyum</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u1.jpeg" type="image/jpeg" length="42650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NUN KONUĞU AZERBAYCAN  BÜYÜKELÇİSİ DR. REŞAD MEMMEDOV OLDU]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglunun-konugu-azerbaycan-buyukelcisi-dr-resad-memmedov-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglunun-konugu-azerbaycan-buyukelcisi-dr-resad-memmedov-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov’u Anahtar Parti Genel Merkezi’nde ağırladı. Görüşmede iki kardeş ülke arasındaki sarsılmaz bağların ve siyasi diyaloğun önemi vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu tarafından parti genel merkezi girişinde karşılanan Büyükelçi Memmedov’a, Azerbaycan Büyükelçiliği Müsteşarı Eldar Aliyev eşlik etti. Görüşmede Anahtar Parti Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Selma Yel de yer aldı.</p>

<p><strong>TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ KONUŞULDU</strong></p>

<p>Yaklaşık bir saat süren görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik ilişkileri, Türk dünyasının geleceği ve iki ülke arasındaki güçlü dayanışma ele alındı. Görüşmede karşılıklı nezaket ve misafirperverlik vurgusu öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükelçi Dr. ReşadMemmedov, ev sahipliği dolayısıyla Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’na teşekkür etti. Ağıralioğlu ise Azerbayca<a name="_GoBack"></a>n’ın Türk milletinin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglunun-konugu-azerbaycan-buyukelcisi-dr-resad-memmedov-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-a-z-e-r-b-a-y-c-a-n1.jpeg" type="image/jpeg" length="52102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: KARARSIZLARIN KARARI ANAHTAR PARTİ]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-kararsizlarin-karari-anahtar-parti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-kararsizlarin-karari-anahtar-parti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kastamonu halk buluşmasında, “Bugün ittifaklar ve yüzde 50+1 sistemiyle ilgili çok soru soruluyor. ‘Hangi ittifakta olacaksınız?’ diyorlar. Millet İttifakı dağıldı; Cumhur İttifakı’nın ise millet nezdindeki meşruiyet kolonları yıkıldı. Geçen seçimi ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye kazandılar, bu seçimde ise Öcalan ile yol yürümeye karar verdiler. Dolayısıyla artık ne Cumhur ne de Millet İttifakı vardır; sadece millet vardır, biz varız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kastamonu programı kapsamındaki halk buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Anneler Günü nedeniyle de çok sayıdakadın katıldı. Kadınların Anneler Günü’nü kutlayan Ağıralioğlu, “Ay yıldızlı al bayrağı bağrına basan herkesin rahatlıkla geleceği ve oy vereceği parti Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti, her rengiyle 86 milyonun, yani milletin partisidir” dedi.</p>

<p></p>

<p>Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Anahtar Parti, bir muhasebenin partisidir. Herkes susarken konuşan, herkes korkarken cesaretle ayağa kalkanlarız. Milletin hissesine bu kadar kudretli bir iktidar karşısında sessizlik düşmüşken, milletin dertlerini dert edinen ve haykırabilenleriz. Kavga etmeden eleştirebilen, çözümü içinde barındıran bir iradeyle yürüyebilen, memleketi kavgayla değil sevgiyle, parmak sallamayla değil kucaklaşarak, bölerek değil birleştirerek ayağa kalksın diye iktidarla rekabet hattını bir bayrak yarışına dönüştürenleriz.</p>

<p><strong>GÜZEL KONUŞMAK SİZE, GÜZEL YAPMAK BİZE DÜŞSÜN…</strong></p>

<p>Artık konuşarak cebimizin dolmadığı, konuşarak adaletin hızlanmadığı, konuşarak siftah yapamadığımız, aileyi koruyamadığımız ve toplumu ayağa kaldıramadığımız zamanlardayız. Hikmetli sözler söyleyerek çocuklarımızın hayallerine kavuşamadığı, sokakların güvenli hale gelmediği ve sadece güzel konuşmalar yaparak Türk milletinin zenginleşmediği gerçeği ortaya çıkmıştır. Siz çok güzel konuştunuz, mutluluk vadettiniz; okulun öneminden, eğitimin güvenliğinden ve çocuklarımızın özgürlüğünden bahsettiniz. Fakat bizim hissemize, 23 Nisan bayramında çocuklarımıza taziye vermek düştü. Siz güzel güzel konuşmalar yaptınız ama bizim evlatlarımız vuruldu. Sözlerinizi tükettiniz. Eskiden kalbinizle konuşuyordunuz, yolun başında kalbiniz vardı; sonra kalbiniz size güzel sözler söyletemeyecek hale geldi çünkü sözünüzü kirlettiniz. Güzel sözler söyleyemeyen kalbinizin önüne ‘prompter’ cihazı yetiştirdiniz.Cama bakıp konuştuğunuz için milletinizi göremediniz. Cama yazılanları okuyunca milletinizi zengin ve huzurlu zannettiniz; oraya her sorunu çözdüğünüzü yazdılar. Siz de muhasebe etmeden o sözleri oraya bakarak söyleyebildiniz. Sonra Anahtar Parti karşınıza geldi. Size dedim ki: ‘Milletinizle aranızdaki o camı kaldırın.’ Anahtar Parti sizin baktığınız camdan değil, unuttuğunuz ‘can’dan konuşuyor. Güzel konuşmak size; güzel yapmak bize düşsün…</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ KİRLİ SÖZLERİNİZLE LEKELENMEZ…</strong></p>

<p>Ben, cumhurbaşkanlığı makamı bölücülerin şantajına maruz kalmasın, bölücülüğün gölgesi o makama düşmesin diye altılı masadan kalktım. Şimdi de ben, teröristin ‘kurucu önder’ olarak kabul edilmeye çalışıldığı bir iradeye karşı duruyorum. Anahtar Parti, milletten başka hiçbir gölgenin altına sığınmasın diye kuruldu; ay yıldızlı al bayrağın gölgesinden başka bir gölge tanımadığı için yola koyuldu. Böylesine hassasiyetli bir partiyi ikbal hesaplarıyla töhmet altında bırakmaya çalışanların özür dileyeceği zamanlar gelecektir. Anahtar Parti, kirli sözlerle lekeleyebileceğiniz bir parti değildir.</p>

<p><strong>TUTARSIZLIK KARŞISINDA DİMDİK DURUYORUZ</strong></p>

<p>Anahtar Parti; devletini bilenlerin, vatanını koruyanların, milletinden başka hiç kimseye eyvallah etmeyenlerin ve ay yıldızlı bayraktan başka bayrak tanımayanların partisidir. Şimdi Öcalan’a statü tartışmalarının yapıldığı, İmralı’da cezasını çekmekte olan PKK elebaşının ‘kurucu önder’ gibi laflarla anıldığı zamanlardayız. Eskiden Cumhur İttifakı tarafında en ağır küfürlerin konusu olanların, şimdi iktidar ortakları tarafından özgürlük vaat edilen insanlar haline geldiğini görüyoruz. Sanki geçen seçimde ‘bizi seçerseniz Öcalan'a hürriyet vereceğiz, PKK ile masaya oturup bu işi çözeceğiz’ demişler gibi konuşuyorlar. Biz bu tutarsızlıkların karşısında dimdik duruyoruz.</p>

