<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haber Maraş - Kahramanmaraş'tan Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.habermaras.com</link>
    <description>Kahramanmaraş Haberleri. Onikişubat, Dulkadiroğlu, Andırın, Afşin, Türkoğlu, Pazarcık, Elbistan, Göksun, Nurhak, Çağlayancerit, Ekinözü güncel, asayiş, siyaset, ekonomi haberleri.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habermaras.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 21:16:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ANAHTAR PARTİ GENEL BAŞKANI YAVUZ AĞIRALİOĞLU: RAZI DEĞİLİZ!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-genel-baskani-yavuz-agiralioglu-razi-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-parti-genel-baskani-yavuz-agiralioglu-razi-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Niğde’de yaptığı konuşmada, “2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Asgari ücrete razı değiliz!” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz.</p>

<p>Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz!</p>

<p>Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz!</p>

<p>Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz!</p>

<p>Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz.</p>

<p>Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor.</p>

<p>Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz.</p>

<p>Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK?</strong></p>

<p>Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak.</p>

<p>Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır.</p>

<p><strong>TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ</strong></p>

<p>Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-genel-baskani-yavuz-agiralioglu-razi-degiliz</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-n-i-g-d-e-h-a-l-k-b-u-l-u-s-m-a-s-i2.jpeg" type="image/jpeg" length="79754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: HÜKÜMET İKTİDARDA KALABİLMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPACAKTIR!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-hukumet-iktidarda-kalabilmek-icin-her-seyi-yapacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-hukumet-iktidarda-kalabilmek-icin-her-seyi-yapacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Cüneyt Özdemir YouTube kanalında ‘mutlak butlan’ kararını değerlendirdi. Ağıralioğlu, “Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması anlamına gelen ‘mutlak butlan’ kararı sonrası Cüneyt Özdemir YouTube kanalındaki canlı yayına telefonla bağlanarak önemli açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Kenan Taş’a “Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullanarak, özetle şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>BU KARARI KESİNLİKLE MAKUL BULMUYORUZ!</strong></p>

<p>“Karar uzun zamandır yargının siyasetin üstünde baskı yaptığının söylendiği bir zamanda çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’nu ve kurallarını titizlikle korumamız lazım. Eğer bugün bu yapılanı, yani mahkemeler vasıtasıyla siyasete bu tarz müdahaleleri makul ve meşru görürsek, Türkiye’de artık demokrasiyi de sandığı da konuşabilme imkânımız kalmaz. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları mahkeme denetimine kapalı kararlardır; seçme iradesini tam anlamıyla korumak için sistem böyle dizayn edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun kurumsal varlığının iradesini boşa düşüren ve geriye dönük yürütülen bu tarz kararlar, geçmişteki pek çok kararı da boşa düşürüp büyük bir kaosa sebep olur. Böyle bir şeye meşruiyet tanımak, o anlamda bundan sonra yapılacak bütün seçimleri şaibeli ve özürlü hale getirir. Dolayısıyla biz bu kararı; demokrasiye, millet iradesine ve devletin kurumsal varlığına yapılmış açık bir müdahale gibi algıladık. Bu yüzden kesinlikle makul bulmuyoruz.</p>

<p><strong>YARGI SİYASETİN GÖLGESİNDE KALIYOR!</strong></p>

<p>Bu durum uzunca bir zamandır zaten konuşuluyor: Türk siyasetinde yargının siyasetin gölgesinde kaldığı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlı olarak siyasetin tesiri ve etkisi altında kalan bu mekanizmanın, iktidara siyasi avantajlar sağladığı sıklıkla dile getiriliyordu. Bu tip bir karar, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi’nde de bir takım ciddi komplikasyonlara sebep olacaktır. Hükümet bu süreci uzunca bir zamandır şöyle yönetiyor; ‘Ben yapabilirim’ diyerek değil, ‘Muhalefet yapamaz’ diyerek; ‘Ben başarabilirim’ üzerinden değil de ‘Muhalefet başaramaz’ söylemi üzerine bir propaganda aksı oluşturmaya çalışıyor. Parçalı bir muhalefet yapısı, bütünüyle dağılmış bir muhalefet her zaman hükümetin avantajınadır. Dolayısıyla hükümet, buradaki tüm ekonomik dezavantajlarına rağmen süreci yönetebileceği bir avantaj görürse, erken seçimi anında gündeme getirebilir.</p>

<p>Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum. Bugün basın toplantısında da açıkça ifade ettim; Türkiye’de tertip ettikleri her şey, bu ‘terörsüz Türkiye’ meselesi de dahil olmak üzere, hükümetin geçen dönem milletten yetki almadığı, yetkisinin olmadığını düşündüğü gündemleridir. Geçen seçimde milletin karşısına çıkıp ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye seçildiler. Geçen seçimde ‘Biz bu memleketin bölücülere teslim edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz, bu Altılı Masa memleketi şöyle yapacak, böyle parçalayacak’ dediler. Ama bugün geldikleri noktada, meydanlarda halka söylediklerinin tam hilafına davranıp, bunu tamamen bir seçim avantajına tahvil etmeye çalışıyorlar. Geçen seçim masanın altında DEM var diyorlardı; şimdi ise bizzat DEM ile beraber yürümeyi tercih ettiler. Dolayısıyla biz bu popülizmden çok net şöyle bir sonuç çıkarıyoruz: Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-hukumet-iktidarda-kalabilmek-icin-her-seyi-yapacaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u1.jpeg" type="image/jpeg" length="41083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TERÖRÜN OLDUĞU YERDE DURUR MUYUM?]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-terorun-oldugu-yerde-durur-muyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-terorun-oldugu-yerde-durur-muyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ittifak söylentileri için şöyle konuştu: “Şimdi bize sağda solda diyorlar ki: ‘Anahtar Parti bu seçimde Cumhur İttifakı’ndan yana mı olacak?’ Ortada ne Millet İttifakı kaldı ne de Cumhur İttifakı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Karadeniz’de yaşanan afetlerden etkilenen vatandaşların sorunlarına dikkati çeken Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin seçim otobüsünün bugün genel merkeze ulaştığını ve seçim startını verdiklerini duyurdu. Genel Başkan Ağıralioğlu, “Sizin geçen seçimi kazandığınız algoritma bu olmadığı için bugün çıkıp ‘terörsüz Türkiye’ diye bir iddia ortaya koymanız kendi içinde meşru olabilir; ancak bu terörsüz Türkiye iddianızı Öcalan üzerinden yürütmeye kalkmanız asla meşru değildir! Bu hem siyaseten meşru değildir hem de hukuken meşru değildir” ifadelerini kullandığı konuşmasında, özetle şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>KARADENİZ’DE YAŞANAN DOĞAL AFETLERE DİKKATİ ÇEKTİ!</strong></p>

<p></p>

<p>“Samsun Havza’da selden zarar gören vatandaşlarımızı dinledik. Tokat’ta da seçim bölgesine ziyarete giden arkadaşlarımız var; orada da aşırı yağışlara bağlı olarak tarım arazilerinde ciddi hasar meydana geldi. Vatandaşlarımızda şöyle bir hissiyat var, bunu bir vazife olarak söylemeliyim; ‘Seçilirken yanımızda olanların, başımıza bir dert geldiğinde yanımızda olmamasından şikâyetçiyiz’ diyerek serzenişte bulunuyorlar. Havza’da esnafımız, bayram alışverişleri bereketli olur diyerek dört beş gün öncesinden mal almış; ancak daha paralarını bile ödemedikleri o malları sele kaptırmışlar. Dolayısıyla zararları ikiye katlanmış durumda. Hem şu an satacak malzemeleri yok hem yeni malzeme alacak imkânları kalmadı hem de borçları var. Vatandaşlarımızın borç yapılandırması, banka, SGK ve diğer ödemelerin ertelenmesi ile zararlarının tazmin edilmesi yönünde çok net talepleri var. Bölgede can kaybı yaşanmadığı için buralar afet bölgesi ilan edilmiyor. Halkın dilinde ise şöyle haklı bir sitem var; ‘Evlatlarımızı, canımızı kurtardık diye suçlu muyuz? Kimseyi kurtarmasaydık da malların derdine düşseydik, o arada birkaç kişi ölseydi de buraları o zaman mı afet bölgesi ilan edecektiniz?’ Dün akşamdan itibaren Tokat Turhal, Reşadiye ve Niksar’dan gelen bilgilere göre tarım arazilerimizde büyük hasar var. Lütfen buralarda acilen hasar tespiti yapılsın. Afet bölgesi mi ilan ediyorsunuz, ne ilan ediyorsanız edin ama gelin vatandaşımızın bu durumunu yerinde görün.</p>

<p></p>

<p><strong>REFERANDUM YOKSA SEÇİM VAR!</strong></p>

<p></p>

<p>Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar aslında başlatılan sürecin yeni bir evresini temsil ediyor. Hükümet ise büyük bir şaşkınlıkla, pozisyon almaya, bir yerlerde konumlanmaya çalışıyor. Biz bu süreçle ilgili başından itibaren, yani geçen sene mayıs ayından beri ‘referandum’ demeye başladık. Bunu şimdi yeniden tekrarlamamın sebebi şudur: Artık hemen hemen seçim sathına girmek üzereyiz. Sizin geçen seçimi kazandığınız algoritma bu olmadığı için bugün çıkıp ‘terörsüz Türkiye’ diye bir iddia ortaya koymanız kendi içinde meşru olabilir; ancak bu terörsüz Türkiye iddianızı Öcalan üzerinden yürütmeye kalkmanız asla meşru değildir! Bu hem siyaseten meşru değildir hem de hukuken meşru değildir. Hukuken meşru olmayan kısmıyla Cumhuriyet Savcıları ilgilensin.</p>

<p></p>

<p><strong>MASANIN ALTINDAKİ YEDİNCİ AYAK SİZİN AYAĞINIZMIŞ!</strong></p>

<p></p>

<p>Ama bu işin bir de siyaseten meşruiyetinizin olmadığı kısmı var. Sizin şöyle bir meşruiyetiniz yok: Siz geçen seçimi, ‘Öcalan’ın canını okuyacağız, teröristlere nefes aldırmayacağız, bu Altılı Masa’nın yedinci ayağı DEM’dir’ diyerek kazandınız. Meğer o masanın altındaki yedinci ayak, sizin kendi ayağınızmış! Sizin siyaset ayağınız, sizin siyaset hevesinizin ayağıymış; bu durum açıkça ortaya çıktı. Siz seçimde milletinizden yetkiyi, ‘Bize oy verirseniz Öcalan’a kâbus olacağız’ diyerek aldınız. Bugün seçildikten sonra Öcalan’a ‘umut hakkından’ bahsettiğinize göre siyasi meşruiyetinizi kaybettiniz demektir. Devlet Bey bir şey söylediğinde siz bundan ya yeni haberdar oluyorsunuz ki bu ihtimal, tam bir kâbustur, memleketi rüzgârın yönüne yönetiyorsunuz, hiçbir planınız yok demektir; ya da eğer haberiniz varsa, bu sefer de iletişimi böyle planlamış oluyorsunuz. Yani ‘Devlet Bey siz böyle konuşun, milliyetçi tepkileri absorbe edin, biz de arkadan süreci böyle göğüsleyelim’ diyerek rol paylaşıyorsunuz demektir; bu da ayrı bir kâbustur. Bir de üstüne üstlük, önce sözcünüz çıkıp durumu yumuşatmak için, ‘Yol haritasını güncelleyeceğiz’ diyor. Ben de bu vesileyle size bir şey tavsiye edeyim: Siz Devlet Bey’in başlattığı o sürecin yol haritasını güncelleyin, biz de millet olarak sizinle ilgili yol haritamızı güncelleyeceğiz! Daha önce referandum teklifi yapıyordum, bu teklifimi geri çekmiyorum ama gelin bu seçimi doğrudan bir referanduma çevirelim. Zaten seçim sathına girdik; bu seçimde bu adımları atmaya yetkiniz var mı, yok mu hep beraber göreceğiz. Öcalan’a kâbus olacaktınız, Öcalan’a umut oldunuz; milletinize umut olacaktınız, milletinize kâbus oldunuz! Dolayısıyla, kâbus olduğunuz bu millet, size bu adımları atma yetkiniz olup olmadığını seçimde açıkça göstersin. Referanduma gitmeye zaten takatiniz yetmiyorsa ki yetmeyecek, öyle görünüyor; bu yüzden süreci zamana yayıyorsunuz. Çünkü neyle karşılaşacağınızı henüz kestiremiyorsunuz. ‘Acaba biz bu seçime HDP ile DEM ile PKK ile ortak bir süreçle girersek seçmen bize sandıkta ne yapar?’ diye henüz kestiremediniz. CHP’ye ne olacağını bölünüp bölünmeyeceğini, kayyum atanırsa ne olacağını kestiremiyorsunuz. Yani önünüzdeki bir sürü ihtimali hesap ediyorsunuz. Bütün denklemler sizin iktidarda bir daha kalmak seçimi almanıza bağlı. Eskiden referandum diyordum, şimdi ise şöyle söylüyorum: Bu seçim, sizin bu adımları atmaya salahiyetiniz var mı, yok mu bunu görme seçimidir.</p>

<p></p>

<p><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE EVET; ÖCALAN İLE TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE HAYIR!</strong></p>

<p></p>

<p>Seçim meydanlarında bize tamamen tersini yapacağını söyleyerek gelip seçilen, sonra da hiç utanmadan sanki bu sözlerle seçilmemiş gibi Öcalan’a ‘kurucu önder’ demenin, Öcalan’ı meclise davet etmenin, Öcalan’a statü talep etmenin bir kantara ihtiyacı var. Üstelik bu statüyü talep ederken, memleketi güya ‘terörsüz Türkiye’ başlığıyla güzel bir yere taşıyormuş gibi propaganda ediyorsunuz. İşte o kantar seçimdir! Terörsüz Türkiye’ye evet, ama soruyu millete şöyle sorun kardeşim, sorun da gününüzü görün: ‘Terörsüz Türkiye’yi Öcalan’la sağlamaya evet mi?’ Sorun bakalım ne cevap alacaksınız. O yüzden terörsüz Türkiye’ye evet; ama Öcalan’la terörsüz Türkiye’yi gerçekleştirmeye hayır! Terörsüz Türkiye’ye evet; ama PKK ile müzakereye hayır! Terörsüz Türkiye’ye evet; Kandil ile muhataplığa hayır! Öcalan’a statü verilmesine hayır! Öcalan teröristtir ve hep terörist olarak kalacaktır, cezasını da sonuna kadar çekecektir. PKK terör örgütüdür ve hep terör örgütü kalacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>BEN TERÖRÜN KENDİSİNİN OLDUĞU YERDE DURUR MUYUM?</strong></p>

