Büyükşehir İtfaiyesi, Yangına Müdahale Eğitimlerini Sürdürüyor Büyükşehir İtfaiyesi, Yangına Müdahale Eğitimlerini Sürdürüyor

Onikişubat İlçesi Hayrullah Mahallesi'ndeki Bedir Apartmanında yaşayan Hatice Yalçimin, eşi ve 3 yaşındaki kızı Fatmanur Yalçimin depremde enkaz altında kaldı. Kızının "Anneciğim korkuyorum" diye seslenmesinin ardından 72 saat sonra çıkarıldığını ve oturdukları daireden 70 kişiden 66'sının vefat ettiğini söyledi.
Depremi hissetmedik, kıyamet kopuyor sandık diyen Yalçimin, "10 katlı binanın 3. katındaydık. Binada 70 kişiye yakın insan vardı. 66 kişi öldü. Bizden sonra sağ çıkan bir ya da iki kişiydi. Biz ailece çıktık, görümcemin ise ayağı kesildi. Deprem sırasında yatıyorduk hiç depremin olduğunu hissetmedik. Ne birinci depremi hissettik ne de ikinci depremi hissettik. Yatakla birlikte aşağı doğru inmiştik ve o an kıyamet kopuyor zannettik. Deprem o an aklımıza bile gelmedi. Eşim yanımdaydı ve deprem olduğunu söyledi. O an kalkmaya çalıştık ama her yerimiz moloz yığınlarıydı. Kolon düşmüştü ve çıkacak bir yer yoktu. Kızım başka odadaydı ve o an sesini duydum. Anneciğim korkuyorum diyordu. O an kızımın sesini duyunca çok kötü oldum" dedi.
Yalçimin,"Dışarıdan sesimi duyan var mı diye sesler geliyordu. Daha sonra ise bizim çıkabileceğimizi söylediler fakat benim aklıma kızım geldi. Ben buradan çıkarsam o tek başına ne yapar diye düşündüm. Biz ailemin çabası ile kurtarıldık fakat kızım 3 gün boyunca enkaz altında kaldı. Kızım iki duvar arasındayken ben dışarıdaydım. Sanki dünya üzerime geliyordu. Kızımı sanki ölüme terk etmiş gibi hissediyordum. Çok zordu ve Rabbim bir daha yaşatmasın" ifadesini kullandı.
Kızını kucağına aldığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Yalçimin, "Televizyonda depremleri hep görüyorduk ama ben böyle bir felaket görmedim. Kızım 3 gün boyunca enkaz altında kaldı ve çıkarılmadan önce molozların içerisinde üçgen şeklinde kaldığını söylediler. Eğer kepçeyle ya da vinçle kaldırırsak cesedini alırız dediler. Yani imkansızın da imkansızı dediler. Ben bunalımlar yaşadım, iyi değildim ve beni biraz oradan uzaklaştırdılar. Daha sonra bize telefon geldi ve kızımızın kurtarıldığı söylendi. Bizler bu olaya inanamadık. Aslında mesafemiz uzak değildi ama o telefonu aldıktan sonra o yollar bize uzun uzun geldi. Koşarak geldik ve sağolsun ekipler kızımızı kurtarmış ve ambulansa almışlar. Kızımın dikkatini çekmek için eldivenden balon şişirmişler. Kızımı kucağıma aldığım için çok mutluyum. Allah kimseyi evladıyla sınamazsın. Allah kimseye de böyle acılar yaşatmasın" dedi.

Editör: Sueda AKKÖK