<p><strong>HER ŞEYİ YAPAMAYIZ AMA…</strong></p>

<p>Siyaseti doğru yere çekiyoruz. Biz ne yapacağını bilenleriz. Bu kadar yıldır iktidarı elinde bulunduran kadronun elinden memleketi, 2002’deki aynı dertlerle geri almaya çalışıyoruz. Vaadimiz şudur: Her şeyi yapamayız, elimizde sihirli değnek yok; ama memleketi bu ‘partili cumhurbaşkanlığı’ sisteminden kurtarırız. Bakanların Meclis’e karşı sorumlu olduğu bir sistem kurarız. Meclis’e bütçe denkliği getirebiliriz. İsrafı ve yolsuzluğu engelleyecek adımları atarak her bir kuruşun hesabını verebiliriz.Sayıştay raporlarını yargıya açarız. Kamu İhale Kanunu’nu değiştiririz. Her şeyi yapamayız ama Devlet Planlama Teşkilatını kurarız. Sizin gibi sekiz yıldır ‘enflasyonu düşüreceğiz’ diye konuşmayız. Biz her şeyi yapamayız ama mülakat adaletsizliğine son veririz, mülakatı kaldırırız. Devlette nepotizme son veririz mesela.Siyasi Partiler Kanunu’nu değiştiririz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama ceza davalarını iki yıl, hukuk davalarını bir yılda sonlandıracak bir liyakat kurarız mesela.</p>

<p><strong>ENFLASYON İLE MÜCADELEDE TÜİK’E TALİMAT VERMEYİZ MESELA…</strong></p>

<p>Faize verdiğiniz 760 milyar doları vermenize sebep olan savurganlığın önüne geçip, bu harcadığınız paraları millete veririz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama 20 bin lira verdiğiniz emeklilere biz 40 bin lira veririz mesela. Yurt dışına gitmiş 165 bin evladımızın her birini dönmeyi bekler gibi; bayrağı tutar gibi, vatanı tutar gibi tutar ve memleketlerinde hayal kurabilecekleri imkânlarla buluştururuz. Memlekette misafir ettiklerimizi de vatanlarında huzurla buluştururuz. Biz her şeyi yapamayız ama çocuklarımıza gıda yardımı veririz mesela. Üç yaşındaki çocuklar açlık yüzünden zeka geriliği yaşıyorsa onun önüne geçeriz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama devlet olarak mafyaların canına okuruz. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye TÜİK’e talimat vermeyiz mesela. Dünyanın en güvenli istatistik kurumunu kurarız; enflasyonu doğru hesaplarız ki, alım gücü ne kadar bozulmuşsa yürütme bunun telafisini doğru yapabilsin diye doğru ölçeriz mesela. Bu yapabileceklerimizi yaptığımızda, memleketin tek sorununun siz olduğu ortaya çıkacak mesela. Şimdi verileri yan yana ekliyorum; ne çıkıyor biliyor musunuz? Büyük bir illüzyon var, memlekette adeta büyük bir siyasi sihirbazlık var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TEKRARLAYAN BAŞARISIZLIK VE TEMBELLEŞME…</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi de iktidarın tahterevallisi olmuş; CHP’nin varlığı, AK Parti’nin bunca maharetsizliğine rağmen iktidarda kalabilme imkânı haline getirilmiş. Hep aynı şeyi tekrarlayan başarısızlık beraberinde AK Parti’yi tembelleştirmiş; nasıl olsa seçimi kazanıyorum diye ne adaylara özenmiş, ne programa özenmiş ne de yaptığının hesabını vermiş. Üstüne de Devlet Bey eklenmiş, Devlet Bey de hudutsuz ve sınırsız destek vermiş.Nasıl olsa iktidardayız diye millet unutulmuş; iktidarda kalmanın, memleketin sorunlarını çözme fırsatı olduğu unutulmuş ve iktidarda kalmak sadece devlet olmak zannedilmiş.</p>

<p><strong>“PARTİLENMİŞ VE PARSELLENMİŞ SİYASİ ALANI ALTÜST EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Artık memlekette AK Parti’nin galibiyetine ihtiyacımız yok. Sizin derdiniz seçimden galip çıkmak; bizim derdimiz ise ciddiyetle iş yapmak, planlı programlı çalışmak, konulan hedeflere ulaşmak ve yapamadıklarımızın hesabını verme mesuliyetini taşımaktır.Anahtar Parti; devleti milletle, milleti hakikatle, hakikati adaletle, adaleti merhametle buluşturacak olan yönetim maharetinin tecellisidir. O yüzden bu parti; Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren, cumhuriyeti çocukları için nimet görenlerin de partisidir. Milliyetçiliği bir mahcubiyet değil gurur sayan ülkücülerin de partisidir. Yarım asrı bulan muhafazakârlığın ve dindarlığın yirmi dört yıllık iktidarında; bu kadar sorun bizim ahlakımıza yakışmaz, bu kadar yara bize gelmez diyen ve bu kavgadan yorulmuş muhafazakârların da adresi Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti; partilenmiş ve parsellenmiş siyasi alanı altüst edecek partidir<a name="_Hlk229235335">. Ay yıldızlı al bayrağı bağrına basan herkesin rahatlıkla geleceği ve oy vereceği parti Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti, her rengiyle 86 milyonun, yani milletin partisidir. </a>Kürt’ün, Türkmen’in, Alevi’nin, Sünninin, dindarın, sağcının ve solcunun; yani bu topraklara kalbiyle bağlı olan, ‘burası vatanım’ diyen ve her karışını kutsal sayan herkesin partisidir.</p>

<p><strong>NE CUMHUR NE DE MİLLET İTTİFAKI KALDI!</strong></p>

<p>Bugün ittifaklar ve yüzde 50+1 sistemiyle ilgili çok soru soruluyor. ‘Hangi ittifakta olacaksınız?’ diyorlar. Millet İttifakı dağıldı; Cumhur İttifakı’nın ise millet nezdindeki meşruiyet kolonları yıkıldı. Geçen seçimi ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye kazandılar, bu seçimde ise Öcalan ile yol yürümeye karar verdiler. Dolayısıyla artık ne Cumhur ne de Millet İttifakı vardır; sadece millet vardır, biz varız. En büyük parti ‘kararsızlar’dır ve biz kararsızların kararının Anahtar Parti olması için yürüyoruz. İktidardan memnun olmayıp kararsız hale gelen seçmen, Anahtar Parti ile birleşerek bizi iktidar yapabilecek güce ulaştırabilir. İttifak yapmaya çok hevesliyseniz; Anahtar Parti lokomotif olarak yoluna devam edecek ve size koordinat çizecektir. O koordinatları tutturanlar gelsin bizimle ittifak yapsın.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ’NİN İTTİFAK KOORDİNATLARI…</strong></p>

<p>Anahtar Parti ile ittifak yapma koordinatlarından bahsedelim, herkes hizaya girsin. Devletini devlet bilenler, vatanını vatan bilenler, teröriste terörist diyebilenler, resmi dili, üniter yapıyı koruyabilenler, Anayasa’dan taviz vermeyenler, memlekette devleti kendi malı zannetmeyenler, haram yemeyenler, yalan demeyenler, bölücülere selam vermeyenler, bölücüleri ağırlayıp uğurlamayanlar, devletin imkânlarına namusu gibi bakabilenler, kamunun kaynaklarını koruyabilenler, sınırlarımızı bekleyebilenler, sınırlarımızı kevgire çeviren, sonra da çocuklarımızın hayatlarını kabusa çeviren bu uyuşturucu trafiğine engel olabilenler, demografimizi yönetebilenler, aileyi koruyabilenler, adaleti tecelli ettirebilenler…</p>