<p></p>

<p>Ben, 2023 seçimleri öncesinde Altılı Masa’ya terörün gölgesi düşüyor diye itiraz ettim ve ayrıldım. Kendi partimden ayrıldım, Altılı Masa’dan ayrıldım, içinde bulunduğum o mevziyi terk ettim. Milletin kalbine, hassasiyetlerine ve değerlerine olan bağlılık irademi bu duruşumla gösterdim. Şimdi bize sağda solda diyorlar ki: ‘Anahtar Parti bu seçimde Cumhur İttifakı’ndan yana mı olacak?’ Ortada ne Millet İttifakı kaldı ne de Cumhur İttifakı. Ama eğer kastettiğiniz şey, ‘Altılı Masa’da terörün gölgesi var, buraya hassasiyet göstermemiz lazım’ diyerek itiraz eden benim duruşumsa, bugün partimizin emeklerini boşa çıkarmaya heves edenlerin diline doladığı o soruyu cevaplayayım: Siz Cumhur İttifakı ile mi beraber olacaksınız? Ben o gün teröristin sadece gölgesine bile razı olmamışken; bugün teröristin bizzat kendisinin, cisminin davet edildiği bir yerde, yani terörün kendisinin olduğu yerde durur muyum?</p>

<p></p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ HIZLA BÜYÜYOR</strong></p>

<p></p>

<p>O yüzden bir kez daha açıkça söylüyorum: Seçim otobüsümüz geldi, seçim otobüsümüze biniyoruz. Ne CHP’nin gölgesinde kalacağız ne de AK Parti’nin gölgesinde kalacağız. Biz, memleketin önümüzdeki dönemde ittifak yapacağı bütün koordinatları doğrudan milletimizle belirleyeceğiz ve bu siyasi tahterevalliyi tamamen bozacağız. Siyasetçilerin, ‘Bize mecbursunuz’ algısından ve ‘tapulu seçmen’ döneminden kaynaklanan o konforlu alanını, millet lehine bozmaya geliyoruz; siyasetin alışkanlıklarını değiştirecek yepyeni bir alternatif inşa ediyoruz. Anahtar Parti işte bu yüzden hızla büyüyor. Siz siyasetin avantajlarını kollayalım derken, kendinizi dezavantajlı duruma düşürdünüz. Biz ise milletimizle beraberiz; iş dünyasını dinliyoruz, STK’ları dinliyoruz, gençlerimizle beraberiz. Sokaklardayız, pazarlardayız; gece gündüz yollardayız. Evlerdeyiz; kadınları, gençleri, çocukları dinliyoruz. Okulların önlerindeyiz. Teşkilatlarımız sokak sokak, mahalle mahalle herkesi birebir takip ediyor; sorunu olan herkesin derdini duyup duyurmaya çalışıyor. Dolayısıyla siz aslında fark etmiyorsunuz ama biz milletle birlikte büyüyoruz. İktidar partisinden kopan ve bugün en büyük çoğunluğa dönüşmüş olan o kararsız seçmenin asıl kararı olmak hassasiyetiyle yolumuza devam ediyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ BUGÜN SEÇİM OTOBÜSÜNE BİNİYOR</strong></p>

<p></p>

<p>Çerçevesi, mesuliyeti ve ahlakı bu olan siyasi organizasyonumuzun bugün itibarıyla seçim otobüsüne biniyoruz! Önümüzde biliyorsunuz beş altı beldemizde yenilenecek olan ara seçimler var. Biz bu belde seçimleri de dahil olmak üzere bu süreci, büyük seçimin asıl startı olarak ilan ediyoruz. Anahtar Parti bugün seçim otobüsüne biniyor! Milletin kalbine doğru büyük bir yürüyüş başlatıyoruz. Sandıkta o devasa kararsız seçmenin asıl kararı biz olacağız. O güvensiz sokaklarda kadınlarımızın haklı endişeleri var; biz o kadınlarımızın sokaktaki can güvenliği olacağız. Sınırlarımız var; kevgire dönmüş o sınırlarımızın aşılmaz muhafızı olacağız. Alın terinin, emeğin hakkı yitip gitmiş; biz o alın terinin hakkı ve savunucusu olacağız. Sanayicimizin bugün en büyük derdi finansmana erişememek; biz sanayicinin finansmana erişim fırsatı olacağız. Ekonomide ciddiyet olacağız, şeffaflık olacağız. Memlekette plan olacağız, program olacağız. Biz önümüzdeki dönem Türk milletinin güçlü iktidarı olacağız inşallah! Bu yüksek hassasiyetle seçim startını resmen veriyoruz. Sadece milletin yanında duracağız, sadece milletle beraber olacağız; ne AK Parti’nin ne de CHP’nin gölgesinde kalacağız! Bizim siyasetimizin ana çerçevesi budur. Attığımız bu adım aziz milletimiz için hayırlara vesile olsun inşallah. Önümüzdeki dönemde Türk milletinin, bugün gördüğümüzden çok daha güçlü, çok daha müreffeh olması için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-terorun-oldugu-yerde-durur-muyum</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u1.jpeg" type="image/jpeg" length="53784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NUN KONUĞU AZERBAYCAN  BÜYÜKELÇİSİ DR. REŞAD MEMMEDOV OLDU]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglunun-konugu-azerbaycan-buyukelcisi-dr-resad-memmedov-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglunun-konugu-azerbaycan-buyukelcisi-dr-resad-memmedov-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov’u Anahtar Parti Genel Merkezi’nde ağırladı. Görüşmede iki kardeş ülke arasındaki sarsılmaz bağların ve siyasi diyaloğun önemi vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu tarafından parti genel merkezi girişinde karşılanan Büyükelçi Memmedov’a, Azerbaycan Büyükelçiliği Müsteşarı Eldar Aliyev eşlik etti. Görüşmede Anahtar Parti Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Selma Yel de yer aldı.</p>

<p><strong>TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ KONUŞULDU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık bir saat süren görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik ilişkileri, Türk dünyasının geleceği ve iki ülke arasındaki güçlü dayanışma ele alındı. Görüşmede karşılıklı nezaket ve misafirperverlik vurgusu öne çıktı.</p>

<p>Büyükelçi Dr. ReşadMemmedov, ev sahipliği dolayısıyla Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’na teşekkür etti. Ağıralioğlu ise Azerbayca<a name="_GoBack"></a>n’ın Türk milletinin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglunun-konugu-azerbaycan-buyukelcisi-dr-resad-memmedov-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-a-z-e-r-b-a-y-c-a-n1.jpeg" type="image/jpeg" length="37075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: KARARSIZLARIN KARARI ANAHTAR PARTİ]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-kararsizlarin-karari-anahtar-parti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-kararsizlarin-karari-anahtar-parti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kastamonu halk buluşmasında, “Bugün ittifaklar ve yüzde 50+1 sistemiyle ilgili çok soru soruluyor. ‘Hangi ittifakta olacaksınız?’ diyorlar. Millet İttifakı dağıldı; Cumhur İttifakı’nın ise millet nezdindeki meşruiyet kolonları yıkıldı. Geçen seçimi ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye kazandılar, bu seçimde ise Öcalan ile yol yürümeye karar verdiler. Dolayısıyla artık ne Cumhur ne de Millet İttifakı vardır; sadece millet vardır, biz varız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kastamonu programı kapsamındaki halk buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Anneler Günü nedeniyle de çok sayıdakadın katıldı. Kadınların Anneler Günü’nü kutlayan Ağıralioğlu, “Ay yıldızlı al bayrağı bağrına basan herkesin rahatlıkla geleceği ve oy vereceği parti Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti, her rengiyle 86 milyonun, yani milletin partisidir” dedi.</p>

<p></p>

<p>Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Anahtar Parti, bir muhasebenin partisidir. Herkes susarken konuşan, herkes korkarken cesaretle ayağa kalkanlarız. Milletin hissesine bu kadar kudretli bir iktidar karşısında sessizlik düşmüşken, milletin dertlerini dert edinen ve haykırabilenleriz. Kavga etmeden eleştirebilen, çözümü içinde barındıran bir iradeyle yürüyebilen, memleketi kavgayla değil sevgiyle, parmak sallamayla değil kucaklaşarak, bölerek değil birleştirerek ayağa kalksın diye iktidarla rekabet hattını bir bayrak yarışına dönüştürenleriz.</p>

<p><strong>GÜZEL KONUŞMAK SİZE, GÜZEL YAPMAK BİZE DÜŞSÜN…</strong></p>

<p>Artık konuşarak cebimizin dolmadığı, konuşarak adaletin hızlanmadığı, konuşarak siftah yapamadığımız, aileyi koruyamadığımız ve toplumu ayağa kaldıramadığımız zamanlardayız. Hikmetli sözler söyleyerek çocuklarımızın hayallerine kavuşamadığı, sokakların güvenli hale gelmediği ve sadece güzel konuşmalar yaparak Türk milletinin zenginleşmediği gerçeği ortaya çıkmıştır. Siz çok güzel konuştunuz, mutluluk vadettiniz; okulun öneminden, eğitimin güvenliğinden ve çocuklarımızın özgürlüğünden bahsettiniz. Fakat bizim hissemize, 23 Nisan bayramında çocuklarımıza taziye vermek düştü. Siz güzel güzel konuşmalar yaptınız ama bizim evlatlarımız vuruldu. Sözlerinizi tükettiniz. Eskiden kalbinizle konuşuyordunuz, yolun başında kalbiniz vardı; sonra kalbiniz size güzel sözler söyletemeyecek hale geldi çünkü sözünüzü kirlettiniz. Güzel sözler söyleyemeyen kalbinizin önüne ‘prompter’ cihazı yetiştirdiniz.Cama bakıp konuştuğunuz için milletinizi göremediniz. Cama yazılanları okuyunca milletinizi zengin ve huzurlu zannettiniz; oraya her sorunu çözdüğünüzü yazdılar. Siz de muhasebe etmeden o sözleri oraya bakarak söyleyebildiniz. Sonra Anahtar Parti karşınıza geldi. Size dedim ki: ‘Milletinizle aranızdaki o camı kaldırın.’ Anahtar Parti sizin baktığınız camdan değil, unuttuğunuz ‘can’dan konuşuyor. Güzel konuşmak size; güzel yapmak bize düşsün…</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ KİRLİ SÖZLERİNİZLE LEKELENMEZ…</strong></p>

<p>Ben, cumhurbaşkanlığı makamı bölücülerin şantajına maruz kalmasın, bölücülüğün gölgesi o makama düşmesin diye altılı masadan kalktım. Şimdi de ben, teröristin ‘kurucu önder’ olarak kabul edilmeye çalışıldığı bir iradeye karşı duruyorum. Anahtar Parti, milletten başka hiçbir gölgenin altına sığınmasın diye kuruldu; ay yıldızlı al bayrağın gölgesinden başka bir gölge tanımadığı için yola koyuldu. Böylesine hassasiyetli bir partiyi ikbal hesaplarıyla töhmet altında bırakmaya çalışanların özür dileyeceği zamanlar gelecektir. Anahtar Parti, kirli sözlerle lekeleyebileceğiniz bir parti değildir.</p>

<p><strong>TUTARSIZLIK KARŞISINDA DİMDİK DURUYORUZ</strong></p>

<p>Anahtar Parti; devletini bilenlerin, vatanını koruyanların, milletinden başka hiç kimseye eyvallah etmeyenlerin ve ay yıldızlı bayraktan başka bayrak tanımayanların partisidir. Şimdi Öcalan’a statü tartışmalarının yapıldığı, İmralı’da cezasını çekmekte olan PKK elebaşının ‘kurucu önder’ gibi laflarla anıldığı zamanlardayız. Eskiden Cumhur İttifakı tarafında en ağır küfürlerin konusu olanların, şimdi iktidar ortakları tarafından özgürlük vaat edilen insanlar haline geldiğini görüyoruz. Sanki geçen seçimde ‘bizi seçerseniz Öcalan'a hürriyet vereceğiz, PKK ile masaya oturup bu işi çözeceğiz’ demişler gibi konuşuyorlar. Biz bu tutarsızlıkların karşısında dimdik duruyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HER ŞEYİ YAPAMAYIZ AMA…</strong></p>

<p>Siyaseti doğru yere çekiyoruz. Biz ne yapacağını bilenleriz. Bu kadar yıldır iktidarı elinde bulunduran kadronun elinden memleketi, 2002’deki aynı dertlerle geri almaya çalışıyoruz. Vaadimiz şudur: Her şeyi yapamayız, elimizde sihirli değnek yok; ama memleketi bu ‘partili cumhurbaşkanlığı’ sisteminden kurtarırız. Bakanların Meclis’e karşı sorumlu olduğu bir sistem kurarız. Meclis’e bütçe denkliği getirebiliriz. İsrafı ve yolsuzluğu engelleyecek adımları atarak her bir kuruşun hesabını verebiliriz.Sayıştay raporlarını yargıya açarız. Kamu İhale Kanunu’nu değiştiririz. Her şeyi yapamayız ama Devlet Planlama Teşkilatını kurarız. Sizin gibi sekiz yıldır ‘enflasyonu düşüreceğiz’ diye konuşmayız. Biz her şeyi yapamayız ama mülakat adaletsizliğine son veririz, mülakatı kaldırırız. Devlette nepotizme son veririz mesela.Siyasi Partiler Kanunu’nu değiştiririz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama ceza davalarını iki yıl, hukuk davalarını bir yılda sonlandıracak bir liyakat kurarız mesela.</p>

<p><strong>ENFLASYON İLE MÜCADELEDE TÜİK’E TALİMAT VERMEYİZ MESELA…</strong></p>

<p>Faize verdiğiniz 760 milyar doları vermenize sebep olan savurganlığın önüne geçip, bu harcadığınız paraları millete veririz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama 20 bin lira verdiğiniz emeklilere biz 40 bin lira veririz mesela. Yurt dışına gitmiş 165 bin evladımızın her birini dönmeyi bekler gibi; bayrağı tutar gibi, vatanı tutar gibi tutar ve memleketlerinde hayal kurabilecekleri imkânlarla buluştururuz. Memlekette misafir ettiklerimizi de vatanlarında huzurla buluştururuz. Biz her şeyi yapamayız ama çocuklarımıza gıda yardımı veririz mesela. Üç yaşındaki çocuklar açlık yüzünden zeka geriliği yaşıyorsa onun önüne geçeriz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama devlet olarak mafyaların canına okuruz. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye TÜİK’e talimat vermeyiz mesela. Dünyanın en güvenli istatistik kurumunu kurarız; enflasyonu doğru hesaplarız ki, alım gücü ne kadar bozulmuşsa yürütme bunun telafisini doğru yapabilsin diye doğru ölçeriz mesela. Bu yapabileceklerimizi yaptığımızda, memleketin tek sorununun siz olduğu ortaya çıkacak mesela. Şimdi verileri yan yana ekliyorum; ne çıkıyor biliyor musunuz? Büyük bir illüzyon var, memlekette adeta büyük bir siyasi sihirbazlık var.</p>

<p><strong>TEKRARLAYAN BAŞARISIZLIK VE TEMBELLEŞME…</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi de iktidarın tahterevallisi olmuş; CHP’nin varlığı, AK Parti’nin bunca maharetsizliğine rağmen iktidarda kalabilme imkânı haline getirilmiş. Hep aynı şeyi tekrarlayan başarısızlık beraberinde AK Parti’yi tembelleştirmiş; nasıl olsa seçimi kazanıyorum diye ne adaylara özenmiş, ne programa özenmiş ne de yaptığının hesabını vermiş. Üstüne de Devlet Bey eklenmiş, Devlet Bey de hudutsuz ve sınırsız destek vermiş.Nasıl olsa iktidardayız diye millet unutulmuş; iktidarda kalmanın, memleketin sorunlarını çözme fırsatı olduğu unutulmuş ve iktidarda kalmak sadece devlet olmak zannedilmiş.</p>

<p><strong>“PARTİLENMİŞ VE PARSELLENMİŞ SİYASİ ALANI ALTÜST EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Artık memlekette AK Parti’nin galibiyetine ihtiyacımız yok. Sizin derdiniz seçimden galip çıkmak; bizim derdimiz ise ciddiyetle iş yapmak, planlı programlı çalışmak, konulan hedeflere ulaşmak ve yapamadıklarımızın hesabını verme mesuliyetini taşımaktır.Anahtar Parti; devleti milletle, milleti hakikatle, hakikati adaletle, adaleti merhametle buluşturacak olan yönetim maharetinin tecellisidir. O yüzden bu parti; Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren, cumhuriyeti çocukları için nimet görenlerin de partisidir. Milliyetçiliği bir mahcubiyet değil gurur sayan ülkücülerin de partisidir. Yarım asrı bulan muhafazakârlığın ve dindarlığın yirmi dört yıllık iktidarında; bu kadar sorun bizim ahlakımıza yakışmaz, bu kadar yara bize gelmez diyen ve bu kavgadan yorulmuş muhafazakârların da adresi Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti; partilenmiş ve parsellenmiş siyasi alanı altüst edecek partidir<a name="_Hlk229235335">. Ay yıldızlı al bayrağı bağrına basan herkesin rahatlıkla geleceği ve oy vereceği parti Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti, her rengiyle 86 milyonun, yani milletin partisidir. </a>Kürt’ün, Türkmen’in, Alevi’nin, Sünninin, dindarın, sağcının ve solcunun; yani bu topraklara kalbiyle bağlı olan, ‘burası vatanım’ diyen ve her karışını kutsal sayan herkesin partisidir.</p>

<p><strong>NE CUMHUR NE DE MİLLET İTTİFAKI KALDI!</strong></p>

<p>Bugün ittifaklar ve yüzde 50+1 sistemiyle ilgili çok soru soruluyor. ‘Hangi ittifakta olacaksınız?’ diyorlar. Millet İttifakı dağıldı; Cumhur İttifakı’nın ise millet nezdindeki meşruiyet kolonları yıkıldı. Geçen seçimi ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye kazandılar, bu seçimde ise Öcalan ile yol yürümeye karar verdiler. Dolayısıyla artık ne Cumhur ne de Millet İttifakı vardır; sadece millet vardır, biz varız. En büyük parti ‘kararsızlar’dır ve biz kararsızların kararının Anahtar Parti olması için yürüyoruz. İktidardan memnun olmayıp kararsız hale gelen seçmen, Anahtar Parti ile birleşerek bizi iktidar yapabilecek güce ulaştırabilir. İttifak yapmaya çok hevesliyseniz; Anahtar Parti lokomotif olarak yoluna devam edecek ve size koordinat çizecektir. O koordinatları tutturanlar gelsin bizimle ittifak yapsın.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ’NİN İTTİFAK KOORDİNATLARI…</strong></p>

<p>Anahtar Parti ile ittifak yapma koordinatlarından bahsedelim, herkes hizaya girsin. Devletini devlet bilenler, vatanını vatan bilenler, teröriste terörist diyebilenler, resmi dili, üniter yapıyı koruyabilenler, Anayasa’dan taviz vermeyenler, memlekette devleti kendi malı zannetmeyenler, haram yemeyenler, yalan demeyenler, bölücülere selam vermeyenler, bölücüleri ağırlayıp uğurlamayanlar, devletin imkânlarına namusu gibi bakabilenler, kamunun kaynaklarını koruyabilenler, sınırlarımızı bekleyebilenler, sınırlarımızı kevgire çeviren, sonra da çocuklarımızın hayatlarını kabusa çeviren bu uyuşturucu trafiğine engel olabilenler, demografimizi yönetebilenler, aileyi koruyabilenler, adaleti tecelli ettirebilenler…</p>

<p><strong>‘ÇIKACAK’ İLE ‘KALACAK’ ARASINDA FARK YOK!</strong></p>

<p>Şimdi ima şu, ‘Sen acaba Cumhur İttifakı’yla beraber olur musun?’ Hayır;adamlar Öcalan ile yürüyor, nasıl beraber olacağız? Altılı Masa zamanında Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Selahattin Demirtaş ben gelince çıkacak’ diyordu. Ben de diyordum ki; siyasetçiler adalete emreder gibi konuşamaz, adalet tecelli eder. ‘Ben gelince çıkacak’ demek ile ‘ben burada olduğum müddetçe kalacak’ demek arasında hukuk devleti açısından bir fark yoktur. Şimdi Cumhur İttifakı; Meclis’te siyasi temsil, Öcalan’a ‘kurucu önder’lik ve statü konuşuyor. Siyasetin liyakat ve adalet dengesinin bozulduğu bu berbat iklimde Anahtar Parti, milletle ittifak yapacaktır. Bizim tek bakacağımız şey ay yıldızlı al bayrağımız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığıdır.”</p>

<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, halk buluşmasının ardından Kastamonu sokaklarında esnafla sohbet etti; kadınların Anneler Günü’nü çiçeklerle kutladı. Ağıralioğlu, program kapsamında partisinin Kastamonu İl Başkanlığı açılışını da gerçekleştirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-kararsizlarin-karari-anahtar-parti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-k-a-s-t-a-m-o-n-u1.jpeg" type="image/jpeg" length="40872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ENFLASYONU DÜŞÜREMEDİNİZ, MEMLEKETİ DÜŞÜRDÜNÜZ!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-enflasyonu-dusuremediniz-memleketi-dusurdunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-enflasyonu-dusuremediniz-memleketi-dusurdunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, düzenlediği basın toplantısında iktidara Anayasa çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, parti genel merkezinde basın toplantısı gerçekleştirdi.Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değişmesi gerektiğini ve yalnızca milletle ittifak yapacaklarının altını çizen Ağıralioğlu, teröristbaşı Öcalan’a yönelik statü çıkışına da tepki gösterdi. Maden ruhsatlarıyla ilgili sürecin de tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayanGenel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ BÜYÜYOR, GELİŞİYOR…</strong></p>

<p>“Anahtar Parti, siyasetin günlük mesuliyetini taşımadan kendi hevesine konu ettiği yapay gündemler içerisinde, milletin gerçek gündemine odaklanmış bir parti olarak her geçen gün milletin gönlünde büyüyor. Kuruluşumuzdan bugüne Anahtar Partimiz, Türk milletinin kilitlenmiş sorunlarının anahtarı olabilme kapasitesini her geçen gün Anadolu’da güçlendiriyor. Anketlere yansıyan ve milletin sinesinde bulduğumuz karşılığın oya dönük tarafları, memleketin gerçek gündemine odaklı siyasetin milletin sinesinde yer bulacağını herkesin anlayacağı şekilde gösteriyor. Anahtar Parti büyüyor, gelişiyor ve önümüzdeki dönemin iktidar namzeti olmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Anahtar Parti, Türkiye’nin alıştığı siyasi tahterevallinin seçmen davranışlarını ne kadar töhmet altına soktuğunu biliyor. Bu mecburiyet hattını bozmaya ve önümüzdeki dönem alternatif olmaya çalışıyor. Kimi anketlerde dördüncü, kimi anketlerde beşinci parti çıkan Anahtar Parti iktidar iddiası olan merkez parti olma hüviyetiyle siyasetini her geçen gün milletin kalbine mayalıyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE’NİN SİYASİ PROBLEMLERİNİN MERKEZİNDE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ VAR</strong></p>

<p>Türkiye’nin siyasi problemleri var ve bu siyasi problemlerin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi var. Türkiye’nin ekonomik problemleri, şikâyetleri, rekabet gücündeki azalma, bürokrasideki aşınma ve akademideki bozulma gibi pek çok sorunun merkezinde tecrübe ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile buna bağlı siyasi maharetsizlik ve bozulma yer alıyor. Aslında bizim çözülemeyecek bir sorunumuz yok; bizim asıl sorunumuz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni bu siyasi pratikle birleştirmiş olan maharetsizliğinmemleketin sorunu haline gelmesidir. Sorunların nasıl çözüleceği merakının cevabı da burada yatıyor: Sorunların sebebi olan bu organizasyonu ve siyasi maharetsizliği, memleket nöbetinde millet iradesiyle buluşturup devraldığımızda memleketin sorunları çözülecek.</p>

<p>Türkiye’de artık iktidardan umut kalmadı; muhalefet de bu tahterevalli içerisinde bunca soruna rağmen umut olamadı. Anahtar Parti olarak, Anayasa tartışmalarına ciddiyet katmak adına bir teklifte bulunuyoruz: Öyle boş tartışmalar yaptırmayın. Eğer kendinize güveniyorsanız ve ciddi siyasetçiler olduğunuza inanıyorsanız, Anayasa’ya ‘Sekiz çeyrekte enflasyonu tek haneli rakama düşüremeyen hükümetler, doksan gün içinde seçime giderler’ şeklinde bir madde yazın ki ciddiyetinizi görelim. Sekiz senedir enflasyonu düşüremediniz, memleketi düşürdünüz. Madem çok maharetlisiniz, enflasyonu düşüreceğiz dediğiniz halde bunu başaramamanızın bir kanunla, kuralla kayıt altına alınmasını sağlayalım. Keyfiliğinizden kurtulmanız için seçim, muhalefetin ve demokrasinin sunduğu en makul davettir.</p>

<p><strong>STATÜYÜ MİLLETİNİZE SORACAKSINIZ…</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemde bir seçim popülizminin de yavaş yavaş başladığı fark ediliyor. Türkiye’de yaptıklarınızı milletinize soracaksanız, seçimi beklemeden soracaklarınız da var. Sayın Devlet Bahçeli’nin her geçen gün el yükselterek konuştuğu ‘kurucu önderlik’ ve ‘muhataplık’ meseleleri var. Son olarak grup konuşmasında ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ gibi bir statü teklifinde bulundu. Bu süreç başladığından beri Anahtar Parti olarak şunu söylüyoruz: Millete sorun. Madem bu kadar eski söylediklerinizden vazgeçtiniz, bu yaptığınız şeyi milletinize soracaksınız. Öcalan’a statü mü vereceksiniz, milletinize sorun ki millet sizin statünüzü size göstersin. Milletin evlatlarının katiline statü talep ettiğinize göre, önce kendi statünüzün ne olduğunu milletten kontrol edin. Milletin size böyle bir şey yapma hakkı verip vermediğini bir görelim.</p>

<p>Bedeli millet ödüyor, evlatlarını millet şehit veriyor, çocuklarını yetim olarak millet büyütüyor. Mikrofonlar önünde ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye konuşup unuttuğunuz o millettir. Şimdi de milletin evlatlarının katiline statü derdine düştünüz. Statüyü milletinize soracaksınız sonra bu işlere bakacağız.</p>

<p><strong>BURASI KUZEY KORE Mİ?</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele programınız akamete uğradı ve savaşı bahane ettiniz. Bu sene vadesi gelmiş 236 milyar dolar borcumuz var ve ihtiyacımız olan döviz rezervi ekonomimiz üzerinde kur baskısı yapıyor. Kuru baskılayarak, talebi kısarak ve faizi artırarak enflasyonu düşürmeye çalışmanız reel sektörün canını çıkarmak üzereydi. Şimdi buna bir de savaş etkisi ve petrol fiyatlarındaki artış eklenince, kısa vadeli borç yüküyle birlikte muazzam bir kur ve devalüasyon baskısı altındasınız. Bıraksanız reel sektör çökecek, devam etseniz faizle ticaret dönmeyecek.</p>

<p>Ödeme disiplinini bozdunuz, memleketin alım gücü düştü ve enflasyonu kendiniz için bir avantaja çevirdiniz. Vatandaşa vereceğinizi hesaplarken az, harcarken çok hesaplayarak vatandaşın cebinden para çekiyorsunuz. Yaşam kalitesini bozup bahaneyi İran-İsrail gerilimine veya dış güçlere bağlıyorsunuz. Bu durumun böyle olmayacağına dair açıklama yapan İş Bankası Genel Müdürüne, yaptığı ikazlardan sonra özür dilettiriyorsunuz. Bu durum, zaten kırılgan olan ekonomimizin dış görüntüsüne imaj ve itibar hasarı veriyor. Ülkede ekonomideki açıkların bile söylenemediği bir algı oluşturarak Türkiye’yi Kuzey Kore’ye benzetiyorsunuz. Yanlışların söylenemeyeceği bir yönetim mekanizmasını tercih ediyorsunuz. Bedelini biz ödediğimize göre, uyguladığınız programın hayatımızda neyi bozduğunu görmek zorundasınız; ancak hükümetin bu duygudan vareste olduğu görülüyor.</p>

<p>Meclisin hükmünü ve sorunlara çözüm olma kapasitesini hasarladınız. Türkiye’de karşı karşıya olduğumuz en mühim sorun, sorun çözme kapasitesini yitirmiş bir siyasettir. Yirmi dört yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz; yönettiğiniz ülkenin demografisi bozuluyor, aile yapısı yıkıldı diye olağanüstü gündemli toplantılar yapıyorsunuz. Sınırlarınız kevgire döndü, demografiniz bozuldu diye bağıranları duymuyordunuz; şimdi bunu milli güvenlik sorunu ilan ediyorsunuz. Devletin planlama imkânları elinizdeyken bu beka meselesini göremediniz. Şimdi cüzdan sallayarak nüfusu, genelgeyle de aileyi kurtarmaya çalışıyorsunuz. Bakanları ve rakamları değiştirerek enflasyonla mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz.</p>

<p><strong>MADEN RUHSATLARIYLA İLGİLİ SÜRECİ GÖZDEN GEÇİRİN!</strong></p>

<p>Bir taraftan suyun ne kadar kıymetli olduğunu ve Türkiye’nin su fakiri olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu konuşuyorsunuz; ancak organize sanayi bölgelerinden yer altına basılan kirli suları temizlemeyi aklınıza getirmiyorsunuz. Ordu’da, Giresun’da kanun tanımaz bir pervasızlıkla verilen maden ruhsatları insanların yaşam alanlarını, sularını, topraklarını ve meralarını berbat ediyor ama umursamıyorsunuz. Mahkeme kararları olmasına rağmen bunları tanımıyorsunuz.</p>

<p>Biz ‘maden çıkarmayın’ demiyoruz ancak bunun dünyada bir standardı vardır. Çıkardığınız madenle tehdit ettiğiniz hayatlar arasındaki dengeyi planlayacak kadar aklınız olmalı. Ekonomiye kattığınız zenginlik insan içindir. İnsanın hayatını berbat ederek elde ettiğiniz zenginliği kimin için planlıyorsunuz? İnsanı bozdunuz mu devlet bozulur. İnsanın yaşam alanını bozup zenginlik oluşturacağınızı söylemenizin, insanı kaybettikten sonra kimseye bir faydası yoktur.Bu nedenle maden ruhsatlarıyla ilgili sürecin tekrar gözden geçirilmesi, mahkeme kararlarının tatbik edilmesi ve orada yaşayan insanların feryadının duyulması için Anahtar Parti teyakkuz halindedir. Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanlığımızgünlerdir bölgedeydi. Köylerini ve topraklarını bekleyen insanlarla omuz omuza olacağız. Birkaç kişinin kâr hırsı yüzünden yaylalarımızı, meralarımızı ve sularımızı berbat etmenize sessiz kalmayacağız.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ, MİLLETLE İTTİFAK KURACAKTIR</strong></p>