<p><strong>‘ÇIKACAK’ İLE ‘KALACAK’ ARASINDA FARK YOK!</strong></p>

<p>Şimdi ima şu, ‘Sen acaba Cumhur İttifakı’yla beraber olur musun?’ Hayır;adamlar Öcalan ile yürüyor, nasıl beraber olacağız? Altılı Masa zamanında Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Selahattin Demirtaş ben gelince çıkacak’ diyordu. Ben de diyordum ki; siyasetçiler adalete emreder gibi konuşamaz, adalet tecelli eder. ‘Ben gelince çıkacak’ demek ile ‘ben burada olduğum müddetçe kalacak’ demek arasında hukuk devleti açısından bir fark yoktur. Şimdi Cumhur İttifakı; Meclis’te siyasi temsil, Öcalan’a ‘kurucu önder’lik ve statü konuşuyor. Siyasetin liyakat ve adalet dengesinin bozulduğu bu berbat iklimde Anahtar Parti, milletle ittifak yapacaktır. Bizim tek bakacağımız şey ay yıldızlı al bayrağımız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığıdır.”</p>

<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, halk buluşmasının ardından Kastamonu sokaklarında esnafla sohbet etti; kadınların Anneler Günü’nü çiçeklerle kutladı. Ağıralioğlu, program kapsamında partisinin Kastamonu İl Başkanlığı açılışını da gerçekleştirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-kararsizlarin-karari-anahtar-parti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-k-a-s-t-a-m-o-n-u1.jpeg" type="image/jpeg" length="34629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ENFLASYONU DÜŞÜREMEDİNİZ, MEMLEKETİ DÜŞÜRDÜNÜZ!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-enflasyonu-dusuremediniz-memleketi-dusurdunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-enflasyonu-dusuremediniz-memleketi-dusurdunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, düzenlediği basın toplantısında iktidara Anayasa çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, parti genel merkezinde basın toplantısı gerçekleştirdi.Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değişmesi gerektiğini ve yalnızca milletle ittifak yapacaklarının altını çizen Ağıralioğlu, teröristbaşı Öcalan’a yönelik statü çıkışına da tepki gösterdi. Maden ruhsatlarıyla ilgili sürecin de tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayanGenel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ BÜYÜYOR, GELİŞİYOR…</strong></p>

<p>“Anahtar Parti, siyasetin günlük mesuliyetini taşımadan kendi hevesine konu ettiği yapay gündemler içerisinde, milletin gerçek gündemine odaklanmış bir parti olarak her geçen gün milletin gönlünde büyüyor. Kuruluşumuzdan bugüne Anahtar Partimiz, Türk milletinin kilitlenmiş sorunlarının anahtarı olabilme kapasitesini her geçen gün Anadolu’da güçlendiriyor. Anketlere yansıyan ve milletin sinesinde bulduğumuz karşılığın oya dönük tarafları, memleketin gerçek gündemine odaklı siyasetin milletin sinesinde yer bulacağını herkesin anlayacağı şekilde gösteriyor. Anahtar Parti büyüyor, gelişiyor ve önümüzdeki dönemin iktidar namzeti olmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Anahtar Parti, Türkiye’nin alıştığı siyasi tahterevallinin seçmen davranışlarını ne kadar töhmet altına soktuğunu biliyor. Bu mecburiyet hattını bozmaya ve önümüzdeki dönem alternatif olmaya çalışıyor. Kimi anketlerde dördüncü, kimi anketlerde beşinci parti çıkan Anahtar Parti iktidar iddiası olan merkez parti olma hüviyetiyle siyasetini her geçen gün milletin kalbine mayalıyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE’NİN SİYASİ PROBLEMLERİNİN MERKEZİNDE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ VAR</strong></p>

<p>Türkiye’nin siyasi problemleri var ve bu siyasi problemlerin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi var. Türkiye’nin ekonomik problemleri, şikâyetleri, rekabet gücündeki azalma, bürokrasideki aşınma ve akademideki bozulma gibi pek çok sorunun merkezinde tecrübe ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile buna bağlı siyasi maharetsizlik ve bozulma yer alıyor. Aslında bizim çözülemeyecek bir sorunumuz yok; bizim asıl sorunumuz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni bu siyasi pratikle birleştirmiş olan maharetsizliğinmemleketin sorunu haline gelmesidir. Sorunların nasıl çözüleceği merakının cevabı da burada yatıyor: Sorunların sebebi olan bu organizasyonu ve siyasi maharetsizliği, memleket nöbetinde millet iradesiyle buluşturup devraldığımızda memleketin sorunları çözülecek.</p>

<p>Türkiye’de artık iktidardan umut kalmadı; muhalefet de bu tahterevalli içerisinde bunca soruna rağmen umut olamadı. Anahtar Parti olarak, Anayasa tartışmalarına ciddiyet katmak adına bir teklifte bulunuyoruz: Öyle boş tartışmalar yaptırmayın. Eğer kendinize güveniyorsanız ve ciddi siyasetçiler olduğunuza inanıyorsanız, Anayasa’ya ‘Sekiz çeyrekte enflasyonu tek haneli rakama düşüremeyen hükümetler, doksan gün içinde seçime giderler’ şeklinde bir madde yazın ki ciddiyetinizi görelim. Sekiz senedir enflasyonu düşüremediniz, memleketi düşürdünüz. Madem çok maharetlisiniz, enflasyonu düşüreceğiz dediğiniz halde bunu başaramamanızın bir kanunla, kuralla kayıt altına alınmasını sağlayalım. Keyfiliğinizden kurtulmanız için seçim, muhalefetin ve demokrasinin sunduğu en makul davettir.</p>

<p><strong>STATÜYÜ MİLLETİNİZE SORACAKSINIZ…</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemde bir seçim popülizminin de yavaş yavaş başladığı fark ediliyor. Türkiye’de yaptıklarınızı milletinize soracaksanız, seçimi beklemeden soracaklarınız da var. Sayın Devlet Bahçeli’nin her geçen gün el yükselterek konuştuğu ‘kurucu önderlik’ ve ‘muhataplık’ meseleleri var. Son olarak grup konuşmasında ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ gibi bir statü teklifinde bulundu. Bu süreç başladığından beri Anahtar Parti olarak şunu söylüyoruz: Millete sorun. Madem bu kadar eski söylediklerinizden vazgeçtiniz, bu yaptığınız şeyi milletinize soracaksınız. Öcalan’a statü mü vereceksiniz, milletinize sorun ki millet sizin statünüzü size göstersin. Milletin evlatlarının katiline statü talep ettiğinize göre, önce kendi statünüzün ne olduğunu milletten kontrol edin. Milletin size böyle bir şey yapma hakkı verip vermediğini bir görelim.</p>

<p>Bedeli millet ödüyor, evlatlarını millet şehit veriyor, çocuklarını yetim olarak millet büyütüyor. Mikrofonlar önünde ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye konuşup unuttuğunuz o millettir. Şimdi de milletin evlatlarının katiline statü derdine düştünüz. Statüyü milletinize soracaksınız sonra bu işlere bakacağız.</p>