<p>Anahtar Parti, milletle ittifak kuracaktır. Şu anda politik gündemimizi kararsız seçmenlere odakladık. Eğer kararsızlar birinci parti konumundaysa, siyasetin mesuliyeti bu seçmenin niçin kararsız olduğunu doğru analiz etmektir. Bu kitle ağırlıklı olarak iktidar bloğundan kopan kararsızlardır; beklentisi boşa düşmüş, hayalleri kâbusa dönmüş ve umudu yük olmuş bir millet gerçekliği vardır. Anketler kararsız seçmeni birinci parti olarak gösteriyorsa, bu kararsızlığa sebep olan sorunları konuşan bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır; o irade de Anahtar Parti’dir. Siyasi mesuliyetimizi kararsızlarla ve milletle ittifak üzerine kurduk. Elbette seçim sathına girdiğimizde, önceliği millet olan bir pratiğin gereklerini yerine getireceğiz ve millete sırtımızı dönmeyeceğiz. Memleketin daha iyi yaşamasına imkân sağlayacak her fikri destekleyeceğiz.</p>

<p>Anahtar Parti, Türk siyasetindeki bu tahterevalliyi bozmak için siyaset yapıyor. Bize sorulan ‘hangi ittifaktasınız’ sorularının muhatabı olan yapılar artık mevcut değildir. Ne Millet İttifakı kaldı ne de Cumhur İttifakı’nın ana taşıyıcı kolonları yerinde duruyor. Dolayısıyla ortada sadece millet ve milletin sorunları vardır. Millet, bu sorunları çözecek bir irade beklemektedir. Anahtar Parti, milletin sorunlarına doğru ümit olabilmek ve çok daha fazlasının mümkün olduğuna milleti inandırmak iddiasıyla yürüyecek. Partinin istikbali olarak gördüğümüz şey, milletin istikbalidir. Bu yüzden odağımızda ittifaklar değil, milletle nasıl beraber olacağımız ve sorunlara nasıl çözüm üreteceğimiz yer alıyor.</p>

<p><strong>SİYASET BU TÜRBÜLANSTAN İTİBARINI KURTARAMAZ!</strong></p>

<p>Anahtar Parti, siyasetin komple kantarda olduğu bu dönemde oluşan büyük boşluğu doldurmak için kurulmuştur. Biz sistemi kuran, sisteme uyan, demokrasiyi ve hukuku çalıştıran bir düzen teklif ediyoruz. Her kuruşun hesabını veren bir yürütme ve güçlü bir yasama inşa edeceğiz. 86 milyona hitap eden, yüzde 100’ü kucaklayan bir perspektifle geliyoruz. Bir taraftan kayyum atanırken diğer taraftan hükümet ortaklarının kayyumların görevine dönmesini istemesi; bir taraftan terör örgütü elebaşının meclise çağrılması, diğer taraftan Kurucu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’ye, ana muhalefet partisine, müdahale edilmesi memleketi bir tutarsızlık girdabına sokmaktadır. Siyaset bu türbülanstan itibarını kurtaramaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizim maharetimiz; devletin her kuruşunun hesabını sormakla millet iradesini korumayı, hazineyi korumakla milletin egemenliğini korumayı bir arada başarmaktır. Bu ilkesiz siyaset milletin ümidini kırmıştır; Anahtar Parti ise bu güvensizliğe ve ölçüsüzlüğe alternatif olmak için vardır. Biz bir kavga kadrosu değil, 86 milyonun yaşayacağı bir Türkiye hayalinin vatanseverleriyiz. Yüksek standartlı demokrasi ve hukuk için gereken hazırlıkları yapıyoruz. Memleketin ayağa kalkması için kanun koyan ve koyduğu kurala uyan terbiyeli siyasetçilere ihtiyaç vardır. Kanunun çalışmadığı yerde istişare edebilen bir siyaset anlayışı geldiğinde memleketin nasıl kalkındığını hep birlikte göreceğiz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-enflasyonu-dusuremediniz-memleketi-dusurdunuz</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/y-a-v-u-z-a-g-i-r-a-l-i-o-g-l-u-b-a-s-i-n-t-o-p-l-a-n-t-i-s-i2.jpeg" type="image/jpeg" length="71391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Kahramanmaraş’ta İlçe Başkanlıklarında Görev Değişimi]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/mhp-kahramanmarasta-ilce-baskanliklarinda-gorev-degisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/mhp-kahramanmarasta-ilce-baskanliklarinda-gorev-degisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Onikişubat İlçe Başkanı Ömer Emrah Satıcı ile Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Muhammet Pacacı’nın görevlerine son verildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada, teşkilata bugüne kadar sundukları hizmetlerden dolayı her iki isme teşekkür edildiği ifade edildi.<br />
Görev değişiminin ardından Onikişubat İlçe Başkanlığı görevine Koray Korkmaz, Dulkadiroğlu İlçe Başkanlığı görevine ise Ökkeş Yüksel Ferhuşoğlu’nun atandığı duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/mhp-kahramanmarasta-ilce-baskanliklarinda-gorev-degisimi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/05/5778472506854412520.jpg" type="image/jpeg" length="67306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anahtar Partili Özcan’dan Termik Santral Önünde Sert Açıklama]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-partili-ozcandan-termik-santral-onunde-sert-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-partili-ozcandan-termik-santral-onunde-sert-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Elbistan İlçe Başkanı Fatih Özcan, Afşin-Elbistan A Termik Santrali önünde yaptığı basın açıklamasında kamu kaynaklarının kullanımı ve işçi çıkarmalarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bazı kişilerin çalışmadan maaş aldığını iddia eden Özcan, bu durumun bedelini emekçilerin ödediğini savundu.<br />
Torpil ve yakın ilişkilerle yapılan görevlendirmelere dikkat çeken Özcan, “Yakınlarını eskiye dayalı veya torpile dayalı şekilde görevlendirmek, işçinin ve çalışanın yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırmaz” dedi.<br />
Yaşananların sorumluluğunu siyasilere yükleyen Özcan, “Bugün yaşanan pervasızlığın ve toplu işçi kıyımlarının müsebbibi sorumsuz siyasilerdir” ifadelerini kullandı.<br />
Yetkililere çağrıda bulunan Özcan, “Bir kişinin ya da birkaç kişinin çıkarı için binlerce insanı mağdur edemezsiniz. Buna hakkınız yok. Biz kimlerin çalışmadan maaş aldığını, kimlerin yakınlarının işe alındığını çok iyi biliyoruz. Vicdan edin” diye konuştu.<br />
Halktan kopuk bir siyaset anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özcan, kamuoyunu duyarlılığa davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-partili-ozcandan-termik-santral-onunde-sert-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/04/5949324282959695212.jpg" type="image/jpeg" length="82170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Öztunç: “Depremin üzerinden 3 yıl geçti, Narlı’da tek bir TOKİ konutu yapılmadı”]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/chpli-oztunc-depremin-uzerinden-3-yil-gecti-narlida-tek-bir-toki-konutu-yapilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/chpli-oztunc-depremin-uzerinden-3-yil-gecti-narlida-tek-bir-toki-konutu-yapilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada deprem bölgesindeki konut projelerine ilişkin eleştirilerde bulunarak, Kahramanmaraş’ın bazı bölgelerinde aradan geçen üç yıla rağmen TOKİ konutlarının yapılmadığını öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Öztunç, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Narlı beldesinde depremden bu yana herhangi bir TOKİ konutunun inşa edilmediğini iddia etti.<br />
Bölgedeki vatandaşların barınma sorunlarının devam ettiğini belirten Öztunç, “Depremin üzerinden üç yıl geçti ancak Narlı beldesinde daha tek bir çivi çakılmadı, bir tane bile TOKİ konutu yapılmadı” dedi.<br />
İktidar sıralarından gelen itirazlara da yanıt veren Öztunç, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek Narlı’da konut inşaatının başlamadığını savundu.<br />
Göksun ilçesine bağlı Çardak Mahallesi’nde de benzer bir durum yaşandığını öne süren Öztunç, kura çekimi yapılmasına ve anahtar teslimi gerçekleştirildiğinin açıklanmasına rağmen ortada fiziki konut bulunmadığını iddia etti.<br />
Öztunç, “Çardak Mahallesi’nde binaların yapıldığı söylenerek kura çekildi ve anahtarlar verildi. Ancak ortada bina yok, ev yok. Bu insanlar anahtarla neyi açacak?” ifadelerini kullandı.<br />
Deprem bölgesindeki konut projelerinin hızlandırılması gerektiğini belirten Öztunç, mağduriyetlerin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/chpli-oztunc-depremin-uzerinden-3-yil-gecti-narlida-tek-bir-toki-konutu-yapilmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/03/5859505921116015907.jpg" type="image/jpeg" length="37527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Partili Şahin: “Orta Doğu’daki çatışmalar bölgesel savaşa dönüşme riski taşıyor”]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/ak-partili-sahin-orta-dogudaki-catismalar-bolgesel-savasa-donusme-riski-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/ak-partili-sahin-orta-dogudaki-catismalar-bolgesel-savasa-donusme-riski-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin artık iki devlet arasındaki çatışmanın ötesine geçtiğini belirterek bölgesel bir savaşa dönüşme riski bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine söz alan Şahin, Orta Doğu’daki gelişmelere ve Türkiye’nin güvenlik stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki çatışmaların giderek derinleştiğine dikkat çeken Şahin, uluslararası kurumların krizler karşısında etkisiz kaldığını dile getirdi.<br />
Konuşmasında Orta Doğu’nun yakın tarihine değinen Şahin, 1991 yılında başlayan Birinci Körfez Savaşı’ndan bu yana bölgede savaşsız bir dönemin yaşanmadığını belirterek, “Bazen bir çatışma, bazen iki ya da üç farklı çatışma yaşandı. Ancak bugün geldiğimiz noktada yalnızca iki devlet arasındaki bir gerilimden söz etmiyoruz; savaşın bölgeselleşmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız. İçinde yaşadığımız bölge yaklaşık 35 yıldır fiilî olarak savaşın sürdüğü bir coğrafya” dedi.<br />
Uluslararası hukuk ve küresel kurumların etkinliğini kaybettiğini savunan Şahin, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin ciddi bir kriz yaşadığını ifade ederek, “Uluslararası hukuktan sorumlu kuruluşların sessiz kaldığı bir süreçten geçiyoruz. Artık kimse bu kurumlardan çözüm beklemiyor” değerlendirmesinde bulundu.<br />
Şahin, son dönemde tırmanan İsrail-İran gerilimine de değinerek, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “hukuk dışı” olarak nitelendirdi. İran’a da uyarıda bulunan Şahin, “Bu saldırıyı gerekçe göstererek krizi bölgedeki diğer devletlere yayma çabası savaşın bölgeselleşmesine yol açabilir” ifadelerini kullandı.<br />
Türkiye’nin bölgede barış ve istikrar için diplomasi yürütmeye devam edeceğini vurgulayan Şahin, Ankara’nın temel önceliklerinin çatışmaları ülke sınırlarından uzak tutmak, diplomatik girişimleri sürdürmek ve savunma kapasitesini artırmak olduğunu söyledi.<br />
Şahin, “Türkiye savaş peşinde değildir. Ancak terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda iç cephemizi güçlendirmeye ve savunma sanayisi kapasitemizi artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/ak-partili-sahin-orta-dogudaki-catismalar-bolgesel-savasa-donusme-riski-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/03/5859505921116015905.jpg" type="image/jpeg" length="65297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fuat Geçen’den Terörsüz Türkiye Uyarısı: Dikkatli Olunmalı!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/fuat-gecenden-terorsuz-turkiye-uyarisi-dikkatli-olunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/fuat-gecenden-terorsuz-turkiye-uyarisi-dikkatli-olunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, “Terör örgütü elebaşı ve tepe kadrosunun daha serbest hâle gelmesinin örgütün toparlanmasına mı yoksa feshine mi hizmet edeceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Geçmiş örneklerin bu konuda dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor” uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Ramazan ayının Türkiye’ye ve İslam âlemine hayırlar getirmesi temennisiyle başladığı basın açıklamasında, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ilişkin komisyonun yayımladığı nihai raporu değerlendirdi. Geçen, raporun; Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin komisyona sunduğu metinlerin ortalaması niteliğinde olduğunu belirterek iki ana başlığa dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>“TERÖRÜN BÜTÜN UNSURLARIYLA FESHİ, DEVLET CİDDİYETİYLE TESPİT EDİLMELİDİR”</strong></p>

<p></p>

<p>Raporun ilk önemli hususunun, terörün yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarıyla kendini feshetmesi ve bu fesih işleminin devlet görevlilerince tayin ve tespit edilmesi olduğunu ifade eden Fuat Geçen, “Terör bitmiştir, artık yurt içinde ve yurt dışında PKK terör örgütünün herhangi bir unsuru kalmamıştır denilmesiyle birlikte hareket edilmesi arzu edilen bir süreçtir” dedi.</p>

<p>Bu tespitin devlet ciddiyetiyle yapılması gerektiğini vurgulayan Geçen, 2009-2015 yılları arasında yürütülen süreci, Habur’daki çadır mahkemelerini ve hendek olaylarını hatırlattı. Diyarbakır’da onlarca vatan evladının şehit olduğunu belirten Geçen, terör unsurlarının bu süreçte lojistiklerini yurt dışına taşıdığını, sürecin hassasiyeti gerekçe gösterilerek buna seyirci kalındığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>“AKLI BAŞINDA HİÇ KİMSE TERÖR OLSUN DEMEZ!”</strong></p>

<p></p>

<p>“Yaşanmış hadiselerden bahsediyoruz, niyet okuması yapmıyoruz” diyen Geçen, Anahtar Parti’nin terörün yalnızca PKK değil, ülkeyi rahatsız eden tüm unsurlarıyla ortadan kaldırılmasını amasız, fakatsız desteklediğini; ancak süreçteki muhataplıklar ve izlenen yöntem konusunda itirazları bulunduğunu söyledi.</p>

<p>“Türkiye’de aklı başında hiç kimse terör olsun demez” diyen Geçen, terörle mücadelede şehitlerin, gazilerin ve şehit ailelerinin maneviyatını zedeleyecek bir usulün kabul edilemeyeceğini belirtti ve ayrıştıkları noktanın bu olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>“MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASALAR TERÖRLE MÜCADELEYE HALEL GETİRMEMELİ”</strong></p>

<p></p>

<p>Geçen, ikinci ana başlığın “müstakil ve geçici yasalar” olduğunu belirterek, bu düzenlemelerin PKK ile sınırlı ve sürece özgü olacağının ifade edildiğini söyledi. Türkiye’nin vekâlet savaşlarının ortasında bulunduğunu vurgulayan Geçen, terörle mücadele kanununun özüne zarar verecek ve kötü emsal oluşturacak bir düzenlemenin millete yapılacak en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>“ORTAYA ÇIKACAK TABLO HÜKÜMETİN SORUMLULUĞUNDADIR”</strong></p>

<p></p>

<p>Anahtar Parti’nin muhatabının doğrudan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti olduğunu kaydeden Fuat Geçen, sürecin tüm sorumluluğunun hükümete ait olduğunu söyledi. Yasa çıkarma yetkisi ve çoğunluğunun AK Parti’de bulunduğunu hatırlatarak, ortaya çıkacak tablonun da hükümetin sorumluluğunda olacağını ifade etti.</p>

<p>Yasal düzenlemelerin, PKK’nın yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarının fesih ve tespitinden önce mi yoksa sonra mı hayata geçirileceği konusunda raporda açıklık bulunmadığını belirten Geçen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Terör örgütü elebaşı ve tepe kadrosunun daha serbest hâle gelmesinin örgütün toparlanmasına mı yoksa feshine mi hizmet edeceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Fuat Geçen, geçmiş örneklerin bu konuda dikkatli olunması gerektiğini gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>Anahtar Parti’nin çıkacak yasaları kurduğu ekiple milleti, şehitleri ve gazileri adına yakından takip edeceğini vurgulayan Geçen, kapsam, sınır ve uygulama bakımından uyarıcı ve ön alıcı tavsiyelerini sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p></p>

<p><strong>İSRAİL VE ABD’YE TEPKİ</strong></p>

<p></p>

<p>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne de değinerek, İsrail’in yayılmacı politikalarına dikkat çekti. Amerika’nın İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, İsrail’in Orta Doğu’yu kontrol etmesi gerektiği yönündeki açıklamasını hatırlatan Geçen, daha önce Nil ve Fırat havzalarının İsrail’e vaat edilmiş topraklar olduğu yönündeki ifadeleri de eleştirdi.</p>

<p>Bu yaklaşımın bölgeyi bütünüyle İsrail’in kontrolüne bırakma anlayışına evrildiğini söyleyen Geçen, Türkiye’nin bu konuda daha net bir tepki ortaya koyması gerektiğini ifade etti. İran’da yaşanan gelişmelerin de İsrail’in yayılmacı politikasına zemin hazırladığına yönelik değerlendirmede bulundu.</p>

<p></p>

<p><strong>“ANAYASA MUTABAKAT METNİDİR”</strong></p>

<p></p>

<p>Açıklamasında anayasa tartışmalarına da yer veren Fuat Geçen, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un referandum vurgusunu hatırlatarak, anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi için 360-400 aralığında bir çoğunluğun hedefleniyor olabileceğini söyledi.</p>

<p>Anayasanın siyasal iktidarın metni değil, bir mutabakat metni olduğunu vurgulayan Geçen, toplumun tüm unsurlarının katkı sunması gerektiğini ifade etti. “Torba anayasa” anlayışına karşı olduklarını belirten Geçen, milletin hakemliğine başvurulacaksa anayasanın hazırlanma sürecinde de milletin söz sahibi olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Anahtar Parti’nin yeni bir anayasa yapılmasına olumlu baktığını belirten Fuat Geçen, ancak sürecin yöntemi, şeffaflığı ve katılımcılığı doğrultusunda tavır belirleyeceklerini ifade etti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/fuat-gecenden-terorsuz-turkiye-uyarisi-dikkatli-olunmali</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/anahtar-parti-sozcusu-fuat-gecen-2jpg-1.jpg" type="image/jpeg" length="11774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Kahramanmaraş İl Kadın Kolları’ndan İstifa İddialarına İlişkin Açıklama]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/ak-parti-kahramanmaras-il-kadin-kollarindan-istifa-iddialarina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/ak-parti-kahramanmaras-il-kadin-kollarindan-istifa-iddialarina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Kahramanmaraş İl Kadın Kolları Başkanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan “AK Parti’yi sarsan istifa. Partide çete var.” başlıklı haberlere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapılan açıklamada, haberlerde adı geçen Sefa Eyicil Gül’ün yaklaşık bir aydır benzer içerikli paylaşımlarda bulunduğu belirtilerek, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.<br />
Açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla sürecin tüm yönleriyle paylaşılmasının gerekli görüldüğü kaydedildi.<br />
İl Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Gül’ün, parti içi huzuru zedeleyen tutum ve davranışları ile kurumsal kimlikle bağdaşmadığı belirtilen bazı yazışma ve mesaj kayıtlarının tespit edilmesi üzerine görevine 8 Ocak 2026 tarihinde son verildiği bildirildi.<br />
Görevden alınmasının ardından çeşitli iftira ve karalama içerikli beyanlarda bulunulduğu aktarılan açıklamada, başlangıçta bu paylaşımlara karşılık verilmediği, ancak iddiaların disiplin süreci ve soruşturma gerektirecek boyuta ulaşması üzerine İl Disiplin Kurulu’na sevk kararı alındığı ifade edildi. Bu süreçten haberdar olan Gül’ün ise 14 Şubat 2026 tarihinde parti üyeliğinden istifa ettiği belirtildi.<br />
Basında yer alan “il teşkilatını yolsuzluk ve çeteleşmeyle suçlayarak istifa ettiği” yönündeki iddiaların asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, teşkilat bünyesinde belediyeler ya da kamu kurumlarından petrol ihalesi alarak şahsi menfaat sağlayan herhangi bir kişinin bulunmadığı kaydedildi.<br />
Açıklamada ayrıca, söz konusu iddiaları dile getiren kişinin elinde belge ve bilgi varsa Cumhuriyet Savcılığına sunması çağrısında bulunularak, aksi halde yasal sürecin başlatılacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/ak-parti-kahramanmaras-il-kadin-kollarindan-istifa-iddialarina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/5818983901110668499.jpg" type="image/jpeg" length="81974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Memleketin Gündemine Odaklıyız]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketin-gundemine-odakliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketin-gundemine-odakliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “İktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’a nezaket ziyaretinde bulundu. Ağıralioğlu’na parti heyetinde Genel Sekreter Nihal Ağca, Toplumsal Politikalar Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zeki İşcan, Kültür&amp;Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Muhammed Hakan Tanrıöver, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanı Emine Küçükali Gürkök ile AR-GE ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkanı Prof. Dr. Özcan Güngör eşlik etti.</p>

<p><strong>“İSTİŞARE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ…”</strong></p>

<p>Ziyaret sonrası yapılan basın toplantısında, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Samimi şekilde bir araya gelmeye ve istişare etmeye devam edeceğiz. Milletin sahipsiz, dertlerinin çözümsüz olmadığını, bu şartlardan çok daha iyi şartlarda yaşamanın mümkün olduğunu; Türkiye'nin doğru yönetildiğinde yalnızca 85 milyona değil, 850 milyona dahi yetebilecek potansiyele sahip bulunduğunu hem göstereceğiz hem de milletimizin umutlarını diri tutarak temsil edeceğiz inşallah. Verimli bir ziyaret ve verimli bir istişare oldu. Ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum.</p>

<p>Ülkenin acil sorunları nelerdir, hangi meseleler daha önemlidir, hangileri duyurulmalı, hangileri daha çok gündeme getirilmelidir, memleketin ve milletin gerçek gündemini konuşan siyasetin hayata geçirilmesi nasıl sağlanabilir… Bunları istişare ettik. Çünkü Türkiye'de siyasetin bir gündemi var, bir de milletin gündemi var. Türkiye'de siyasetin konuşulmasını istediği bir gündem var; milletin ise konuşulması elzem olan bir gündemi var.</p>

<p><strong>SİYASİ BÜNYE YAŞLANDI, YIPRANDI…</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla biz muhalefet partileriyiz. Millet içiniz, milletin dertlerine derman olmak içiniz. İktidar bu kadar uzun süre görevde kaldığı için siyasi bünyenin yaşlandığını ve yıprandığını düşünüyoruz. Bu nedenle iktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız. Milletin konuşulmasını istediği sorunların ve duyulmasını arzu ettiği dertlerin dile getirilebildiği, çözülebilecek olanların çözüldüğü; çözülemiyorsa yönetimin devredilebildiği ya da devralınabildiği bir siyasal eşikte duruyoruz.”</p>

<p><strong>BAKAN DEĞİŞİKLİKLERİ HAYIRLI OLSUN…</strong></p>

<p>Ağıralioğlu, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı atamalarına yönelik gelen soruya ise yanıtı verdi:</p>

<p>“Memleketimiz için hayırlı olmasını temenni ederiz. Görev yapan arkadaşlar ellerinden geldiğince mücadele ettiler; kendilerine emekleri için teşekkür ederiz. Ancak bundan sonra söyleyeceklerimiz siyasi değerlendirmelerimizle ilgilidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yargıyı siyasallaştırdığı ve yargının siyasetin gölgesinde kaldığı yönünde eleştirilere konu olmaktadır. İktidar partisinin HSK ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki hakimiyetinin, partili cumhurbaşkanlığı modeliyle birleşmesi sonucunda yargının siyasetin tesiri altında karar vermek zorunda kaldığı yönünde tenkitler yapılmaktadır. Bizim bu konuda kuvvetler ayrılığına dair bir hassasiyetimiz vardır.</p>

<p><strong>“SÜREKLİ ELEŞTİRMEKTEN YORULDUK”</strong></p>

<p>Sürekli eleştirmekten yorulduk. Hakkımızda pek çok dava açıldı, bu davalar kamuoyunda tartışıldı. ‘Bu adil mi’ denildi. ‘Mahkeme kararlarına saygılı olun’ denildi. Hükümet, siyasi vizyonunun hilafına çıkan kararlarda Anayasa Mahkemesi'ni dahi sorgulayabildi. Bunların hepsi gözümüzün önünde oldu. Bu nedenle özellikle adli bürokraside görev yapanların, emeklilik ya da görevden ayrılma sonrasında belli bir süre siyasete girmelerinin önünün kapatılması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin yedi yıl gibi bir süre öngörülebilir. Emekli olan ya da görevinden ayrılan bir adalet bürokratının, en az bir seçim dönemi geçmeden siyasi pozisyon almaması gerekir.</p>

<p><strong>“ÇÖZÜM; CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NİN DEĞİŞTİRİLMESİDİR”</strong></p>

<p>Bazı mesleklerde siyasete geçişlerin belirli bir süre sınırlandırılması gerekir. Aksi halde verilen kararların bir ödül ya da mükafat beklentisiyle ilişkilendirilebileceği düşüncesi ortaya çıkabilir. Yargının töhmet altında kalmaması için bu alana bir sınırlama getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yargı ile siyaset arasındaki bu geçişkenlik, devlete ve adalet duygusuna olan güveni azaltabilecek bir ilkesizlik alanı oluşturmaktadır. Meseleyi ilkesel zeminde ele almayı tercih ediyorum. Bunun önüne geçecek düzenlemeler yapılmalıdır. Sorunun köklü çözümü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin değiştirilmesidir.</p>

<p>Bu sistemin, Türk toplumunun adalet ihtiyacını ve kurumsal kapasitemizin verimliliğini karşılayamadığını düşünüyoruz. Ancak bu değişiklik yapılmasa dahi, en azından bu konuya ilişkin süre sınırlamasının getirilmesi gerekir. Verilen kararların objektifliği konusunda şüphe oluşmaması ve adalet mekanizmasının töhmet altında kalmaması için bu adım atılmalıdır. Siyaseti ve siyasetçiye olan güveni de aşındırabilecek bu alan kapatılmalıdır.</p>

<p><strong>“MÜLKİYEYE DAİR BİR AİDİYET HİSSİ TAŞIRIZ”</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı için de hayırlı olmasını temenni ederim. Hususi özel bir itirazım yoktur. Ancak mülki idarede içeriden yapılan atamaların, kurum içi hiyerarşiyi zedeleyebileceğini düşünüyorum. Ben bir Mekteb-i Mülkiye mezunuyum ve mülkiyeye dair bir aidiyet hissi taşırız. Bununla birlikte, bu kurumların siyasete daha açık olması gerektiğini düşünüyorum. Devleti ve kurumları bilen, işleyişe hâkim kişilerin görevlendirilmesi önemlidir. İçeriden yapılan atamaların, kurum içindeki hiyerarşiyi ve kurumsal yapıyı zedeleme riski vardır. Yeni görev alanlara muvaffakiyet dilerim; inşallah hayırlı hizmetler yaparlar. Ancak devleti, adaleti, mülki idareyi ve devletin kurumsal kapasitesini korumak; siyaseti ve siyaset kurumunu aşırı kazanma hırsından muhafaza etmek gibi sorumluluklarımız vardır. Sistemler de bunun için vardır. Mevcut sistem ise bu endişelere konu olacak ölçüde aksaklıklar barındırmaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketin-gundemine-odakliyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-11-at-180419.jpeg" type="image/jpeg" length="10483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anahtar Parti Kadın Kolları’ndan ‘100 Bin Kadın Üye’ Hedefi]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-kadin-kollarindan-100-bin-kadin-uye-hedefi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-parti-kadin-kollarindan-100-bin-kadin-uye-hedefi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı, 100 bin kadın üye hedefiyle bir araya geldi. Programa katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Kadınların söz sahibi olduğu bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından “Kadın Kolları İl Başkanları Toplantısı” gerçekleştirdi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş, Ankara’da parti genel merkezindeki programda çalışmaları değerlendirdi.</p>

<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Kadınlar yalnızca kendi kaderlerine değil, memleketin kaderine de el koysun istiyoruz. Yaşadıkları sorunları çözme iradesini ortaya koyan kadınlar, ülkenin gücüdür. Kadınların söz sahibi olduğu bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>“KAVGA EDECEK ZAMAN YOK”</strong></p>

<p></p>

<p>Ağıralioğlu, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Memleket adeta bir survivor parkuruna döndü. Rekabette olduklarımızın bizim gibi bir planı, bir programı, bir niyeti de yok. Kimi iktidara tutunmaya çalışıyor, kimi iktidardaki nimetlerden mahrum kalmamak için kuralsızlığa savruluyor. İşte bu yüzden siyaset sahnesindeki rakiplerimizle aynı kulvarda değiliz. Rakiplerimiz ilkesiz, ölçüsüz ve kuralsız. Biz ise ilkeli, ölçülü, ahlaklı ve planlıyız. Bir parti münakaşası hevesi taşımıyoruz. Kimseyi utandırmaya çalışmıyoruz. Biz, memleketin sorunlarını çözmeye geliyoruz. Kimseyle kavga etmiyoruz; memleketin sorunlarıyla kavga ediyoruz. Kavga edecek zamanımız yok! Çocuklarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir vatan bırakma mesuliyetiyle hareket ediyor, bu yüzden kavgaya tenezzül etmiyoruz.”</p>

<p>Anahtar Parti İl Kadın Kolları temsilcileri, saha çalışmalarında kendilerine iletilen talepleri de Genel Başkan Ağıralioğlu’na aktardı.</p>

<p></p>

<p><strong>GÜÇLÜ KADIN ÖRGÜTLENMESİ</strong></p>

<p></p>

<p>Kadın kollarının kurumsal yapısı ve teşkilat çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş ise Anahtar Parti Kadın Kolları’nın önündeki en önemli hedeflerden birinin 100 bin kadın üye olduğunu ifade etti. Demirtaş, bu hedefin yalnızca sayısal bir büyümeyi değil; sahada aktif, bilinçli ve güçlü bir kadın örgütlenmesini ifade ettiğini belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hazırlıklarından da bahseden Demirtaş, kadın kolları temsilcilerinin önerilerini de not aldı.</p>