<p><strong>BURASI KUZEY KORE Mİ?</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele programınız akamete uğradı ve savaşı bahane ettiniz. Bu sene vadesi gelmiş 236 milyar dolar borcumuz var ve ihtiyacımız olan döviz rezervi ekonomimiz üzerinde kur baskısı yapıyor. Kuru baskılayarak, talebi kısarak ve faizi artırarak enflasyonu düşürmeye çalışmanız reel sektörün canını çıkarmak üzereydi. Şimdi buna bir de savaş etkisi ve petrol fiyatlarındaki artış eklenince, kısa vadeli borç yüküyle birlikte muazzam bir kur ve devalüasyon baskısı altındasınız. Bıraksanız reel sektör çökecek, devam etseniz faizle ticaret dönmeyecek.</p>

<p>Ödeme disiplinini bozdunuz, memleketin alım gücü düştü ve enflasyonu kendiniz için bir avantaja çevirdiniz. Vatandaşa vereceğinizi hesaplarken az, harcarken çok hesaplayarak vatandaşın cebinden para çekiyorsunuz. Yaşam kalitesini bozup bahaneyi İran-İsrail gerilimine veya dış güçlere bağlıyorsunuz. Bu durumun böyle olmayacağına dair açıklama yapan İş Bankası Genel Müdürüne, yaptığı ikazlardan sonra özür dilettiriyorsunuz. Bu durum, zaten kırılgan olan ekonomimizin dış görüntüsüne imaj ve itibar hasarı veriyor. Ülkede ekonomideki açıkların bile söylenemediği bir algı oluşturarak Türkiye’yi Kuzey Kore’ye benzetiyorsunuz. Yanlışların söylenemeyeceği bir yönetim mekanizmasını tercih ediyorsunuz. Bedelini biz ödediğimize göre, uyguladığınız programın hayatımızda neyi bozduğunu görmek zorundasınız; ancak hükümetin bu duygudan vareste olduğu görülüyor.</p>

<p>Meclisin hükmünü ve sorunlara çözüm olma kapasitesini hasarladınız. Türkiye’de karşı karşıya olduğumuz en mühim sorun, sorun çözme kapasitesini yitirmiş bir siyasettir. Yirmi dört yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz; yönettiğiniz ülkenin demografisi bozuluyor, aile yapısı yıkıldı diye olağanüstü gündemli toplantılar yapıyorsunuz. Sınırlarınız kevgire döndü, demografiniz bozuldu diye bağıranları duymuyordunuz; şimdi bunu milli güvenlik sorunu ilan ediyorsunuz. Devletin planlama imkânları elinizdeyken bu beka meselesini göremediniz. Şimdi cüzdan sallayarak nüfusu, genelgeyle de aileyi kurtarmaya çalışıyorsunuz. Bakanları ve rakamları değiştirerek enflasyonla mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz.</p>

<p><strong>MADEN RUHSATLARIYLA İLGİLİ SÜRECİ GÖZDEN GEÇİRİN!</strong></p>

<p>Bir taraftan suyun ne kadar kıymetli olduğunu ve Türkiye’nin su fakiri olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu konuşuyorsunuz; ancak organize sanayi bölgelerinden yer altına basılan kirli suları temizlemeyi aklınıza getirmiyorsunuz. Ordu’da, Giresun’da kanun tanımaz bir pervasızlıkla verilen maden ruhsatları insanların yaşam alanlarını, sularını, topraklarını ve meralarını berbat ediyor ama umursamıyorsunuz. Mahkeme kararları olmasına rağmen bunları tanımıyorsunuz.</p>

<p>Biz ‘maden çıkarmayın’ demiyoruz ancak bunun dünyada bir standardı vardır. Çıkardığınız madenle tehdit ettiğiniz hayatlar arasındaki dengeyi planlayacak kadar aklınız olmalı. Ekonomiye kattığınız zenginlik insan içindir. İnsanın hayatını berbat ederek elde ettiğiniz zenginliği kimin için planlıyorsunuz? İnsanı bozdunuz mu devlet bozulur. İnsanın yaşam alanını bozup zenginlik oluşturacağınızı söylemenizin, insanı kaybettikten sonra kimseye bir faydası yoktur.Bu nedenle maden ruhsatlarıyla ilgili sürecin tekrar gözden geçirilmesi, mahkeme kararlarının tatbik edilmesi ve orada yaşayan insanların feryadının duyulması için Anahtar Parti teyakkuz halindedir. Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanlığımızgünlerdir bölgedeydi. Köylerini ve topraklarını bekleyen insanlarla omuz omuza olacağız. Birkaç kişinin kâr hırsı yüzünden yaylalarımızı, meralarımızı ve sularımızı berbat etmenize sessiz kalmayacağız.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ, MİLLETLE İTTİFAK KURACAKTIR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anahtar Parti, milletle ittifak kuracaktır. Şu anda politik gündemimizi kararsız seçmenlere odakladık. Eğer kararsızlar birinci parti konumundaysa, siyasetin mesuliyeti bu seçmenin niçin kararsız olduğunu doğru analiz etmektir. Bu kitle ağırlıklı olarak iktidar bloğundan kopan kararsızlardır; beklentisi boşa düşmüş, hayalleri kâbusa dönmüş ve umudu yük olmuş bir millet gerçekliği vardır. Anketler kararsız seçmeni birinci parti olarak gösteriyorsa, bu kararsızlığa sebep olan sorunları konuşan bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır; o irade de Anahtar Parti’dir. Siyasi mesuliyetimizi kararsızlarla ve milletle ittifak üzerine kurduk. Elbette seçim sathına girdiğimizde, önceliği millet olan bir pratiğin gereklerini yerine getireceğiz ve millete sırtımızı dönmeyeceğiz. Memleketin daha iyi yaşamasına imkân sağlayacak her fikri destekleyeceğiz.</p>

<p>Anahtar Parti, Türk siyasetindeki bu tahterevalliyi bozmak için siyaset yapıyor. Bize sorulan ‘hangi ittifaktasınız’ sorularının muhatabı olan yapılar artık mevcut değildir. Ne Millet İttifakı kaldı ne de Cumhur İttifakı’nın ana taşıyıcı kolonları yerinde duruyor. Dolayısıyla ortada sadece millet ve milletin sorunları vardır. Millet, bu sorunları çözecek bir irade beklemektedir. Anahtar Parti, milletin sorunlarına doğru ümit olabilmek ve çok daha fazlasının mümkün olduğuna milleti inandırmak iddiasıyla yürüyecek. Partinin istikbali olarak gördüğümüz şey, milletin istikbalidir. Bu yüzden odağımızda ittifaklar değil, milletle nasıl beraber olacağımız ve sorunlara nasıl çözüm üreteceğimiz yer alıyor.</p>

<p><strong>SİYASET BU TÜRBÜLANSTAN İTİBARINI KURTARAMAZ!</strong></p>

<p>Anahtar Parti, siyasetin komple kantarda olduğu bu dönemde oluşan büyük boşluğu doldurmak için kurulmuştur. Biz sistemi kuran, sisteme uyan, demokrasiyi ve hukuku çalıştıran bir düzen teklif ediyoruz. Her kuruşun hesabını veren bir yürütme ve güçlü bir yasama inşa edeceğiz. 86 milyona hitap eden, yüzde 100’ü kucaklayan bir perspektifle geliyoruz. Bir taraftan kayyum atanırken diğer taraftan hükümet ortaklarının kayyumların görevine dönmesini istemesi; bir taraftan terör örgütü elebaşının meclise çağrılması, diğer taraftan Kurucu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’ye, ana muhalefet partisine, müdahale edilmesi memleketi bir tutarsızlık girdabına sokmaktadır. Siyaset bu türbülanstan itibarını kurtaramaz.</p>