<p></p>

<p><strong>SAHA ÇALIŞMALARI HIZLANIYOR</strong></p>

<p></p>

<p>Toplantıda, kadın kollarının teşkilat yapısı, kurumsal işleyişi ve iletişim dilinde dikkat edilmesi gereken hususlar ele alındı. Ev ziyaretlerinin amacı, sayısı artan saha çalışmalarının kayıt altına alınması ve raporlanmasının önemi üzerinde duruldu. Ziyaretlerin yalnızca temas değil, doğru analiz ve geri bildirimlerle anlam kazanacağı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demirtaş ayrıca il programları ve bölge toplantılarının, kadın kollarının sahadaki etkinliğini artırmada kritik rol oynadığını belirterek, teşkilatlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİNE GÜÇLÜ BİR YUVA OLACAK!</strong></p>

<p></p>

<p>Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş, son olarak ise şu yorumda bulundu: “Anahtar Parti; Türk milletine güven veren, sağlıklı bir geleceği inşa edecek güçlü bir yuva olacak. Bu yuvanın temelinde emek, fedakârlık ve sorumluluk vardır. Yuvayı dişi kuş yapar derler; bu yüzden kadın kollarımıza büyük bir görev ve çok kıymetli bir emek düşmektedir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-kadin-kollarindan-100-bin-kadin-uye-hedefi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-07-at-171436.jpeg" type="image/jpeg" length="87550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: “Asrın Felaketi Değil, Asrın İhmaliyle Karşı Karşıyayız”]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/ozgur-ozel-asrin-felaketi-degil-asrin-ihmaliyle-karsi-karsiyayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/ozgur-ozel-asrin-felaketi-degil-asrin-ihmaliyle-karsi-karsiyayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılı dolayısıyla Kahramanmaraş’ta düzenlenen TBMM Grup Toplantısı’nda iktidarı sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Depremin “asrın felaketi” olduğunu ancak yaşanan sürecin “asrın ihmali, beceriksizliği ve pişkinliği” ile yönetildiğini ifade eden Özel, 270 bin kişinin hala konteynerlerde yaşadığını, kiracılar için konut bulunmadığını ve konteynerlerin elektriklerinin kesildiğini söyledi.<br />
Özel, deprem sonrası verilen sözlerin tutulmadığını iddia ederek, “Bir yılda evler yapılacak denildi, üç yıl geçti; hala yüz binlerce kişi konteynerde” dedi.<br />
Özel, konutların eksik ve masraflı teslim edildiğini, depremzedelerden faizli borç ve boş senet istendiğini savundu.<br />
İktidarın deprem öncesi hazırlıksızlığına ve arama-kurtarma sürecine de değinen Özel, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ilk gün sahaya çıkarılmadığını, bunun binlerce can kaybına yol açtığını ileri sürdü.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem bölgesine ziyaretlerini de karşılaştıran Özel, kendisinin bugüne kadar 57 kez deprem bölgesine gittiğini söyledi.<br />
Konuşmasının sonunda iktidara talip olduklarını vurgulayan Özel, “Vaziyet bu haldeyse, vazife iktidar olmaktır. Emrinize amadeyiz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/ozgur-ozel-asrin-felaketi-degil-asrin-ihmaliyle-karsi-karsiyayiz</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/02/5769407304066338083.jpg" type="image/jpeg" length="94167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Memleketi Ayağa Kaldıracağız!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketi-ayaga-kaldiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketi-ayaga-kaldiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu, “Bu memleketin karnesine razı değiliz! Bu bizim kaderimiz değildi; o yüzden çözeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu,<strong> </strong>Ankara’da<strong> </strong>partisinin tarım vizyonunu tanıtan programa katıldı. Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, lansman programında çözüm önerilerini hazırlanan sunumla anlatırken, 81 ilden gelen coğrafi işaretli tarım ürünleri program sonrası konuklar tarafından ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım politikalarını ve partisinin hedeflerini aktaran Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise özetle şunları söyledi:</p>

<p><strong>SOFRAYA BEREKET OLMAYI HEDEFLİYORUZ!</strong></p>

<p>“Milletin kalbine, ümide doğru, zengin bir Türkiye idealine doğru günümüzü günlere katmaktayız. Gecesi gündüzü uykusuz arkadaşlarımın; daha zengin bir Türkiye idealine yol bulma imkânı için devamlı çalışmaktayız. 1. yılımızı böyle geçirdik. 161. parti olarak kurulup şimdi ilk 5 parti arasında iktidara yürüyoruz. Önümüzdeki dönem şunun cevabı olduğumuzu biliyoruz. Türk milletine bakıyoruz; 85 milyona bakıyoruz. Milletimize mukaddes bir emanet gibi, devletimize çocuklarımızın altında huzurla yaşama teminatı gibi, insanca yaşama idealinin miğferi gibi bakıyoruz. Dolayısıyla bu 85 milyonu ailemiz gibi sarıp sarmalamaya söz veriyoruz. Üretenin hakkını vereceğiz derken kastımızın merkezine adaleti koyuyoruz. Ticaret yapacağız, ticaret yapanın hakkı olacağız derken; faizsiz, enflasyonsuz bir ülkenin, ticaretin bereketi, bolluğu olacağını biliyoruz. Duyan devleti, sorun çözebilen devleti, memleketin yaralarına, dertlerine derman olabilen devleti vazifemiz biliyoruz. Oy kazanmayı değil gönül kazanmayı; iktidar olmayı değil muktedir olup sofraya bereket olmayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>ÇİFTÇİLİK YAŞI 59’A GELMİŞ…</strong></p>

<p>Biz tartışırken, biz oy telaşındayken, biz rakip yenme hevesindeyken; topraklarımızın plansızlıktan avucumuzdan gittiğini, topraklarımızın zehirlendiğini, sularımızın bittiğini, niteliksiz gıda yediğimizi, sağlığımızın bozulduğunu, devletin asli vazifelerini yapmamasına bağlı olarak kaybettiğimizin, kaybettiğimiz yaşam konforumuzun evimizi, hanemizi, ticaretimizi bozduğunu biliyoruz. Emekle, alın teriyle yönetimin arası açılınca memlekette yaşam sevinci kalmamış evlatlarımızın yurdu terk etmek zorunda kaldığını biliyoruz. Değer setlerinin aşındığı bu memlekette siyaset kavgayla gün geçirirken; biz, madde bağımlılığının pençesinde evlatlarımızı yitirdiğimizi görüyoruz. 59 yaşına gelmiş çiftçilik yaşımız. Bir nesil daha böyle dönerse çiftçilik yapacak insanımız kalmayacak; buna tedbir almak zorundayız, biliyoruz. Plansızlık yüzünden, programsızlık yüzünden, bizim memleketimize kontrolsüz gelen bu göçe, bu sığınmacı yüküne bizi razı etmeye çalışan siyasetin; Afganlar olmazsa çobanlık yapacak kimse yoktur diyen siyasetçilerin yükünü yeniden planla, programla milletin üstünden kaldırmaya hazırlanıyoruz. Afgan olmazsa çoban olmaz, hayvancılık olmaz diyen beceriksiz siyaset yerine; çoban ihtiyacı varsa onu planlayacak, hayvan ihtiyacı varsa yurt dışından ithal etmek yerine memleketin yaylalarını, meralarını hayvancılıkla ayağa kaldıracak bir akıl için geliyoruz. Sınırlarınızı beklemiyorsunuz. Yerli üretimi desteklemiyorsunuz. Sınırlarınızı, gümrüklerinizi beklemiyorsunuz; gümrük tarifelerinizi beklemiyorsunuz. Siyasi zafiyetleriniz yüzünden razı olduğunuz gümrük tarife değişikliği yüzünden çiftçilerinizi öldürüyorsunuz. Yanlış destekleme programı yüzünden hayvancılık yapamaz hale getiriyorsunuz.</p>

<p><strong>BİZ BU ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ!</strong></p>

<p>Anahtar Parti; daha iyisi mümkündür diyenlerin planı, doğru yaparsak 85 milyona değil 850 milyona yeteriz diyenlerin partisidir. Biz bu ülkeyi ayağa kaldıracağız sevgili arkadaşlar. Kaynaklarının verimli kullanılmadığına, imkânlarının doğru planla buluşturulmadığına inanıyoruz. Doğru planla buluşmamış, kaynakları doğru kullanılmamış memleketin bu hale geldiğine, bu dönemin örnek olduğuna inanıyoruz. 750 milyar dolar faiz ödemişsiniz. Kaynaklarını doğru yöneten bir ülke 750 milyar dolar faiz öder mi? Kaynaklarını doğru kullanabilen bir ülke 100 milyar dolar kur korumalı mevduata para kaybeder mi? Kaynaklarını doğru kullanan bir ülke bu kadar faize faiz öder mi? Kaynaklarını doğru kullanan, imkânlarını doğru kullanan bir ülke bu kadar beyin göçü verir mi? Kaynaklarını, imkanlarını doğru kullanan bir ülke bu kadar faiz, bu kadar enflasyon yaşar mı?</p>

<p><strong>PARTİ KAVGASINA SON VERECEĞİZ!</strong></p>

<p>Mezun olanlar da meslek enflasyonu altında eziliyor. Bu kadar plansız avukat, bu kadar plansız ziraat mühendisi, bu kadar plansız çevre mühendisi, bu kadar plansız meslekler. Ne diyorsanız hepsinde enflasyon var. Her branşta enflasyon var. Bir siyasetçi enflasyonu başladı. O yüzden biz; memleketi yeniden planla programla ayağa kaldıralım diye, bu parti kavgasına son verelim, sorunlarımızı doğru konuşalım diye, konuştuğumuz sorunları çözme iradesini milletimize daha yüksek standartlı yaşam kalitesine döndürelim diye yola çıktık. Yapacaklarımızı belli ettik. Ne iyiydi ne kötüydü, biliyoruz bunu. Hükümet de biliyor aslında. Ama onlara 600 vekil de verseniz yapamaz yerine geldiler. Çünkü her şeyi yapabilecek kudretleri varken memleketi bu hale getirdiler.</p>

<p><strong>SİZDEN EMANETİMİZİ ALACAĞIZ!</strong></p>

<p>Enflasyonu, faizi, işsizliği, tarımda plansızlığı, üretimde programsızlığı, ihracatta rekabette rekabet gücümüzü yükseltecek verimliliği, ithalat bağımlılığını, iyi eğitimi, nitelikli eğitimi, nitelikli tüketimi, iyi sağlık sistemini. Bütün bunlar sizin 2002'de çözün diye milletinizin umuduyla size verilmiş iktidar imkanına rağmen; bizim omuzlarımıza bıraktıklarınızdır. Cebinizden mi bakıyorsunuz milletinize? Size; cebinizden çalışın, kazandıklarınızdan bize bakın diye mi memleketi yönetimini size verdik? İmkân bizimdi, para bizimdi. Heba ettiğiniz kaynaklar bizimdi. Yurt dışından borçlanıp çarçur ettiğiniz para bizimdi. Heba ettiğiniz kaynaklar bizimdi. Yurt dışından borçlanıp çarçur ettiğiniz para bizimdi. Şimdi, torunlarımıza kadar sizin heba ettiklerinizi ödeyecek olan da biziz. Dolayısıyla biz şimdi; emanetimizi sizden alma iradesi, cesareti, kavli yetenleriz. Sizden emanetimizi alacağız.</p>

<p><strong>MADEM İYİ YAPIYORSUNUZ</strong></p>

<p>24 yıldır iktidardasınız. Madem siz her şeyi iyi yaptınız; madem kürsülere gelince, size mikrofon sunulunca siz kendinize verilen iktidar emanetini çok iyi kullandığınızı, milletinizin derdine derman olduğunuzu, milletinizi ayağa kaldırdığınızı söylüyorsunuz. Enflasyonu 2011 yılındaki standartlara indirmeyi niye vaat ediyorsunuz? Madem her şeyi iyi yaptınız; üniversiteyi bitiren çocuklarımızdan her 3 kişiden 2 kişi niye işsiz? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; biz dünyanın en yüksek enflasyonuyla niçin yaşamak zorundayız? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; bu kadar faiz yükü altında niçin kıvranıyor insanımız? Bu kadar faiz yükü altında niçin kıvranıyor insanımız? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; 20 bin lira para nasıl veriyorsunuz emeklinize, asgari ücretlerinize? En düşük kiralar 22 bin lira. 22 bin liraya, 23 bin liraya, 25 bin liraya bulduğunuz ev; ev değil, depo gibi bir şeydir. Burada yaşasın diye insanlara verdiğiniz ücret evin kirasına yetmiyor. Emeklileriniz otellerde kalıyorlar, haberlere konu oluyorlar. Madem siz her şeyi iyi yaptınız; bu emeklinin hali ne? Madem siz 24 yıllık iktidar emanetini elinizde tuttunuz; bu paranın değersizliği ne? Madem siz her şeyi doğru yaptınız; bu adaletin haline, bu sokakların haline ne? Bu çocuklarımızın sokak ortasında katledilmesine sebep olan cüretkarlık ne? Madem siz memleketinizi bu kadar iyi yönetiyorsunuz; madde bağımlılığının pençesinde bu kadar evladınız niçin var? Madem siz memleketinizi bu kadar iyi yönetiyorsunuz; madde bağımlılığının pençesinde bu kadar evladınız niçin var? Madem siz memleketinizi çok iyi yönettiniz; emanet sizdeydi ve bu emaneti 24 yıldır layıkıyla taşıdığınızı söyleyip milletinizin karşısına çıkıyorsunuz. Bu karne kimin karnesi?</p>

<p><strong>SİZ SEBEP OLDUNUZ BİZ DÜZELTECEĞİZ</strong></p>

<p>Melek gibi çocuklar sokak ortalarında katledilecekler. Sonra siz cezaevleri çok doldu diye çıkaracaksınız. Cezaevleri niçin doluyor diye tedbir almayıp cezaevleri çok doldu diye boşaltacaksınız. Dışarı çıkardıklarınız çıkar çıkmaz ya anasını ya eşini ya babasını ya birini öldürecek. Utanmayacaksınız yani. Adalet sistemi de düzelecek. Hâkim güvencesi, HSK'nın yapısı, Anayasa Mahkemesi'nin durumu, hakimlerin yetiştirilmesi, adalet bürokrasisi düzelecek! 2025 yılında bu memleketin karnesini, sebep olduğunuz bu kadar sorunu niçin çözemediğinizi de dahil her şeyi biliyoruz. Bu memleketin karnesine razı değiliz! Bu bizim kaderimiz değildi; o yüzden çözeceğiz. Enflasyon, para yediniz diye oldu. Faiz, hesapsız harcadınız diye oldu. İşsizlik, doğru üretim bandını planlamadınız diye oldu. Üniversitelerin canını çıkardınız diye eğitimin kalitesi bozuldu. Siz sebep oldunuz, biz düzelteceğiz. Liyakatle düzelteceğiz. Atom parçalamayacağız! Bir de şöyle bir ukalalık var: 24 yıldır iktidarda tutuyoruz sizi. 24 yıldır her şeyi yapma imkânı veriyoruz size. Bir de şöyle bir ukalalık var, bize dönüp diyorlar ki: Nasıl yapacaksınız? Sizin yaptıklarınızı yapmayacağız, düzelteceğiz! Hani zannedersiniz ki atom parçalıyorlar. Yani memleketi emanet gibi alıp; bu kadar faize, bu kadar israfa, bu kadar yolsuzluğa, bu kadar yoksulluğa düşüremeyiz. Sizin yaptığınızı yapamayız! Ama sizin yaptıklarınıza bakıp ne yapmayacağımıza karar verip memleketi ayağa kaldıracağız.</p>