<p>Bizim maharetimiz; devletin her kuruşunun hesabını sormakla millet iradesini korumayı, hazineyi korumakla milletin egemenliğini korumayı bir arada başarmaktır. Bu ilkesiz siyaset milletin ümidini kırmıştır; Anahtar Parti ise bu güvensizliğe ve ölçüsüzlüğe alternatif olmak için vardır. Biz bir kavga kadrosu değil, 86 milyonun yaşayacağı bir Türkiye hayalinin vatanseverleriyiz. Yüksek standartlı demokrasi ve hukuk için gereken hazırlıkları yapıyoruz. Memleketin ayağa kalkması için kanun koyan ve koyduğu kurala uyan terbiyeli siyasetçilere ihtiyaç vardır. Kanunun çalışmadığı yerde istişare edebilen bir siyaset anlayışı geldiğinde memleketin nasıl kalkındığını hep birlikte göreceğiz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-enflasyonu-dusuremediniz-memleketi-dusurdunuz</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-b-a-s-i-n-t-o-p-l-a-n-t-i-s-i2.jpeg" type="image/jpeg" length="57288"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Kahramanmaraş’ta İlçe Başkanlıklarında Görev Değişimi]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/mhp-kahramanmarasta-ilce-baskanliklarinda-gorev-degisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/mhp-kahramanmarasta-ilce-baskanliklarinda-gorev-degisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Onikişubat İlçe Başkanı Ömer Emrah Satıcı ile Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Muhammet Pacacı’nın görevlerine son verildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada, teşkilata bugüne kadar sundukları hizmetlerden dolayı her iki isme teşekkür edildiği ifade edildi.<br />
Görev değişiminin ardından Onikişubat İlçe Başkanlığı görevine Koray Korkmaz, Dulkadiroğlu İlçe Başkanlığı görevine ise Ökkeş Yüksel Ferhuşoğlu’nun atandığı duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/mhp-kahramanmarasta-ilce-baskanliklarinda-gorev-degisimi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/5778472506854412520.jpg" type="image/jpeg" length="60756"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anahtar Partili Özcan’dan Termik Santral Önünde Sert Açıklama]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-partili-ozcandan-termik-santral-onunde-sert-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-partili-ozcandan-termik-santral-onunde-sert-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Elbistan İlçe Başkanı Fatih Özcan, Afşin-Elbistan A Termik Santrali önünde yaptığı basın açıklamasında kamu kaynaklarının kullanımı ve işçi çıkarmalarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bazı kişilerin çalışmadan maaş aldığını iddia eden Özcan, bu durumun bedelini emekçilerin ödediğini savundu.<br />
Torpil ve yakın ilişkilerle yapılan görevlendirmelere dikkat çeken Özcan, “Yakınlarını eskiye dayalı veya torpile dayalı şekilde görevlendirmek, işçinin ve çalışanın yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırmaz” dedi.<br />
Yaşananların sorumluluğunu siyasilere yükleyen Özcan, “Bugün yaşanan pervasızlığın ve toplu işçi kıyımlarının müsebbibi sorumsuz siyasilerdir” ifadelerini kullandı.<br />
Yetkililere çağrıda bulunan Özcan, “Bir kişinin ya da birkaç kişinin çıkarı için binlerce insanı mağdur edemezsiniz. Buna hakkınız yok. Biz kimlerin çalışmadan maaş aldığını, kimlerin yakınlarının işe alındığını çok iyi biliyoruz. Vicdan edin” diye konuştu.<br />
Halktan kopuk bir siyaset anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özcan, kamuoyunu duyarlılığa davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-partili-ozcandan-termik-santral-onunde-sert-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/04/5949324282959695212.jpg" type="image/jpeg" length="47476"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Öztunç: “Depremin üzerinden 3 yıl geçti, Narlı’da tek bir TOKİ konutu yapılmadı”]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/chpli-oztunc-depremin-uzerinden-3-yil-gecti-narlida-tek-bir-toki-konutu-yapilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/chpli-oztunc-depremin-uzerinden-3-yil-gecti-narlida-tek-bir-toki-konutu-yapilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada deprem bölgesindeki konut projelerine ilişkin eleştirilerde bulunarak, Kahramanmaraş’ın bazı bölgelerinde aradan geçen üç yıla rağmen TOKİ konutlarının yapılmadığını öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Öztunç, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Narlı beldesinde depremden bu yana herhangi bir TOKİ konutunun inşa edilmediğini iddia etti.<br />
Bölgedeki vatandaşların barınma sorunlarının devam ettiğini belirten Öztunç, “Depremin üzerinden üç yıl geçti ancak Narlı beldesinde daha tek bir çivi çakılmadı, bir tane bile TOKİ konutu yapılmadı” dedi.<br />
İktidar sıralarından gelen itirazlara da yanıt veren Öztunç, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek Narlı’da konut inşaatının başlamadığını savundu.<br />
Göksun ilçesine bağlı Çardak Mahallesi’nde de benzer bir durum yaşandığını öne süren Öztunç, kura çekimi yapılmasına ve anahtar teslimi gerçekleştirildiğinin açıklanmasına rağmen ortada fiziki konut bulunmadığını iddia etti.<br />
Öztunç, “Çardak Mahallesi’nde binaların yapıldığı söylenerek kura çekildi ve anahtarlar verildi. Ancak ortada bina yok, ev yok. Bu insanlar anahtarla neyi açacak?” ifadelerini kullandı.<br />
Deprem bölgesindeki konut projelerinin hızlandırılması gerektiğini belirten Öztunç, mağduriyetlerin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/chpli-oztunc-depremin-uzerinden-3-yil-gecti-narlida-tek-bir-toki-konutu-yapilmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/03/5859505921116015907.jpg" type="image/jpeg" length="72209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Partili Şahin: “Orta Doğu’daki çatışmalar bölgesel savaşa dönüşme riski taşıyor”]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/ak-partili-sahin-orta-dogudaki-catismalar-bolgesel-savasa-donusme-riski-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/ak-partili-sahin-orta-dogudaki-catismalar-bolgesel-savasa-donusme-riski-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin artık iki devlet arasındaki çatışmanın ötesine geçtiğini belirterek bölgesel bir savaşa dönüşme riski bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine söz alan Şahin, Orta Doğu’daki gelişmelere ve Türkiye’nin güvenlik stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki çatışmaların giderek derinleştiğine dikkat çeken Şahin, uluslararası kurumların krizler karşısında etkisiz kaldığını dile getirdi.<br />
Konuşmasında Orta Doğu’nun yakın tarihine değinen Şahin, 1991 yılında başlayan Birinci Körfez Savaşı’ndan bu yana bölgede savaşsız bir dönemin yaşanmadığını belirterek, “Bazen bir çatışma, bazen iki ya da üç farklı çatışma yaşandı. Ancak bugün geldiğimiz noktada yalnızca iki devlet arasındaki bir gerilimden söz etmiyoruz; savaşın bölgeselleşmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız. İçinde yaşadığımız bölge yaklaşık 35 yıldır fiilî olarak savaşın sürdüğü bir coğrafya” dedi.<br />
Uluslararası hukuk ve küresel kurumların etkinliğini kaybettiğini savunan Şahin, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin ciddi bir kriz yaşadığını ifade ederek, “Uluslararası hukuktan sorumlu kuruluşların sessiz kaldığı bir süreçten geçiyoruz. Artık kimse bu kurumlardan çözüm beklemiyor” değerlendirmesinde bulundu.<br />
Şahin, son dönemde tırmanan İsrail-İran gerilimine de değinerek, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “hukuk dışı” olarak nitelendirdi. İran’a da uyarıda bulunan Şahin, “Bu saldırıyı gerekçe göstererek krizi bölgedeki diğer devletlere yayma çabası savaşın bölgeselleşmesine yol açabilir” ifadelerini kullandı.<br />
Türkiye’nin bölgede barış ve istikrar için diplomasi yürütmeye devam edeceğini vurgulayan Şahin, Ankara’nın temel önceliklerinin çatışmaları ülke sınırlarından uzak tutmak, diplomatik girişimleri sürdürmek ve savunma kapasitesini artırmak olduğunu söyledi.<br />
Şahin, “Türkiye savaş peşinde değildir. Ancak terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda iç cephemizi güçlendirmeye ve savunma sanayisi kapasitemizi artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/ak-partili-sahin-orta-dogudaki-catismalar-bolgesel-savasa-donusme-riski-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/03/5859505921116015905.jpg" type="image/jpeg" length="81789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fuat Geçen’den Terörsüz Türkiye Uyarısı: Dikkatli Olunmalı!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/fuat-gecenden-terorsuz-turkiye-uyarisi-dikkatli-olunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/fuat-gecenden-terorsuz-turkiye-uyarisi-dikkatli-olunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, “Terör örgütü elebaşı ve tepe kadrosunun daha serbest hâle gelmesinin örgütün toparlanmasına mı yoksa feshine mi hizmet edeceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Geçmiş örneklerin bu konuda dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor” uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Ramazan ayının Türkiye’ye ve İslam âlemine hayırlar getirmesi temennisiyle başladığı basın açıklamasında, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ilişkin komisyonun yayımladığı nihai raporu değerlendirdi. Geçen, raporun; Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin komisyona sunduğu metinlerin ortalaması niteliğinde olduğunu belirterek iki ana başlığa dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>“TERÖRÜN BÜTÜN UNSURLARIYLA FESHİ, DEVLET CİDDİYETİYLE TESPİT EDİLMELİDİR”</strong></p>