<p><strong>ANAHTAR PARTİ’Yİ TÜRK SİYASETİNİN MERKEZİNE GETİRECEĞİZ</strong></p>

<p>Her rengiyle memleket bizim. Çocuklarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir memleket bırakmak için; adaletle yaşanabilir bir memleket, adil paylaşılabilir bir memleket, iyi üretimle ayağa kaldırılabilir bir memleket, üretenin baş tacı edileceği, bilenlere sorulan, bilenlerin dediğinin yapılacağı bir memleket. Liyakatin esas alınacağı; torpilin, kayırmacılığın, adam arayarak yaşamak zorunda kaldığımız bu berbat iklimin sonu olacak bir sistem inşa edilecek. Hep beraber oraya yürüyoruz. Şu anda bütün anket ortalamalarının ilk 5 içinde gösterdiği partiyiz. 1. yılımız. Şimdi baraj hattından çıkıp Anahtar Parti'yi Türk siyasetinin yeni çekim yönetim merkezi haline getireceğiz. Önümüzdeki dönem bu yarışta biz varız, bu hizmet kervanında biz de varız diye planlayacağız. AK Parti'nin ‘bize oy vermezseniz CHP geliyor ha’ demesine de CHP'nin ‘bize oy vermezseniz AK Parti kalıyor ha’ demesine de şöyle itiraz ediyoruz. Gelir ha ile kalır ha arasına sıkışmış memlekete müjde veriyoruz! Plan geliyor, program geliyor, nezaket geliyor, saygı geliyor, hukuk geliyor, adalet geliyor, terbiye geliyor; memleketini ayırmadan, kayırmadan sarıp sarmalama asaleti geliyor. Partililiğe son verecek, bu memlekete ait herkesi mukaddes emanet bilecek ciddiyet geliyor. Tasarruf geliyor; memlekette ayırmadan bütün imkânları milleti için yönetebilecek ciddiyet geliyor. Anahtar Parti geliyor.”</p>

<p><strong>HASAN HÜSEYİN DEMİRÖZ: ANAHTAR PARTİ BÜTÜNE BAKIYOR!</strong></p>

<p>Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz ise yaptığı sunumda, Türkiye için çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Demiröz, özetle şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Yıllardır bu ülkenin tarımın başına tarım bakanları geldi. Herkes iyi niyetle bir şey yapmaya çalıştı. Sonradan aklımıza geldi. Tarımın birbirinden bağımsız hiçbir sorunu yoktur. Biz bütüne bakamadık. Bütünü yönetemedik. Sonra ‘Hollanda nasıl bunu yapıyor Konya kadar?’ dedik. Bütünü yönetemedik, bütüne bakamadık. Anahtar Parti çok farklı, yeni, uçuk, kaçık bir şey söylemiyor. Bütüne bakıyor, bütünden bakıyor.</p>

<p><strong>SERMAYE BİZDEN ÜRETİM SİZDEN</strong></p>

<p>Üreticiyi, tüketiciyi, sanayiciyi, perakendeciyi, hazinemizi koruyan ve geliştiren bir tarım politikası açıklıyoruz. Sermaye bizden, üretim sizden çiftçi kardeşlerim. Danışmanlık bizden, verim artışı sizden. Sigorta prim desteği bizden, köyde kalmak sizden. Afet, gelir kayıp güvencesi bizden, kaygısız üretim sizden. Gençlere iş garantisi bizden, aile kurmak, çocuk sahibi olmak sizden. Doğal gıda mevzuatı bizden, sağlıklı yaşamak sizden. Ürün arge desteği bizden, katma değerli ürün sizden. Yurt dışında satış ofisleri kurmak bizden, ihracatı arttırmak sizden. Nasıl yapacağız? Değiştir. Birlikte yapacağız, birlikte planlayacağız.</p>

<p><strong>TOPRAKTAN BAŞLAYACAĞIZ</strong></p>

<p>Birlikte yöneteceğiz. Çok çalışacağız. En baştan başlayacağız. Sürdürülebilir tarım istiyorsak topraktan başlayacağız. Sağlıklı gıda istiyorsak topraktan başlayacağız. Dünya ile rekabet etmek istiyorsak topraktan başlayacağız. Dünya ile rekabet etmek istiyorsak topraktan başlayacağız. Ürünlerimizi ürettiğimizi satmak istiyorsak topraktan başlayacağız. Hayvancılığımızı büyütmek istiyorsak topraktan başlayacağız.”</p>

<p>Programa konuk olan çiftçiler Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’na teşekkür ederken; Ağıralioğlu da 81 ilden gelen coğrafi işaretli tarım ürünleri stantlarını tek tek gezerek sohbet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-memleketi-ayaga-kaldiracagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/01/d-s-c-4138.jpg" type="image/jpeg" length="97610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anahtar Parti Suriye’de Yaşanan Gelişmelerin Takipçisi Olacak]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-suriyede-yasanan-gelismelerin-takipcisi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/anahtar-parti-suriyede-yasanan-gelismelerin-takipcisi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Merkezi, “Devletimiz tarafından yürütülmekte olan Suriye politikamızın, Anahtar Parti olarak hassasiyetle takipçisi olacağımızı; lüzum duydukça öneri ve ikazlarımızın devam edeceğinin bilinmesini kamuoyuyla paylaşmak isteriz” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Merkezi, Suriye’de yaşanan gelişmelerle ilgili sosyal medya hesabından bir basın açıklaması yayımladı. Yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“15 yıl önce başlayan Suriye iç savaşının yarattığı ortamı fırsata çevirmek isteyen PKK’nın Suriye uzantıları, Suriye’nin kuzeyindeki hakimiyetini artırmaya çalışmış; DEAŞ terör örgütüyle mücadele kapsamında kurulan uluslararası koalisyonun desteğini de almalarıyla birlikte Suriye’nin kuzeyindeki yayılmacılığını tehdit ve baskıya dönüştürmüştür. PKK terör örgütünün Suriye uzantısı SDG, 10 Mart mutabakatına uyma taahhüdüne aykırı şekilde Suriye Devletine entegrasyonu reddetmiş; bunun üzerine Şam yönetimince başlatılan operasyonlar neticesinde bölgedeki hakimiyetini büyük oranda kaybetmiştir. Merkezi yönetimin güçlü iradesini ortaya koyması ile birlikte, terör örgütünün zulmü altında yaşamak zorunda kalan bölge halkı, PKK/SDG zulmüne baş kaldırma cesaretini göstermiştir. Çatışmaların durdurulması adına, Suriye ile SDG arasında 18 Ocak’ta 14 maddelik bir anlaşma imzalanarak entegrasyon sürecinin detayları somutlaştırılmış; Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Şara tarafından daha öncesinde yayınlanan kararnamedeki Kürtçe’nin ulusal dil olması ve Kürtçe eğitimin önünün açılması gibi haklar bu anlaşmada da yer bulmuştur. Suriye’de ikinci bir ulusal dil ve eğitim dilinin kabul edilmesinin, orta veya uzun vadede yeniden ayrışmayı tetikleyeceği; bölünmeye ilişkin taleplerin yeniden gündeme getirilmesine sebep olacağı açıktır. Terör örgütünün muhatap alınması ile çözüme ulaşma politikasına tümden karşı olmamıza rağmen, Suriye’nin iç savaştan yeni çıkmış olması, yeni Suriye Devleti’nin henüz tam oturmamış yapısından dolayı kırılganlıklara açık olması sebebiyle, merkezi otoritenin tam anlamıyla sağlanması adına Suriye hükümetinin bu yolu izlemek zorunda kaldığını düşünmekteyiz. Suriye’de geniş bir temsile ve nüfusa sahip Türkmenlerin, bu kritik süreçte Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği adına önemli katkılar sunduklarını da ayrıca belirtmek isteriz. Sınır komşumuz Suriye’nin dirliği ve birliğinin sağlanması ve uluslararası toplumca tanınması, ülkemizin bekası açısından son derece önemlidir. Suriye Devleti tarafından SDG terör örgütüne karşı yürütülen operasyonlardan rahatsızlık duyan DEM Parti’nin, sulh ile nihayete erme ihtimali olan Suriye’deki bu süreci, provokasyonlar ve sabote edici söylemler ile toplu bir direnişe çevirmek istediği açıkça görülmektedir. Devletimiz tarafından yürütülmekte olan Suriye politikamızın, Anahtar Parti olarak hassasiyetle takipçisi olacağımızı; lüzum duydukça öneri ve ikazlarımızın devam edeceğinin bilinmesini kamuoyuyla paylaşmak isteriz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/anahtar-parti-suriyede-yasanan-gelismelerin-takipcisi-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/01/i-m-g-726.jpeg" type="image/jpeg" length="99290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Türkiye Bir Yönetim Değişikliğinin Arifesinde]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-turkiye-bir-yonetim-degisikliginin-arifesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-turkiye-bir-yonetim-degisikliginin-arifesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Kendi hedeflerinizin bile yüzde 100 altında kalmışsınız; Türkiye’de bir yönetim değişikliğinin arifesinde olduğumuz alametini görüyorum. Hükümete 600 vekil verseniz de olmaz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV’de İlker Karagöz'ün sunduğu Çalar Saat programının canlı yayın konuğu oldu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p>

<p></p>

<p><strong>İKTİDAR KENDİ HEDEFLERİNİN ALTINDA KALMIŞ!</strong></p>

<p></p>

<p>“Denetimsizlik, keyfilik, harcamada umursamazlık, pervasızlık, hesap vermemezlik, liyakatten çok sadakate odaklı bir yönetimi tercih etmişlik falan; bunların hepsi üst üste eklenince bu akıbet oluyor. Bütçe açığının sebebi demokrasi açığıdır. Cari açığının sebebi, hukuk açığıdır. Yani siz hukukla, adaletle yönetimin arasını açarsanız bu, cari açığa sebep olur. Dünyanın her yerinde böyledir. Şimdi siz bizim şuna inanmamızı istiyorsunuz: Biz memleketi 24 yıldır yönetiyoruz. Başımızda bu kadar felaket geldi, bu kadar kötü şartlarda yaşıyorsunuz; kendi koyduğunuz hedeflere bile ulaşamamışsınız. 500 milyar dolar ihracat hedefi koymuşsunuz; yüzde 50 sapmış, yüzde 100 sapmış. 274 milyar dolar. Yani neredeyse gerçekleşme oranı yüzde 55 deyin yani. Şimdi siz, kendi hedeflerinizin bile yüzde 100 altında kalmışsınız; o yüzden ben bunun, bir yönetim değişikliğinin arifesinde olduğumuz alametini görüyorum. Yani bu şudur: Hükümete 600 vekil verseniz de olmaz. Hükümet 2028'i değil, 2058'e kadar bütün seçimleri kazansa da olmaz. Hükümetin bundan sonra ihtiyacı olan şey seçim kazanmak değildir. Hükümetin sandıktan çıkmaya ihtiyacı yoktur; sandıktan çıkaracağı güce ihtiyacı yoktur. Hükümetin akla ihtiyacı var. Hükümetin plana ihtiyacı var, programa ihtiyacı var, denetlenmeye ihtiyacı var. Etkin bir bürokrasiye ihtiyacı var. Bu; partililikten daha ziyade 85 milyonu sarıp sarmalayacak bir siyasi üsluba, nezakete, anlayışa ihtiyacı var. Anahtar Parti bunun için vardır…</p>

<p></p>

<p><strong>MUHALEFETİN MAZERETİ HÜKÜMET OLMASIN!</strong></p>

<p></p>

<p>Türkiye'de uzun zamandır iktidar ve belediyeler arasında, yani iktidar ve muhalefet belediyeleri arasında bir yönetim ahenksizliği var. İktidar, partili olmaktan kaynaklanan, yeni tecrübe ettiğimiz bu sistemde başarıyı uhdesinde, başarısızlığı muhalefete ciro etme hevesindedir. Ama bu yeni bir şey değildir. Yani bu, partili cumhurbaşkanlığından evvel de vardı ama partili cumhurbaşkanlığında biraz daha arttı. Dolayısıyla siz zaten bunu bilerek yarışa giriyorsanız mazeretsiz başarıyı ve çözümü temsil edeceksiniz. İdmanlı olacaksınız, hazır olacaksınız. Bileceksiniz ki bu iktidar elindeki imkanları sizin siyasi ya da vizyonunuza uygun çalışmaların destekçisi yapmayacak, sizin rekabette olduğunuz tarafı temsil edecek. Yani merkezi hükümetle yerel yönetimler ahenkte çalışmayacak; Mansur Yavaş dahil, biz dahil, bütün belediyeler dahil, bütün muhalefet genel başkanları dahil. Dış güç diye bir gündemimiz bizim olmasın. Yani bizim dış gücümüz de hükümet olmasın, mazeretimiz hükümet olmasın. Biz şöyle demeyelim: Aslında biz yapacaktık da bizim elimizi, kolumuzu, ayağımızı, gözümüzü... Neyse, demeyelim. Biz diyelim ki: Siz bizim elimizi kolumuzu bağladınız, bağlamak için her şeyi yaptınız, biz size rağmen millete umut olmaya devam ediyoruz demeliyiz.</p>

<p></p>

<p><strong>SURİYE’DE TAVSİYE ETTİKLERİNİZİ TÜRKİYE’DE YAPAR MISINIZ?</strong></p>

<p></p>

<p>Biz başından itibaren bir hat üzerinde durduk, tenkitlerimizi söyledik. Bugün hükümetin geldiği yer, söyledikleri, bizim 14 ay önce söylediklerimizdir. Yani şimdi Sayın Devlet Bahçeli'nin SDG için söylediği bir laf var: SDG tasfiye olmalıdır, Kürtlerin temsilcisi durumuna getirilmemelidir. SDG, Kürtlerin temsilcisi değildir, terör örgütüdür. Öcalan nedir? Yani SDG Kürtlere değdirilmemelidir. Öcalan nedir? Öcalan, Kürtlere değdirilmeli midir mesela yani? PKK nedir mesela? Bölücüler, bu PKK üzerinden bir şey konuşuyorlar; onlar nedir mesela? Türkiye'de bu dediklerinizi, Suriye'de tavsiye ettiklerinizi Türkiye'de yapar mısınız mesela? Üniter yapı diyorsunuz, korur musunuz mesela? Cumhuriyeti, demokrasiyi, hukuku muhafaza eder misiniz mesela lütfen? Meşru aktörlerle yürüsün; PKK dahil, SDG, PYD dahil silahlarını bıraksın diyorduk. 14 ay sonra geldikleri yeri görüyor musunuz? Şimdi diyorlar ki: Suriye'nin parçalı yapılanmasına İsrail nezaret ediyor, SDG İsrail'in elinde bir maşa olmuş.</p>