<p></p>

<p>Raporun ilk önemli hususunun, terörün yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarıyla kendini feshetmesi ve bu fesih işleminin devlet görevlilerince tayin ve tespit edilmesi olduğunu ifade eden Fuat Geçen, “Terör bitmiştir, artık yurt içinde ve yurt dışında PKK terör örgütünün herhangi bir unsuru kalmamıştır denilmesiyle birlikte hareket edilmesi arzu edilen bir süreçtir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tespitin devlet ciddiyetiyle yapılması gerektiğini vurgulayan Geçen, 2009-2015 yılları arasında yürütülen süreci, Habur’daki çadır mahkemelerini ve hendek olaylarını hatırlattı. Diyarbakır’da onlarca vatan evladının şehit olduğunu belirten Geçen, terör unsurlarının bu süreçte lojistiklerini yurt dışına taşıdığını, sürecin hassasiyeti gerekçe gösterilerek buna seyirci kalındığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>“AKLI BAŞINDA HİÇ KİMSE TERÖR OLSUN DEMEZ!”</strong></p>

<p></p>

<p>“Yaşanmış hadiselerden bahsediyoruz, niyet okuması yapmıyoruz” diyen Geçen, Anahtar Parti’nin terörün yalnızca PKK değil, ülkeyi rahatsız eden tüm unsurlarıyla ortadan kaldırılmasını amasız, fakatsız desteklediğini; ancak süreçteki muhataplıklar ve izlenen yöntem konusunda itirazları bulunduğunu söyledi.</p>

<p>“Türkiye’de aklı başında hiç kimse terör olsun demez” diyen Geçen, terörle mücadelede şehitlerin, gazilerin ve şehit ailelerinin maneviyatını zedeleyecek bir usulün kabul edilemeyeceğini belirtti ve ayrıştıkları noktanın bu olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>“MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASALAR TERÖRLE MÜCADELEYE HALEL GETİRMEMELİ”</strong></p>

<p></p>

<p>Geçen, ikinci ana başlığın “müstakil ve geçici yasalar” olduğunu belirterek, bu düzenlemelerin PKK ile sınırlı ve sürece özgü olacağının ifade edildiğini söyledi. Türkiye’nin vekâlet savaşlarının ortasında bulunduğunu vurgulayan Geçen, terörle mücadele kanununun özüne zarar verecek ve kötü emsal oluşturacak bir düzenlemenin millete yapılacak en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>“ORTAYA ÇIKACAK TABLO HÜKÜMETİN SORUMLULUĞUNDADIR”</strong></p>

<p></p>

<p>Anahtar Parti’nin muhatabının doğrudan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti olduğunu kaydeden Fuat Geçen, sürecin tüm sorumluluğunun hükümete ait olduğunu söyledi. Yasa çıkarma yetkisi ve çoğunluğunun AK Parti’de bulunduğunu hatırlatarak, ortaya çıkacak tablonun da hükümetin sorumluluğunda olacağını ifade etti.</p>

<p>Yasal düzenlemelerin, PKK’nın yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarının fesih ve tespitinden önce mi yoksa sonra mı hayata geçirileceği konusunda raporda açıklık bulunmadığını belirten Geçen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Terör örgütü elebaşı ve tepe kadrosunun daha serbest hâle gelmesinin örgütün toparlanmasına mı yoksa feshine mi hizmet edeceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Fuat Geçen, geçmiş örneklerin bu konuda dikkatli olunması gerektiğini gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>Anahtar Parti’nin çıkacak yasaları kurduğu ekiple milleti, şehitleri ve gazileri adına yakından takip edeceğini vurgulayan Geçen, kapsam, sınır ve uygulama bakımından uyarıcı ve ön alıcı tavsiyelerini sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p></p>

<p><strong>İSRAİL VE ABD’YE TEPKİ</strong></p>

<p></p>

<p>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne de değinerek, İsrail’in yayılmacı politikalarına dikkat çekti. Amerika’nın İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, İsrail’in Orta Doğu’yu kontrol etmesi gerektiği yönündeki açıklamasını hatırlatan Geçen, daha önce Nil ve Fırat havzalarının İsrail’e vaat edilmiş topraklar olduğu yönündeki ifadeleri de eleştirdi.</p>

<p>Bu yaklaşımın bölgeyi bütünüyle İsrail’in kontrolüne bırakma anlayışına evrildiğini söyleyen Geçen, Türkiye’nin bu konuda daha net bir tepki ortaya koyması gerektiğini ifade etti. İran’da yaşanan gelişmelerin de İsrail’in yayılmacı politikasına zemin hazırladığına yönelik değerlendirmede bulundu.</p>

<p></p>

<p><strong>“ANAYASA MUTABAKAT METNİDİR”</strong></p>

<p></p>

<p>Açıklamasında anayasa tartışmalarına da yer veren Fuat Geçen, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un referandum vurgusunu hatırlatarak, anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi için 360-400 aralığında bir çoğunluğun hedefleniyor olabileceğini söyledi.</p>

<p>Anayasanın siyasal iktidarın metni değil, bir mutabakat metni olduğunu vurgulayan Geçen, toplumun tüm unsurlarının katkı sunması gerektiğini ifade etti. “Torba anayasa” anlayışına karşı olduklarını belirten Geçen, milletin hakemliğine başvurulacaksa anayasanın hazırlanma sürecinde de milletin söz sahibi olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Anahtar Parti’nin yeni bir anayasa yapılmasına olumlu baktığını belirten Fuat Geçen, ancak sürecin yöntemi, şeffaflığı ve katılımcılığı doğrultusunda tavır belirleyeceklerini ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/fuat-gecenden-terorsuz-turkiye-uyarisi-dikkatli-olunmali</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/anahtar-parti-sozcusu-fuat-gecen-2jpg-1.jpg" type="image/jpeg" length="39938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Kahramanmaraş İl Kadın Kolları’ndan İstifa İddialarına İlişkin Açıklama]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/ak-parti-kahramanmaras-il-kadin-kollarindan-istifa-iddialarina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/ak-parti-kahramanmaras-il-kadin-kollarindan-istifa-iddialarina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Kahramanmaraş İl Kadın Kolları Başkanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan “AK Parti’yi sarsan istifa. Partide çete var.” başlıklı haberlere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapılan açıklamada, haberlerde adı geçen Sefa Eyicil Gül’ün yaklaşık bir aydır benzer içerikli paylaşımlarda bulunduğu belirtilerek, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.<br />
Açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla sürecin tüm yönleriyle paylaşılmasının gerekli görüldüğü kaydedildi.<br />
İl Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Gül’ün, parti içi huzuru zedeleyen tutum ve davranışları ile kurumsal kimlikle bağdaşmadığı belirtilen bazı yazışma ve mesaj kayıtlarının tespit edilmesi üzerine görevine 8 Ocak 2026 tarihinde son verildiği bildirildi.<br />
Görevden alınmasının ardından çeşitli iftira ve karalama içerikli beyanlarda bulunulduğu aktarılan açıklamada, başlangıçta bu paylaşımlara karşılık verilmediği, ancak iddiaların disiplin süreci ve soruşturma gerektirecek boyuta ulaşması üzerine İl Disiplin Kurulu’na sevk kararı alındığı ifade edildi. Bu süreçten haberdar olan Gül’ün ise 14 Şubat 2026 tarihinde parti üyeliğinden istifa ettiği belirtildi.<br />
Basında yer alan “il teşkilatını yolsuzluk ve çeteleşmeyle suçlayarak istifa ettiği” yönündeki iddiaların asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, teşkilat bünyesinde belediyeler ya da kamu kurumlarından petrol ihalesi alarak şahsi menfaat sağlayan herhangi bir kişinin bulunmadığı kaydedildi.<br />
Açıklamada ayrıca, söz konusu iddiaları dile getiren kişinin elinde belge ve bilgi varsa Cumhuriyet Savcılığına sunması çağrısında bulunularak, aksi halde yasal sürecin başlatılacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/ak-parti-kahramanmaras-il-kadin-kollarindan-istifa-iddialarina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/5818983901110668499.jpg" type="image/jpeg" length="72662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Memleketin Gündemine Odaklıyız]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketin-gundemine-odakliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketin-gundemine-odakliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “İktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’a nezaket ziyaretinde bulundu. Ağıralioğlu’na parti heyetinde Genel Sekreter Nihal Ağca, Toplumsal Politikalar Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zeki İşcan, Kültür&amp;Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Muhammed Hakan Tanrıöver, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanı Emine Küçükali Gürkök ile AR-GE ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkanı Prof. Dr. Özcan Güngör eşlik etti.</p>

<p><strong>“İSTİŞARE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ…”</strong></p>

<p>Ziyaret sonrası yapılan basın toplantısında, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Samimi şekilde bir araya gelmeye ve istişare etmeye devam edeceğiz. Milletin sahipsiz, dertlerinin çözümsüz olmadığını, bu şartlardan çok daha iyi şartlarda yaşamanın mümkün olduğunu; Türkiye'nin doğru yönetildiğinde yalnızca 85 milyona değil, 850 milyona dahi yetebilecek potansiyele sahip bulunduğunu hem göstereceğiz hem de milletimizin umutlarını diri tutarak temsil edeceğiz inşallah. Verimli bir ziyaret ve verimli bir istişare oldu. Ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum.</p>

<p>Ülkenin acil sorunları nelerdir, hangi meseleler daha önemlidir, hangileri duyurulmalı, hangileri daha çok gündeme getirilmelidir, memleketin ve milletin gerçek gündemini konuşan siyasetin hayata geçirilmesi nasıl sağlanabilir… Bunları istişare ettik. Çünkü Türkiye'de siyasetin bir gündemi var, bir de milletin gündemi var. Türkiye'de siyasetin konuşulmasını istediği bir gündem var; milletin ise konuşulması elzem olan bir gündemi var.</p>

<p><strong>SİYASİ BÜNYE YAŞLANDI, YIPRANDI…</strong></p>

<p>Dolayısıyla biz muhalefet partileriyiz. Millet içiniz, milletin dertlerine derman olmak içiniz. İktidar bu kadar uzun süre görevde kaldığı için siyasi bünyenin yaşlandığını ve yıprandığını düşünüyoruz. Bu nedenle iktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız. Milletin konuşulmasını istediği sorunların ve duyulmasını arzu ettiği dertlerin dile getirilebildiği, çözülebilecek olanların çözüldüğü; çözülemiyorsa yönetimin devredilebildiği ya da devralınabildiği bir siyasal eşikte duruyoruz.”</p>

<p><strong>BAKAN DEĞİŞİKLİKLERİ HAYIRLI OLSUN…</strong></p>

<p>Ağıralioğlu, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı atamalarına yönelik gelen soruya ise yanıtı verdi:</p>

<p>“Memleketimiz için hayırlı olmasını temenni ederiz. Görev yapan arkadaşlar ellerinden geldiğince mücadele ettiler; kendilerine emekleri için teşekkür ederiz. Ancak bundan sonra söyleyeceklerimiz siyasi değerlendirmelerimizle ilgilidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yargıyı siyasallaştırdığı ve yargının siyasetin gölgesinde kaldığı yönünde eleştirilere konu olmaktadır. İktidar partisinin HSK ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki hakimiyetinin, partili cumhurbaşkanlığı modeliyle birleşmesi sonucunda yargının siyasetin tesiri altında karar vermek zorunda kaldığı yönünde tenkitler yapılmaktadır. Bizim bu konuda kuvvetler ayrılığına dair bir hassasiyetimiz vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“SÜREKLİ ELEŞTİRMEKTEN YORULDUK”</strong></p>

<p>Sürekli eleştirmekten yorulduk. Hakkımızda pek çok dava açıldı, bu davalar kamuoyunda tartışıldı. ‘Bu adil mi’ denildi. ‘Mahkeme kararlarına saygılı olun’ denildi. Hükümet, siyasi vizyonunun hilafına çıkan kararlarda Anayasa Mahkemesi'ni dahi sorgulayabildi. Bunların hepsi gözümüzün önünde oldu. Bu nedenle özellikle adli bürokraside görev yapanların, emeklilik ya da görevden ayrılma sonrasında belli bir süre siyasete girmelerinin önünün kapatılması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin yedi yıl gibi bir süre öngörülebilir. Emekli olan ya da görevinden ayrılan bir adalet bürokratının, en az bir seçim dönemi geçmeden siyasi pozisyon almaması gerekir.</p>