<p></p>

<p><strong>HAKAN FİDAN’A AYAR VERMEYE KALKTILAR!..</strong></p>

<p></p>

<p>Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan'a teşekkür etmeliyim. Bu sürecin içerisindeki muhataplar bu kadar oynamışken devlete ait bir vakar hattında, o bölgedeki kırmızı çizgilerimizi koruyabildi. O koruyabilirken, o kırmızı çizgileri ifade ederken güvenlik güçlerimize, istihbarat kuvvetlerimize, emniyet güçlerimize, ordumuza teşekkür etmeliyiz; çünkü o hattı hiç bozmadılar. Bugün hükümetin kırmızı çizgiler diye söylediği şeyler doğrudur. Suriye tek devlet olmamıştır, üniter devlet olmamıştır. Bu şöyle; bu sürecin içerisinde savrulmalar oldu. DEM grubu hükümete çağrıda bulundu, Hakan Fidan'ı susturun diye. Bölücülerin, Amerika'nın bölge üzerindeki hesaplarına alet oldukları yerler olmuş. DEM'in bazı milletvekilleri Hakan Fidan'a ayar vermeye kalktı; Dışişleri Bakanı'na. Onu da hükümete söylediler. Dışişleri Bakanı'nıza ayar verin, terbiyeli olsun falan demeye yeltendiler. CHP'den bazı milletvekilleri bu değirmene su taşıdı. Ben o zaman da ikaz ettim. Dedim ki: Bu devlet işlerini konuşurken tedbirli olmak lazımdır. Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da ödediğimiz bedel ortadadır. Biz devletimizi koruyacağız, cumhuriyetimizi koruyacağız, vatanımızın birliğini, beraberliğini koruyacağız. Kürtleri koruyacağız; Kürtleri PKK'dan koruyacağız, Kürtleri Öcalan'dan koruyacağız, bölgedeki azgınlıktan Kürtleri koruyacağız. İsrail'in bölgeye yerleşme planlarından Kürtleri koruyacağız. İsrail, Kürtleri kendi azgınlığına payanda etmeye çalışıyor; İsrail'den Kürtleri koruyacağız.</p>

<p></p>

<p><strong>DIŞ KÜRTLER DİYE BİR GÜNDEMİMİZ OLMALIYDI</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürtlerin başına tarih içerisinde birtakım felaketler gelmiştir. Bence başlarına gelmiş en büyük felaket PKK'dır. Onların başına gelmiş en büyük felaket terör örgütüdür. Bu başka zamanlarda haksızlığa, kadre uğramışlardır; ama şu anda bir meşruiyet alanı içerisinde meselelerini konuşamıyor olmalarının sebebi bu bölücülerdir, bu bölücülüktür, bu terör örgütleridir. Bu terör örgütleri yüzünden haklarını konuşamıyorlar. Yoksa ben çok zikrettim ki; bizim dış Türkler diye bir gündemimiz vardı biliyorsunuz. Yıllardır rahmetli Alparslan Türkeş daha belirgin hale getirmiştir dış Türkleri. Bizim dış Kürtler diye bir gündemimiz olmalıydı. Dış Kürtler diye bir gündemimiz olmalıydı çünkü buradakilerin kardeşidir onlar. Dolayısıyla buradakilere kardeş diyorsanız oradakiler de bunların kardeşi, akrabaları. Dolayısıyla onlar da bizim kardeşlerimiz.</p>

<p></p>

<p><strong>GAYRISAFİ MİLLÎ HASILAMIZ MİLLÎ DEĞİL </strong></p>

<p></p>

<p>Büyüme kalkınma arasındaki bağ koptu. Yani bazıları çok büyüyor, bazıları çok zenginleştiği için memlekette sorun yok zannediyor; memlekette fakir kayboldu. Asgari ücret sınırında bir 5-6 milyon kişiden bahsediliyor. Yoksulluk sınırı diye açıkladığınız rakam sizin 94-95 bin liralara gelmiş. Bir aileden üç kişi çalışsa bu rakamlara ulaşamıyor. Ortalama memleketiniz yoksulluk, sizin açıkladığınız yoksulluk sınırında duruyor demektir. Dolayısıyla memlekette gelir gider adaletsizliği, bu Gini Endeksi dedikleri şey. Yani en zengin ve en fakir arasındaki makas açılıyor. Dolayısıyla bu ülkede büyüme var, kalkınma yok, zenginleşme yok; refah tabana yayılmıyor. Gayrisafi millî hasılamız var bizim, öyle diyorlar. Bizim gayrisafi millî hasılamız milli değil; çoğu kuruluşumuz bizim değil. Gayrisafi hasıla millî hasıla değil. Dolayısıyla yatırımlar dışarıdan gelmiyor. Dışarıdan doğrudan yatırım alamıyorsunuz. Bütün yükünüz faizde. Ana para duruyor, faizin faizine çok yoğun para ödemeye başladık.</p>

<p></p>

<p><strong>KANAL İSTANBUL PLANSIZ BİR İNAT PROJESİ…</strong></p>

<p></p>

<p>Kanal İstanbul yapılıyor. Her türlü şamataya rağmen yapılıyor; ben köprüyü bile gördüm. Yani köprünün zaten ayakları yapılıyor, köprünün çelik konstrüksiyonunu da gördüm. Yapılıyor, köprü bitiyor. Suydu, şehirdi, plandı, kalabalıktı, trafikti falan konuşurken bir şehre bu kadar plansız ve inat uğruna, ben bunu yapacağım da yapacağımın karşılığıdır bu. Yani bu bir yönetim tercihidir. Trump'a kızıyoruz ya biz, ne bu yani? Gücüm yettiğini, gücümün yeteceğine inandığımı, gözümü kestirdiğimi yaparım diye kızıyorsunuz ya Trump'a; bu yaptığınız ona benziyor biraz. Rızaya bakmam, plana bakmam, programa bakmam; ben kendi dediğime bakarım. Bunu Trump dedi diye kızıyorsanız, kendi yönetim tarzınıza da biraz bakar mısınız lütfen? İki türlü zihniyetle karşı karşıyayız diye ben çok vurguluyorum. Trump da bir zihniyet, Maduro da bir zihniyet. Maduro da başına gelen her felaketi dışarıya bağlayan zihniyet: Ambargo var, faiz var, dışarıdan baskı var, bana nefes aldırmıyorlar falan. Mazeret beyan eden zihniyeti Maduro, gücüm yetince her şeyi yaparım zihniyetini Trump belirliyor; ikisi de huzursuzluk sebebi. Bunların ikisinin ortasında bir makul yok mu? Var, o makul Anahtar Parti. Makul şu: Planla, programla doğru iş yapmak. İstanbul dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri; su problemlerimiz olacaktır, trafik problemlerimiz var, yaşanamaz bir şey ve bir deprem ülkesiyiz biz ve İstanbul'da büyük deprem bekleniyor. Dolayısıyla siz bu şehrin yükünü nasıl bu kadar artırmaya karar verdiniz? Bu su problemleri, su kaynakları, ekosistemi bu kadar etkileyecek olduğunu bilim adamlarının da konuştuğu bir şeyi nasıl böyle paldır küldür bir imar hesabına, bir yerleşme planına nasıl kurban ediyorsunuz? Ben anlamıyorum. De ki yapıyorsunuz; bu kadar oldu bittiye nasıl getiriyorsunuz? Yani siz bu arada olur olmaz bir sürü şey konuşurken ya milletin ne dediği önemli değil, yapalım yapalım tarzı bir siyaseti nasıl meşru görüyorsunuz?”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-turkiye-bir-yonetim-degisikliginin-arifesinde</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/01/i-m-g-1308.jpeg" type="image/jpeg" length="61812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Staj Ve Çıraklık Mağdurlarını Duyacaksınız]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-staj-ve-ciraklik-magdurlarini-duyacaksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-staj-ve-ciraklik-magdurlarini-duyacaksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Staj-Çıraklık Sigortası Konferansı’na katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu,<strong> </strong>Staj-Çıraklık Sigortası Konferansı’na katıldı. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarını dile getiren Ağıralioğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p></p>

<p><strong>STAJ VE ÇIRAKLIK MAĞDURLARININ HAKKI VARDIR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Allah devlete zeval vermesin der Türk milleti. Allah devlete zeval vermesin. Devlet zeval bulunca millet başına ne geldiğini bildiği için böyle bir dua düşmüştür diline. Allah devlete zeval vermesin. Devlet; adaletsiz olunca zeval bulur. Devlet; sağır olunca, kanınca, kandırınca zeval bulur. Devlet; vatandaşını ayırınca zeval bulur. Yakın olanı, uzak olanı; kendinden olanı, olmayanı; menfaat umduğunu, ummadığını ayırıp kayırıp hepsine farklı muamele edince zeval bulur. O yüzden devleti ayağa kaldıracak olan şey, hakkı teslim edebilme kabiliyetindedir. <a name="_Hlk219642613">Staj ve çıraklık mağdurlarının hakkı vardır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyorsanız staj ve çıraklık mağdurlarını duyacaksınız. Genellikle arkadaşlarımla; hakkı yenenlerin toplanıp toplanıp hakkımızı yediniz diye bağırdığı değil, hakkı yenmiş kimsenin kalmadığı bir memleket olduğu duygusuyla kıymetli bir mücadeleye girdik biz. Bunu bilesiniz. Bir milletin evladısınız; haklarınız var, alacaksınız. Bunlardan alamazsanız, bizden alacaksınız</a>. Ama şunu unutmayın: Mensup olduğunuz millet, bağlı olduğunuz devlet, organizasyonlarda kendisine türküler söylediğiniz, gölgesinde türkülerle şenlendiğiniz bayrak, evlatlarınızla beraber yaşadığınız; yarın vefat edince evlatlarımız ne olacak duygusu yaşamadan aslında veda edeceğiniz bu memleket zor zamanlardadır. Memleketin iki yakasını bir araya getirecek, hazinesini dolduracak, parasını itibarlı hale getirecek, satın alma gücünü yükseltecek; hak arayanların değil, hakkı verenlerin, hakkı verilenlerin hakkını aldığı için rahat ve huzurla yaşayanların memleketi haline getirmek zorunda olduğumuz zor bir süreçteyiz.</p>

<p><strong>GECİKMİŞ ADALET DE ADALET DEĞİLDİR</strong></p>

<p>Kaynak sizin, borç sizin, dert sizin; çalışan sizsiniz, hakkı yenen sizsiniz. Bağıran siyasetçiler döneminin son bulması gerektiğine inanıyorum. Çocuk sizin, çalışan evlat sizin. Çalıştığınız halde hakkınız verilmediği için mağdur olan sizsiniz. Sizin üzerinizden borçlanıp sizin kaynaklarınız israf ediliyor. Size ait olan paralar çarçur edildiği için size imkân sunulamıyorsa; özür dilenmesi gereken sizlersiniz. Hakkınız yendi. Gecikmiş haklarınız size bu kadar zamandan sonra verilse ne olur dedirtecek kadar tahammül sınırlarının zorlandığı bir arifedesiniz. Yani sizin şimdi niceleri var; iş başlangıcı 25-30 sene önce aslında yapılsa alacağı hakları toplasanız, mağduriyetlerini toplasanız, şimdi verseniz Yahu iş işten geçti! diyecek yaşlara gelmiş olanlarınız var. Dolayısıyla devleti devlet yapan şey, hakkı zamanında vermesidir. Gecikmiş adalet de adalet değildir. Yani sonradan düzelsin diye uğraşıyoruz ama; adaletin gecikenine de adalet denmiyor, biliyorsunuz.</p>

<p><strong>ZAMANINDA KAVUŞAN DEVLETİ SİZE GÖSTERECEĞİZ</strong></p>

<p>Yapabilselerdi yaparlardı. Yapamıyorlar. Artık şunu niçin yapıyorsunuz, yapmıyorsunuz demekten vazgeçtim. Artık memleketi alalım iradesine dönüştürdüm. Artık şöyle: Size güvendik, verdik; size inandık, arkanızda durduk. Arkanızdan dualarla, arkanızdan hayallerle, arkanızdan evlatlarımıza içinde huzurla yaşanacak bir memleket bırakabileceğinize kaville 23 yıldır durduk. Her düştüğünüzde kaldırdık. Her istediğinizde, istediğinizden daha fazlasını verdik. Başaramadınız. Şimdi; size nezaketle, duayla, ümitle verdiğimiz memleketi kararlılıkla geri alacağız. Memleketi geri alacağız. Yapamıyorsunuz; alacağız. Veremiyorsunuz; vereceğiz. Duyamıyorsunuz; duyacağız. Halledemiyorsunuz; halledeceğiz. Milletinizi sarıp sarmalayamıyorsunuz; sarıp sarmalayacağız. Çıraklık ve staj mağdurlarımızın dahil, hiç kimsenin hakkına zamanında kavuşamıyorsunuz. Zamanında kavuşan devleti size göstereceğiz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-staj-ve-ciraklik-magdurlarini-duyacaksiniz</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/01/i-m-g-726.jpeg" type="image/jpeg" length="36608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Gıda Meselesi Hükûmetin Beka Dediği Şeyin Ta Kendisidir!]]></title>
      <link>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-gida-meselesi-hukumetin-beka-dedigi-seyin-ta-kendisidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-gida-meselesi-hukumetin-beka-dedigi-seyin-ta-kendisidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ‘Hal Yasası’ düzenlemesi ile ilgili sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ‘Hal Yasası’ düzenlemesini sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirdi. Ağıralioğlu, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİDİR</strong></p>

<p></p>

<p>“Bugün konuşulan ‘Hal Yasası’ düzenlemeleri, gıdanın yalnızca yüzde 15’ine temas ediyor. Milletin sofrasını belirleyen et, süt, yumurta, bakliyat, un, yağ, pirinç bu düzenlemenin dışında bırakılıyor. Yani milletin sofrasını bereketlendirmiyor, yalnızca vitrine bakıyorsunuz. Esas sorunlarımızı çözmek yerine perdelemeyi tercih ediyorsunuz. Halden anlamayanın yaptığı yasa, millete refah getirmez. Eğer halden anlasaydınız Üreticiyi tüccara ezdirmezdiniz. Üretici ürününü kooperatife satardı. Kooperatif, üreticinin girdisini sağlardı, mahsulünü alırdı. Ürün, aracıya boğulmadan şehir hallerine ve sanayiye ulaşırdı. Eğer vatandaşın hukukunu korumak isteseydiniz, kayıt dışı üretici hallerini kapatırdınız. Devleti seyirci, kayıt dışını kural koyucu yapmazdınız. Şehir hallerini güçlendirirdiniz. Pazar esnafını, mahalle bakkalını, kasabı, manavı yaşatırdınız.</p>

<p>Hal içi satışta vergiyi düşürür, hal dışı satışta vergiyi artırırdınız. Üretimi ve doğru ticareti teşvik ederdiniz. Zincir marketleri pazar günü kapatırdınız. Küçük esnaf ayakta durur; elektrikçi, kırtasiye, nalbur, manav, kasap, fırın yeniden nefes alırdı. Havza bazlı planlanmayan, kooperatifle güçlenmeyen, ürünü aracıya mahkûm eden hiçbir sistemde gıda ucuzlamaz. Gıda meselesi sadece fiyat meselesi değildir. Bu, üretim meselesidir. Bu, hukuk meselesidir. Bu, millî güvenlik meselesidir. Gıda meselesi, hükûmetin beka dediği şeyin ta kendisidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.habermaras.com/yavuz-agiralioglu-gida-meselesi-hukumetin-beka-dedigi-seyin-ta-kendisidir</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Jan 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habermarascom.teimg.com/crop/1280x720/habermaras-com/uploads/2026/01/a-p-r-7756-2.jpg" type="image/jpeg" length="62883"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