<p><strong>“ÇÖZÜM; CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NİN DEĞİŞTİRİLMESİDİR”</strong></p>

<p>Bazı mesleklerde siyasete geçişlerin belirli bir süre sınırlandırılması gerekir. Aksi halde verilen kararların bir ödül ya da mükafat beklentisiyle ilişkilendirilebileceği düşüncesi ortaya çıkabilir. Yargının töhmet altında kalmaması için bu alana bir sınırlama getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yargı ile siyaset arasındaki bu geçişkenlik, devlete ve adalet duygusuna olan güveni azaltabilecek bir ilkesizlik alanı oluşturmaktadır. Meseleyi ilkesel zeminde ele almayı tercih ediyorum. Bunun önüne geçecek düzenlemeler yapılmalıdır. Sorunun köklü çözümü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin değiştirilmesidir.</p>

<p>Bu sistemin, Türk toplumunun adalet ihtiyacını ve kurumsal kapasitemizin verimliliğini karşılayamadığını düşünüyoruz. Ancak bu değişiklik yapılmasa dahi, en azından bu konuya ilişkin süre sınırlamasının getirilmesi gerekir. Verilen kararların objektifliği konusunda şüphe oluşmaması ve adalet mekanizmasının töhmet altında kalmaması için bu adım atılmalıdır. Siyaseti ve siyasetçiye olan güveni de aşındırabilecek bu alan kapatılmalıdır.</p>

<p><strong>“MÜLKİYEYE DAİR BİR AİDİYET HİSSİ TAŞIRIZ”</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı için de hayırlı olmasını temenni ederim. Hususi özel bir itirazım yoktur. Ancak mülki idarede içeriden yapılan atamaların, kurum içi hiyerarşiyi zedeleyebileceğini düşünüyorum. Ben bir Mekteb-i Mülkiye mezunuyum ve mülkiyeye dair bir aidiyet hissi taşırız. Bununla birlikte, bu kurumların siyasete daha açık olması gerektiğini düşünüyorum. Devleti ve kurumları bilen, işleyişe hâkim kişilerin görevlendirilmesi önemlidir. İçeriden yapılan atamaların, kurum içindeki hiyerarşiyi ve kurumsal yapıyı zedeleme riski vardır. Yeni görev alanlara muvaffakiyet dilerim; inşallah hayırlı hizmetler yaparlar. Ancak devleti, adaleti, mülki idareyi ve devletin kurumsal kapasitesini korumak; siyaseti ve siyaset kurumunu aşırı kazanma hırsından muhafaza etmek gibi sorumluluklarımız vardır. Sistemler de bunun için vardır. Mevcut sistem ise bu endişelere konu olacak ölçüde aksaklıklar barındırmaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketin-gundemine-odakliyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-11-at-180419.jpeg" type="image/jpeg" length="11905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anahtar Parti Kadın Kolları’ndan ‘100 Bin Kadın Üye’ Hedefi]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-kadin-kollarindan-100-bin-kadin-uye-hedefi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-parti-kadin-kollarindan-100-bin-kadin-uye-hedefi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı, 100 bin kadın üye hedefiyle bir araya geldi. Programa katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Kadınların söz sahibi olduğu bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından “Kadın Kolları İl Başkanları Toplantısı” gerçekleştirdi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş, Ankara’da parti genel merkezindeki programda çalışmaları değerlendirdi.</p>

<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Kadınlar yalnızca kendi kaderlerine değil, memleketin kaderine de el koysun istiyoruz. Yaşadıkları sorunları çözme iradesini ortaya koyan kadınlar, ülkenin gücüdür. Kadınların söz sahibi olduğu bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>“KAVGA EDECEK ZAMAN YOK”</strong></p>

<p></p>

<p>Ağıralioğlu, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Memleket adeta bir survivor parkuruna döndü. Rekabette olduklarımızın bizim gibi bir planı, bir programı, bir niyeti de yok. Kimi iktidara tutunmaya çalışıyor, kimi iktidardaki nimetlerden mahrum kalmamak için kuralsızlığa savruluyor. İşte bu yüzden siyaset sahnesindeki rakiplerimizle aynı kulvarda değiliz. Rakiplerimiz ilkesiz, ölçüsüz ve kuralsız. Biz ise ilkeli, ölçülü, ahlaklı ve planlıyız. Bir parti münakaşası hevesi taşımıyoruz. Kimseyi utandırmaya çalışmıyoruz. Biz, memleketin sorunlarını çözmeye geliyoruz. Kimseyle kavga etmiyoruz; memleketin sorunlarıyla kavga ediyoruz. Kavga edecek zamanımız yok! Çocuklarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir vatan bırakma mesuliyetiyle hareket ediyor, bu yüzden kavgaya tenezzül etmiyoruz.”</p>

<p>Anahtar Parti İl Kadın Kolları temsilcileri, saha çalışmalarında kendilerine iletilen talepleri de Genel Başkan Ağıralioğlu’na aktardı.</p>

<p></p>

<p><strong>GÜÇLÜ KADIN ÖRGÜTLENMESİ</strong></p>

<p></p>

<p>Kadın kollarının kurumsal yapısı ve teşkilat çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş ise Anahtar Parti Kadın Kolları’nın önündeki en önemli hedeflerden birinin 100 bin kadın üye olduğunu ifade etti. Demirtaş, bu hedefin yalnızca sayısal bir büyümeyi değil; sahada aktif, bilinçli ve güçlü bir kadın örgütlenmesini ifade ettiğini belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hazırlıklarından da bahseden Demirtaş, kadın kolları temsilcilerinin önerilerini de not aldı.</p>

<p></p>

<p><strong>SAHA ÇALIŞMALARI HIZLANIYOR</strong></p>

<p></p>

<p>Toplantıda, kadın kollarının teşkilat yapısı, kurumsal işleyişi ve iletişim dilinde dikkat edilmesi gereken hususlar ele alındı. Ev ziyaretlerinin amacı, sayısı artan saha çalışmalarının kayıt altına alınması ve raporlanmasının önemi üzerinde duruldu. Ziyaretlerin yalnızca temas değil, doğru analiz ve geri bildirimlerle anlam kazanacağı vurgulandı.</p>

<p>Demirtaş ayrıca il programları ve bölge toplantılarının, kadın kollarının sahadaki etkinliğini artırmada kritik rol oynadığını belirterek, teşkilatlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİNE GÜÇLÜ BİR YUVA OLACAK!</strong></p>

<p></p>

<p>Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş, son olarak ise şu yorumda bulundu: “Anahtar Parti; Türk milletine güven veren, sağlıklı bir geleceği inşa edecek güçlü bir yuva olacak. Bu yuvanın temelinde emek, fedakârlık ve sorumluluk vardır. Yuvayı dişi kuş yapar derler; bu yüzden kadın kollarımıza büyük bir görev ve çok kıymetli bir emek düşmektedir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-kadin-kollarindan-100-bin-kadin-uye-hedefi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-07-at-171436.jpeg" type="image/jpeg" length="90654"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
